T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/3084
KARAR NO: 2025/23
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/10/2024
NUMARASI: ... ...
DAVACI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2025
... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile ...'in, 6 Şubat 2023'de gerçekleşen deprem sürecinde, "..." adresinde tadilat işlemlerini birlikte yaptıktan sonra 30 Haziran 2023 tarihinde ... Lokantası işletmesini ortak olarak açtıklarını, müvekkili ile davalı arasında mevcut bir ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin dostluk boyutu kazanması dolayısıyla müvekkilinin, davalıya karşı ciddi güven duygusu oluştuğunu, deprem dönemindeki ekonomik kriz ve yokluk ortamında işlemleri resmi olarak yapmanın mümkün olmaması sebebiyle işbu adi ortaklığın sözlü kurulduğunu, depremden sonra hayata devam etmenin zorunlu olması sebebiyle müvekkilinin hızlıca bir işe başlayabilmek adına ortaklıklarını yazılı bir belgeye dökemeden yatırımlarını yaptığını ve çalışmaya başladığını, müvekkili ile ... arasında bir adi ortaklık söz konusu olduğunu, müvekkilinin işletmenin açılışı sürecinde 550.000,00 TL civarında harcama yaptığını, müvekkilinin bu parayı eşi ... adına kredi çekerek ortaklığa yatırdığını, bu kredinin toplam ödemesinin 623.791,66 TL olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın bu açıdan da tazmini gerektiğini, buna ilişkin kredi döküm belgesinin de dilekçe ekinde mevcut olduğunu, bu harcamaları içeren ödemelerin dekontların dilekçede Mahkemeye sunulduğunu, ... Lokantası adında kurulan işletmenin çalışmaya başlayıp gelir sağlanmaya başlanmasıyla ...'in, müvekkili ile ortaklığını inkâr ettiğini, akabinde müvekkilini kendi dükkanından uzaklaştırmak suretiyle, resmiyette her şeyin kendisine ait olduğunu, yalnızca müvekkilinin yatırdığı parayı verebileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin işletmenin kuruluş aşamasında ödemiş olduğu miktarı 12.09.2023 tarihinde banka yoluyla geri ödeyerek müvekkilini haksız bir şekilde ortaklıktan çıkarmak istediğini, işbu ödeme dekontunda ...'in, açıklamaya "... Lokantası Ortaklık Devir Parası" yazmak suretiyle adi ortaklığı yazılı olarak kabul ettiğini, ödeme dekontunun Mahkememize iletildiğini, davalı yanın, haksız fiilini kendince yasal bir zemine oturtmak için müvekkili ortaklığı sürdürme iradesinde olmasına rağmen müvekkilinin aylar önce ödemiş olduğu tutarı hiçbir gelire ortak etmeden banka üzerinden tabiri caiz ise zorla göndererek ortaklığı sonlandırmak istediğini, tarafça 26.09.2023 tarihinde ... Lokantasında diğer ortak ...'in lokantanın adını ve yerini resmi olarak değiştirme, lokantada bulunan mevcut ekipmanları eksiltme, lokantayı haksız yere kapatıp değerinin tespitini engelleme ve dahası lokantayı tek yetkili olarak devretme ihtimallerinin mevcut olduğundan dava konusu ortaklığa ilişkin işletmenin envanterlerinin, ortaklığın mevcudiyetinin, işletmenin iktisadi değerleme raporunun, aylık ortalama kârının hesaplanmasının tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyasının ikame edildiğini, müvekkilinin 12.09.2023 tarihinde davalıya göndermiş olduğu 550.000,00 TL civarında tutarın ve gelinen aşamada müvekkilinin adi ortaklıktan dolayı üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, müvekkilinin ortaklığın kurulmasından bu yana kâr elde edemediği gibi alacaklarını tamamen tahsil edememesi sebebiyle parasını da değerlendiremediğini, müvekkilinin faizi aşan munzam zararına davalının sebebiyet verdiğini, davalının yalnızca ortaklık parasına katılan yatırım parasının iadesiyle müvekkilini ortaklıktan tek taraflı çıkarmasının, tüm dünyanın yaşadığı enflasyonla birlikte Türk Lirası bakımından müvekkilini büyük maddi zararlara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin işbu adi ortaklığa kredi çekerek girdiğini ve ortaklıktan hiç kâr elde edemediğini, tam kurulan işletme kâr elde etmeye başladığında müvekkilinin müspet zararının da ortaya çıktığını, keza kazanmasını garanti gördüğü kâr gelirinden mahrum