(5237 S. K. m. 125, 265) (5271 S. K. m. 280, 291, 303)
DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR: İstinaf edenin sıfatı ve dilekçesinin içeriğine göre; sanık ..... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sınırlı inceleme yapılmıştır.
1-Sanık ...hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK'nin 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda; katılan polis memurlarının uygulama yaptıkları sırada hakkında yakalama kaydı bulunan sanık .....'e kimlik sormaları üzerine tepki gösterdiği, katılan .....'a "kimliğim yok sen beni tanımıyor musun bana kimlik soruyorsun" dediği, katılanın sanığın koluna girerek ekip otosuna götürmek istediği sırada "siz kim oluyorsunuz, beni kimse alamaz, beni bir yere götüremezsiniz" diyerek mukavemette bulunduğu, bu sırada inceleme dışı sanık .....'in geldiği ve katılana "oğlumu nereye götürüyorsunuz, siz kim oluyorsunuz, kimse oğlumu götüremez, varsa cezasını burada kesin" dediği, bu sırada arbede yaşandığı katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları, sanığın orantılı şekilde kendilerine müdahale eden polis memurlarına fiziki olarak karşı koymak suretiyle müştekileri basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak direndiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de,
Sanığın "siz kim oluyorsunuz, beni kimse alamaz, beni bir yere götüremezsiniz" şeklindeki sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak katılanlar üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmaması ve olayla ilgili düzenlenen 25/05/2018 tarihli saat 13:15 zamanlı tutanağın içeriği, bilirkişi inceleme raporu ve katılanlarla ilgili doktor raporlarında belirtilen yaralanmaların yeri ve niteliğine göre, sanığın katılanlara yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olabilecek cebir niteliğinde bir davranışının da bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna ve usule aykırı ise de; dosya içeriği ve delil durumuna göre, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilebilmesi için yeniden yargılama yapılması ve olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadığından CMK'nin 280/1-a maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 303/1-a maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olmakla;
1-Sanık hakkında Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/12/2018 tarihli 2018/597 esas 2018/1161 karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün CMK'nin 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan kamu davasında; sanığın üzerine yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nin 223/2-a maddesi gereğince sanığın BERAATINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nin 291/1-2 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek bir dilekçe ile veya tutanağa bağlanmak koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle, ilgililerin ceza infaz kurumunda bulunmaları halinde, zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek; Yargıtay'a temyiz kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere;
2-Sanık ..... hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın adli sicil kaydında bulunan Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/79 esas 2015/589 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla ilgili olarak mahkemesine bildirimde bulunulması ilk derece mahkemesince mümkün görülmüştür.
2-Sanığın kamu görevlisi olan katılana yönelik hakaret eylemini kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle de işlediği anlaşıldığı halde, sanık hakkında TCK'nin 125/3-c maddesinin uygulanması ve temel cezanın birden fazla nitelikli halin varlığı nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararında eleştiri nedenleri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla;
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf itirazı yerinde görülmediğinden CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nin 286/3 ve 291/1-2 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek bir dilekçe ile veya tutanağa bağlanmak koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle, ilgililerin ceza infaz kurumunda bulunmaları halinde, zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek; Yargıtay'a temyiz kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere, 25.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)