(5271 S. K. m. 223, 279, 2, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde düzenlenen istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar istinafa konu yerel mahkeme kararı ile SSÇ .... hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de dairemizce yapılan istinaf incelemesinde;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan SSÇ .... hakkında ihbar, muhbir bilgisi, istihbari bilgi, tanık beyanı, kamera kaydı, gizli soruşturmacı tespiti, iletişimin tespitine dair dinleme kayıtları vs her hangi bir maddi delil bulunmadığı, SSÇ'nin benzer suçlardan adli sicil kaydının da olmadığı, şüphe üzerine kolluk tarafından durdurulmak istenirken kaçarken yakalanan SSÇ'nin üzerinde her hangi bir uyuşturucu yada uyarıcı madde bulunmadığı, SSÇ'nin kolluğu gördüğünde kaçarken yere attığı değişik renk ve ebatta 50 adet uyuşturucu hapın ele geçirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Herhangi bir sanığın ya da SSÇ'nin bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde; SSÇ'nin kaçarken yakalandığı, yakalanma yerine 10 metre geride bir arabanın altına attığı kolluk tarafından tespit edilen 50 adet uyuşturucu hapın Yüksek Yargıtay'ın ve Dairemizin uygulamaları çerçevesinde şahsi kullanım sınırları içinde kaldığı, SSÇ'nin kan ve idrar tetkikinde kanında esrar ve yakalanan uyuşturucu ile uyumlu MDMA içeren Ecstasy maddesinin tespit edildiği, duruşmada yeminle dinlenen tutanak tanıklarının beyanları ile de sabit olduğu üzere, SSÇ'nin plakası tespit edilemeyen ve olay yerinden kaçan araç ile sadece konuştuğunun görüldüğü, bir şeyler alıp verildiğinin tespit edilmemiş olduğu, SSÇ'nin üzerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçuna ilişkin eylemin kuşku boyutunda kaldığı, "Şüpheden sanık yararlanır" evrensel hukuk ilkesi gözetildiğinde SSÇ yönünden mahkumiyet kararının kaldırılması ile SSÇ nin delil yetersizliği nedeniyle beraatine ve SSÇ yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerine bırakılmasına karar verilmesi yönünde vicdani kanaat hasıl olmakla;
Ayrıca Kabule göre de;
İstinafa konu ilk derece mahkemesince adli emanetler ve şahit numuneler hakkında karar verilmemiş olması ve açıklanan nedenlerle; SSÇ'nin beraati yerine mahkumiyetine karar verilmiş olması hukuka aykırı olup, SSÇ müdafinin istinaf talebi bu nedenlerle yerinde ise de; bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK 280/1-a ve 303/1. maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1-Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/24 esas, 2018/204 karar sayılı ve 29/03/2018 tarihli sanık SSÇ .... hakkında verilen mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-SSÇ ....'nin üzerine atılı "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama," suçunu işlediği sabit olmadığından, CMK'nın 223/2-e ve 303/1-a maddeleri uyarınca BERAATİNE,
3- SSÇ ....'nin üzerine atılı suçtan gözaltında ve tutuklu kaldığı anlaşılmakla; CMK’nın 141/2. fıkrası delaletiyle CMK’nın 141/1-e maddesi gereğince tazminat haklarının olduğunun bildirilmesine,
4-5271 Sayılı CMY’nın 141/1-e ve 141/2 maddeleri gereğince SSÇ nin gözaltında ve tutuklulukta geçen süresi için kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren 3 ay ve en nihayet kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi’ne tazminat isteminde bulunabileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı)
5-Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Adli emanetinin 2018/399 ve 2018/823 sıralarında kayıtlı, uyuşturucu maddeler ile bir adet şeffaf poşet parçasının ve Kriminal Polis Laboratuvarınca alı konulan şahit numunelerin karar kesinleştiğinde 5237 S.TCY.nın 54.maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
6-Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Adli Emanetinin 2017/11479 sırasında kayıtlı 410 TL paranın suçtan elde edildiği sabit olmadığından karar kesinleştiğinde hak sahibine İADESİNE,
7-SSÇ hakkında yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri gereğince, kararın SSÇ müdafine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (TEMYİZ) yolu açık olmak üzere, 05.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)