kaldığını, sözleşmenin yerine getirildiği döneme ait menfi zarar ve ortaklığın davalı yanca tanınmadığı dönemin müspet zarar olmak üzere müvekkilinin maddi kayıplarının hesabı gerektiğini, ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, ortak işletmenin kurulduğu zamandan bu yana müvekkilinin ortaklıktan kâr payı almadığını, müvekkilinin uğrayacağı zararların telafisi mümkün olmayacağından Mahkemenin kararı ile davalının hâlen tek başına işletmeye devam ettiği işletmeye tasfiye memuru atanmasını, tasfiye süreci boyunca ve dava sonuna kadar bu şekilde işletilmesini, işletmenin mevcut banka hesaplarına tedbir konulmasını talep ettiğini, adi ortaklığın tespitine ve tasfiye memuru atanarak müvekkilinin kâr payının hesaplanmasını, şimdilik 10.000,00 TL ortaklık sermayesi ve 30/06/2023 tarihinden itibaren hesaplanacak kâr payının avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin munzam, menfi, müspet ve aşkın zararının hesaplanmasını, avans faizi uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmesini, davalının müvekkilini daha fazla zarara sokmaması adına tedbiren işletmenin ve davalının banka hesaplarına haciz konmasını, işletmeye tasfiye memuru atanmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi; "davacı vekilinin davayı ticaret mahkemesine yönelik açması , ... Arabuluculuk Bürosu ... nolu Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, davaya konu uyuşmazlığın adi ortaklığa ilişkin olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı Sorguları ve dava dilekçesi eki, vergi levhası, davalı ...'in ticaret siciline hakiki şahıs olarak kayıtlı olduğu, ... ana faaliyet kodlu, iş konusunun lokanta ve restoran faaliyetleri kapsamında olduğu, adi ortaklık bir ticari işletme işlettiğinden ortakları tacir olacağından, uyuşmazlığın çözümünün yukarıdaki yasa hükümleri de gözetildiğinde görevli Mahkemenin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 08.07.2021 tarih ve 31535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 608 sayılı kararına göre, "... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin ... ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği", bu durumda halihazırdaki davada görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle dosyayı görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere tevzi bürosuna göndermiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi; "Eldeki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nin 620 vd. maddelerinden kaynaklanan adi ortaklığın tespiti, fesih ve tasfiyesi ile alacak istemine ilişkin olup 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesinde sayılı mutlak ticari davalardan değildir. Bu durumda, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklanması hâlinde görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olacaktır.
Tarafların tacir sıfatının araştırılması adına ... Malmüdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının incelemesinde; davalının tacir sıfatına haiz olmadığının anlaşıldığı, dosyada tarafların tacir sıfatına haiz olduğuna ilişkin bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalı tacir sıfatına sahip olmadığından davanın nispi ticari dava da olmadığı" gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, adi ortaklıklığın tespiti, tasfiyesi, katılma payı alacağı ve tazminat talebine ilişkindir.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmeler olup, (TBK 620/1) bu sözleşme türü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Bu nedenle adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine aittir (aynı yönde Yargıtay 3.HD'nin19/10/2017 tarih, 2016/3445 E., 2017/14215 K.sayılı kararı).
Somut olayda, dosyada mevcut belgelere göre mutlak veya nispi ticari dava bulunmadığı, adi ortaklık sözleşmesinin TBK'da düzenlendiği ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerinde olduğu anlaşılmakla, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/01/2025
...
Başkan
...
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
...
Katip
...
e-imzalıdır