T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2253 - 2024/2578
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2253
KARAR NO : 2024/2578
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
....Asliye Ticarete Mahkemesinin 31/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/11/2011 tarihinde çift taraflı kaza meydana gelmiş olup, meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan ... ve ...'nın yaralandığını, kaza nedeniyle yolcu konumunda bulunan müvekkilleri ... ve ...'nın ağır şekilde yaralandığını, oluşan maluliyet nedeniyle ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapılmış ancak davalı ... Sigorta A.Ş'nin yasal süre geçmesine rağmen başvurularının sonuçlanmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; her bir davacı için 50,00 TL olmak üzer toplam 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirkete 24/08/2011-2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıların uygun yönetmelik kapsamında alınmış sürekli sakatlık kurul raporunun bulunmadığını, davacılar kaza tarihinde çocuk olup, gelir getirici bir işte çalışmadığından geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumluluk SGK'ya ait olduğunu, bakıcı gideri tazminatı tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, davacıların kaza sırasında 5 kişilik araca 14 kişi binerek zararın artmasında müterafik kusurlarının olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiği, haksız fiil sebebiyle meydana gelen maddi zararın tazmini sebebiyle açılan davalarda avans faizi istenmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, bu durumda temerrüt tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalının sigorta şirketine eksik başvuru yapılmasına rağmen açıldığından ve tazminat talepleri için zamanaşımı süresi dolduğundan dolayı usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; Müvekkili ...'da dava konusu trafik kazası nedeniyle kot fraktürü meydana geldiği, göğüs tüpü takıldığının itiraza konu olan raporda da belirtildiğini, müvekkilin yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek boyutta olduğunu, itiraza konu olan raporda müvekkilinin maluliyetinin olmamasının ve iyileşme sürecinin hatalı olarak hesaplandığını, 3 aylık iyileşme süresince müvekkilinin %100 malul olduğunun açık olduğunu ve bu nedenle müvekkili küçüğün beden gücü kaybından dolayı daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettireceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada davacıların görmüş olduğu tedavilere yönelik olarak bilgi ve belgeler ilgili hastanelerden celp edilmiş, hasar dosyası dosyaya kazandırılmış, kusura yönelik olarak teknik bilirkişiden 02/03/2020 tarihli kusur raporu alınmış, davacıların geçici ve sürekli iş göremezliği bulunup bulunmadığı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında 24/05/2021 tarih ... sayılı rapor alınmış, raporda davacılarda sürekli iş göremezliğin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin, ...'da 2 aya, ...'da 3 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiş olup, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporu ve oranına ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranlarının Adli tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre;
a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması),
d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 04/11/2011 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında tanzim ettiği 24/05/2021 tarih ... sayılı raporunda davacıların kalıcı maluliyetlerinin bulunmadığının (tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu) tespit edildiği, Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranlarının Adli tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirleneceği, mahkemece kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik çerçevesinde yetkili kuruldan rapor alındığı, söz konusu raporla davacıların kalıcı maluliyetlerinin bulunmadığının tespit edildiği, davacıların kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük oldukları, geçici iş göremezlik talep edemeyecekleri, bu gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.31/10/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.