(5271 S. K. m. 279, 280)
Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında gizli soruşturmacı tespiti, kamera kaydı, parmak izi raporu, alışverişe ilişkin fiziki takip tutanağı, tanık beyanı (kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen tanık A. E. D. hariç) iletişimin tespitine ilişkin görüşme kayıtları ve sair delillerin bulunmadığı, 14.02.2018 tarihinde A. E. D. isimli şahsın yanında arkadaşı ile birlikte şüphe üzerine araçlarının durdurulması nedeniyle pantolon cebinden daralı 2-3 gram gelen uyuşturucu esrar maddesini kolluğa teslim ettiği, arkadaşı Mehmet Uyanık'ın ise 4 adet captagon isimli uyuşturucu nitelikte hap teslim ettiği, A. E. D.'in ifadesi ve teşhis işleminden sonra ve suç tarihinden sonra yapılan ve hükme esas alınamayacak nitelikte olan istihbari bilgiye dayalı araştırma tutanağına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada sanığın telaşlı ve panik halde üzerinde bulunan daralı 2-3 gram gelebilen 1 paket fişeklenmiş esrar maddesini görevli kolluğa teslim etmiş olduğu bilahare ikametinde yapılan aramada adli emanette kayıtlı toplam 465 TL nakit para ele geçirildiği, başka suç ya da suç unsurunun bulunmadığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın suç sırasında ve sonrasındaki davranışları, ele geçirilen uyuşturucuların çeşitlilik içermemesi, ele geçirildiği yer, ele geçirilme biçimi, sanıktan ele geçirilen uyuşturucu esrar maddesinin uzmanlık raporunda tespit edildiği üzere 0,4 gr gelmesi, tanık A. E. D.'ten ele geçirilen uyuşturucu esrar maddesinin 0,6 gram gelmesi, saflık oranlarının bir birinden farkı olması, uyuşturucu alışverişine ilişkin fiziki takip işleminin bulunmayışı, suç üstü işlemine esas olmayan tanık A. E. D.'in sonradan dönüğü beyanlarının atılı suçun sübutu bakımından yeterli olmadığı, Yüksek Yargıtay ve Dairemizin uygulamaları dikkate alındığında sanıktan ele geçirilen uyuşturucu esrar maddesinin net miktarının şahsi kullanım sınırları içerisinde kaldığı, sanığın aşamalarda kullanıcı olduğu yönündeki savunmasın aksinin ispat edilememiş olduğu, sanık hakkında Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurma suçundan dolayı soruşturma aşamasında kan raporu ve ısrarlı beyanı bulunmasına rağmen ayrı soruşturma yürütülmediği gözetildiğinde müsnet Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunun kuşku boyutunda kaldığı, "şüpheden sanık yararlanır" evrensel hukuk ilkesi gözetildiğinde, sanığın delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme sonucu mahkumiyetine karar verilmiş olması, hukuka aykırı olup, sanık müdafilerinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama ve duruşma yapılmasına gerek olmaksızın, 5271 Sayılı kanunun 280/1. maddesi yollamasıyla 303/1-a maddesi gereğince düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
1- İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/169 esas, 2018/321 karar sayılı ve 30/10/2018 tarihli sanık G. G. hakkında verilen mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Sanık G. G.'ün üzerine atılı "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçunu işlediği sabit olmadığından, CMK'nın 223/2-e ve 303/1-a maddeleri uyarınca BERAATİNE,
3- Beraat eden sanık G. G.'ün TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değil ise derhal salıverilmesinin temin bakımından müzekkere yazılmasına,
4- Sanığın üzerine atılı suçtan gözaltında ve tutuklu kaldığı anlaşılmakla; CMK'nın 141/2. Fıkrası delaletiyle CMK'nın 141/1-e maddesi gereğince tazminat hakkı olduğunun,
5- 5271 Sayılı CMY'nın 141/1-e ve 141/2 maddeleri gereğince gözaltında ve tutuklulukta geçen süresi için kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren 3 ay ve en nihayet kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi'ne tazminat isteminde bulunabileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı ),
6- Hakkında beraat kararı verilen sanık, kendisini birden fazla vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince 4.360 TL maktu vekalet ücretinin, hazineden alınarak sanığa verilmesine,
7- Adli emanetin 2018/702 sırasına kayıtlı eşyanın DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA, Adli emanetin 2018/369 sırasına kayıtlı olan paraların dairemizce kurulan beraat hükmü dikkate alınarak suçtan elde edildiğine dair dosyada somut delil olmadığından karar kesinleştiğinde SAHİBİNE İADESİNE,
8- Sanık hakkında yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
9- Sanık hakkında 15.02.2018 tarihli eylemi nedeniyle TCK'nun 191/1 maddesi gereğince Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurma suçundan dolayı karar kesinleştiğinde mahal mahkemesince suç ihbarında bulunulmasına,CMK'nın 291/1-2. maddeleri gereğince, kararın sanık müdafiine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (TEMYİZ) yolu açık olmak üzere, 29.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)