(11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol m. 2) (5271 S. K. m. 279, 289) (5237 S. K. m. 192)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-)Dairemizde, istinaf incelemesi aşamasında dosyaların birleştirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, her ne kadar CMK'nun 289. maddesindeki sebepler dışında bozma kararı verilmesi yasal olarak mümkün değil ise de; istinaf incelemesi sonucunda verilen bir kısım kararların kesin nitelikte olduğu da dikkate alındığında, 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.03.2016 tarih ve 6684 Sayılı Kanun'la onaylanan 11 No'lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'ye Ek 7 No'lu Protokol'ün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2/1. maddesinde değinilen, sanığın iki dereceli yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vermemek, maddi gerçeğe ulaşmak ve sanıkların kanunlara aykırı olacak şekilde fazla ceza almasının önüne geçmek amacıyla sanıklar hakkındaki yargılamanın yeniden mahkemesi tarafından yapılmasında ve toplanan delillerin mahkemesince takdir edilmesinde zorunluluk bulunduğu değerlendirilmekle,
-Yüksek Yargıtay kararları ve Dairemizin uygulamaları dikkate alındığında; sanığın, 14.02.2019 tarihli celsede uyuşturucu maddeyi kendine getirenin M. Y., abisi Y. Y. ve S. C. isimli şahıslar olduğunu, terazinin de bu şahıslara ait olduğunu beyan etmesi, diğer sanık M. Y. hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, suça konu uyuşturucu maddeleri getiren kişi olduğunu beyan ettiği Y. Y. ve S. C. haklarında yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulması, makul bir süre soruşturmanın sonucu beklenerek dava açılması halinde, bu dava ile birleştirilmesi sağlanarak ( kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde soruşturma dosyasının onaylı örneğinin celbi ile istinafa konu dava dosyasına eklenmesi ) delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ve kanuna aykırı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, sanık ve müdafiinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, KESİN olmak üzere; 23/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)