T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1179 - 2025/962
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1179
KARAR NO: 2025/962
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2025
NUMARASI: ... ...
DAVACI: ... SİGORTA A.Ş.
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... SİGORTA A.Ş.
VEKİLİ: Av.
İLİŞKİLİ KİŞİ: ... -
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar
Nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 20/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/06/2025
... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından 29.963,80 TL asıl alacak, icra takip masrafları, vekalet ücreti ve ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faizi ile birlikte tahsili talebiyle açılan icra takibi, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz ve kanuna aykırı itirazı neticesinde durduğunu, alacaklı şirkete ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracı ile 25.02.2024 tarihinde, ... adına kayıtlı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kaza tarihinde ... plakalı aracın davalı şirketin sigortalısı konumunda olduğunu, Söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu kazayla ilgili hasar için müvekkili sigorta şirketi tarafından 01.04.2024 tarihinde maddi hasardan kaynaklı 29.963,80 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, ancak borçlu hiçbir hukuki dayanağı olmayan sebeplerle borçlu olduğunu bildiği halde sadece söz konusu takibi sürüncemede bırakmak gayesiyle kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, haksız ve hukuki temelden yoksun bu itiraz neticesinde takibin durduğunu, izah edilen ve resen nazara alınacak hususlara binaen(Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla); haklı davanın kabulü ile 29.963,80 TL'nin ödeme tarihi olan 01.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davalı borçlunun ... İcra Dairesi'nin ... E Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına; Asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine; Dava öncesi yapılan arabuluculuk başvurusu, zorunlu arabuluculuk başvurusu olduğundan ve süreç anlaşmama ile sonuçlandığından davalı aleyhine müvekkili şirket lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/c maddesi uyarında arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesine;Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vermiş olduğu kararında; "Anılan yasal düzenlemeler, görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, 01/09/2021 tarihi itibariyle mahkememizin asliye ticaret mahkemesi sıfatının ortadan kalkmış olması, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun anılan kararının uygulanma tarihi itibariyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla,
Dosyanın, uyuşmazlığın konusunun davacı ve davalı tarafın ticari işletmeleriyle ilgili olduğundan incelemeye görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olması sebebiyle tevzi için ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE," dair hüküm tesis etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi vermiş olduğu kararında; " davacının halef olduğu kişinin tacir olmadığı, gerçek kişi olarak aracını sigortalattığı, davalının haksız fiilden sorumlu kişi olduğu, davacı sigorta şirketi ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı, davacı ve davalı arasında TTK hükümlerine göre düzenlenen herhangi bir sigorta ilişkisinin olmaması ve davacının halef olduğu kişinin tacir olmaması nedenleriyle görevli mahkemenin genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile Davacının davasının 6100 sayılı HMK.'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. maddesi gereğince; GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE," dair görevsizlik kararı vermiş, dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'i halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücuu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'i haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve 1953/18 E - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 gün ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def'ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Öte yandan bu tip davalarda görevli mahkeme, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki temel ilişki dikkate alınarak belirlenmelidir.
Somut olayda; Dava dışı, zarar gören araç malikinin aracının davacı şirkette kasko sigortası ile sigortalanmış olduğu, dosyadaki kayıtlara göre aracın kullanım şeklinin hususi olup, sigortalının da tacir olmadığı, sigortalı ile zarar verdiği iddia olunan davalılar arasındaki temel ilişkinin Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığı, TTK.472.maddesindeki halefiyet kuralı dikkate alındığında davacı şirket ile davalılar arasında sigorta ilişkisinin bulunmadığı, olayda mutlak veya nispi bir ticari davanın bulunmadığı, anlaşılmakla, açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekmektedir (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2018/5 E. 2018/4524 K.).
Tüm bu sebeplerle, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemeye iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
20/06/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır