T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2984
KARAR NO : 2024/2991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... - ...- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.05.2018 tarihinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup sürücü konumunda olan müvekkili ...'ın kazada yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nin asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkili ...'ın ağır bir şekilde yaralandığını, kaza tarihinin 22.05.2018 ve kusurlu aracın poliçe kesim tarihinin 27.04.2018 olması nedeniyle kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, sürekli iş görmezlik tazminatı olarak şimdilik 50,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve tam kusurun belirlenebilmesi açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının, hiçbir koruyucu kullanmadan trafiğe çıkarak zarara ve zararın artmasına neden olduğunu, bu sebeple müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilecek ise TBK'nın m.52’ye göre tazminatın kaldırılmasını, bu talepleri kabul görmezse tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, hükme esas alınan raporda belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kazanın akabinde hem fiziksel hem psikolojik olarak günlük hayatına devam edemediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün yitirmesinden doğan (kalıcı maluliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada davacıların görmüş olduğu tedavilere yönelik olarak bilgi ve belgeler ilgili hastanelerden celp edilmiş, hasar dosyası dosyaya kazandırılmış, kusura yönelik olarak ATK'dan 04/12/2020 tarihli kusur raporu alınmış, davacının geçici ve sürekli iş göremezliği bulunup bulunmadığı hakkında Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında 01/04/2022 tarihli ... sayılı rapor alınmış, raporda davacıda sürekli iş göremezliğin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiş olup, davacının talebinin yalnızca sürekli maluliyet tazminatına ilişkin olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Maluliyet oranına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. Dosyada, ... ATK İhtisas Kurulunun 01/04/2022 tarihli ve ... sayılı raporunda kaza tarihi 22.05.2018 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacıda sürekli iş göremezliğin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Davacının tüm tedavi evrakları ve yeni tarihli film ve grafileri incelenerek raporun doğru yönetmeliğe göre hazırlandığı ve davacı tarafından bu raporla çelişki oluşturabilecek eşdeğer nitelikte bir raporun sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin maluliyet oranının yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY İLGİLİ HUKUK DARİESİNDE TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.12.12.2024
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır