(5271 S. K. m. 268, 279) (5237 S. K. m. 7, 53, 62, 188, 192) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/145 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I-)Sanık İ. S. hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin istinaf talebine konu kararının, sanığın yüzüne karşı 19/06/2018 tarihinde okunduğu, sanığın ise 27/06/2018 havale tarihli dilekçesi ile kararı istinaf ettiği, dolayısıyla İstinaf başvurusunun yasal süresi içinde yapılmadığı anlaşıldığından, 5271 Sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
II-Sanık C. B. hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1-)Sanık hakkında, TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmedilen 10 yıl hapis ve 6 gün adli para cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu adli gün para cezasının "5 gün” yerine "2 gün" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2-)Sanığın, Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla dosyaya sunduğu ve ikrar içeren 07/01/2016 tarihli dilekçesi mahkumiyet hükmüne esas alınmış olmasına rağmen, bahsi geçen dilekçenin duruşmada okunup sanıktan dilekçe içeriği sorulduktan sonra gerekirse dilekçe tarihinde diğer sanıklarla aynı koğuşta bulunup bulunmadığı da ilgili cezaevinden sorularak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekirken bu husus araştırılmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-)Sanık İ.'in soyut beyanları ve kesin kanaat oluşturmaya elverişli olmayan HTS kayıtları dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, dosyaya sunduğu 07/01/2016 tarihli dilekçesi ile ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kendisinin getirip diğer sanıklardan A. ve İ.'e verdiğini söyleyerek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılan sanık Cumali hakkında, TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-)Suç tarihinde yürürlülükte bulunan TCK' nın 188/3. maddesinin 694 Sayılı KHK'nın 137.maddesiyle değiştirilmesi karşısında sanık hakkında TCK'nın 7/2. maddesi hükmü uyarınca lehe olan yasa değerlendirilmesi zorunlu olup bu yönde değerlendirme yapılmamış olması,
5-)24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına göre 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin hatalı olarak uygulanması,
6-)Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden adlî para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 6 gün olarak belirlenmesi,
7-)Sanığın adli sicil kaydında yer alan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamlar ile öngörülen denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında, CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
8-)Yargılama nedeniyle yapılmış ve sanığın sorumlu tutulabileceği giderler bulunmasına rağmen, bu hususta bir karar verilmemesi,
SONUÇ: Hukuka aykırı olup sanık C. B. ve müdafiinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönler incelenmeksizin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, CMK 283/1 maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, KESİN olmak üzere, 29/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)