T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1341 - 2026/1520
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1341
KARAR NO: 2026/1520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2026
NUMARASI: 2026/167 2026/491
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 02/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... davalı ... tarafından iradesi sakata uğratılarak zarara uğratıldığını, davalının müvekkilinden bir miktar para aldığını müvekkilinin davalıya inanarak davalı sayesinde güzel bir araba alacağını düşünerek para verdiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları mesaj kayıtlarında davalının müvekkilini kandırdığının açık şekilde görüldüğünü, davalının müvekkiline yüksek kar vaadi ile yaklaşarak müvekkilinden 22/11/2022 tarihinde 200.000,00 TL aldığını, müvekkiline bu meblağın 600.000,00 TL 700.000,00 TL olacağını bu paraya iyi bir araba alabileceğini söylediğini, ancak davalının müvekkilinin parasını istemesine rağmen vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin ... İcra dairesinde 2023/4096 sayılı icra takip dosyası ile davalıyı icraya verdiğini, davalının icra takip dosyasına 25/10/2023 tarihinde itiraz ettiğini takibin durduğunu, sonrasında arabuluculuğa başvurulduğunu, ... arabuluculuk dosyasında anlaşılamadığından iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalının müvekkilinin parasını aldığından ve vermediğinden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık dosyasında da davalının müvekkilini zarara uğratığının açık olarak anlaşılacağını, davalının bu şekilde birden fazla kişiyi zarara uğrattığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının ... İcra Dairesi 2023/4096 takip nolu dosyadaki itirazının iptaline davalının kötü niyetle itirazı sebebi ile %20 oranında icra ve inkar tazminatına çarptırılmasına ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi; "Konumuza ilişkin olarak sözü geçen maddenin, e) bendinde, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve f bendinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden kaynaklı davaların mutlak ticari dava sayılacağı, Sermaye Piyasası Kanununun 1. maddesinde de, bu Kanunun amacının; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olarak açıklandığı; aynı yasanın 3/ş bendinde, sermaye piyasası araçlarının, menkul kıymetler ve türev araçlar ile yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer sermaye piyasası araçlarını, 3/bb bendinde, kripto varlığın: dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları, 3/dd bendinde de, platformun: kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer, bunların gerektirdiği saklama ve belirlenebilecek diğer işlemlerin bir veya daha fazlasının gerçekleştirildiği kuruluşları ifade ettiği açıklanmıştır. Yine, aynı yasanın 35/c maddesinde, kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurulca belirleneceği açıklanmıştır. Sonuç olarak, taraflar arasında TTK'dan kaynaklanan uyuşmazlığı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari dava niteliğiyle ticaret mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiği" gerekçesiyle dosyayı görevli Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere tevzi bürosuna göndermiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi; "Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 31/12/2014 tarihinde açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. (Ankara BAM 24. HD. 2017/172 esas, 2017/172karar; Adana BAM 4. HD. 2025/731 esas, 2025/659 karar; Adana BAM 14. HD. 2026/366 esas, 2026/605 karar) Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ve davalının tacir olmadığı, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı ve TTK.4.ve 5.maddelerde belirtilen mutlak ticari davalardan da bulunmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmaması nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu" gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde;
Somut olayda;Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. (Ankara BAM 24. HD. 2017/172 esas, 2017/172karar; Adana BAM 4. HD. 2025/731 esas, 2025/659 karar; Adana BAM 14. HD. 2026/366 esas, 2026/605 karar) Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ve davalının tacir olmadığı, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı ve TTK.4.ve 5.maddelerde belirtilen mutlak ticari davalardan da bulunmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmaması nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu sebeplerle, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- .... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır