(5271 S. K. m. 185, 286, 291) (5395 S. K. m. 17) (5237 S. K. m. 31, 61, 149, 168)
Yerel Mahkemece verilen karar ve ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar İ. Gezer hakkında Ruhsatsız Ateşli Silah ve Mermileri Taşımak suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 Sayılı CMK.nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
Sanıklar İ. Gezer, İlhan Sertel ve Habip Demir hakkında mağdurlar ....., ..... ve .....'e yönelik yağma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nun 291/1-2. Maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, cezaevinde tutuklu ya da hükümlü bulunanlar için Ceza ve Tutukevi Müdürlüğüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere,
Suça sürüklenen çocuk A. Ş. hakkında mağdurlar ....., ..... ve .....'e yönelik yağma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, 5395 Sayılı Kanun'un 17/3. maddesi gereğince davaların birlikte yürütülmesinde mahkemelerin uygun bulması şartıyla yargılamanın her aşamasında birleştirme kararı verilebileceği, birleştirilen davaların genel mahkemelerde görüleceği, 5271 Sayılı CMK'nın 185. maddesi uyarınca 18 yaşını doldurmamış çocukların duruşmalarının kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı anlaşılmakla ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/10/2015 tarih ve 2015/6-221 Esas 2015/310 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere yetişkin sanık ile birlikte suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkındaki davaların birleştirilmesi durumunda CMK'nun 185. maddesinin emredici hükmü gereğince davaların birleşmesinden sonraki duruşmaların da kapalı yapılması gerektiği halde 2,3,4 celselerin kapalı yapılması gerekirken CMK'nun 185. maddesine aykırı şekilde duruşmanın açık yapılması, telafisi imkansız olduğundan yeniden yargılama sebebi yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 61. maddesinde belirlenen sıralamaya aykırı olarak TCK'nın 168/1. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması sonuç ceza değişmediğinden eleştiri yapmakla yetinilmiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, SSÇ ve müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
5271 Sayılı CMK.nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
Sanıklar .., …, …. ve suça sürüklenen çocuk A. Ş. hakkında mağdurlar …., …., …. ve …'ya yönelik yağma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, 5395 Sayılı Kanun'un 17/3. maddesi gereğince davaların birlikte yürütülmesinde mahkemelerin uygun bulması şartıyla yargılamanın her aşamasında birleştirme kararı verilebileceği, birleştirilen davaların genel mahkemelerde görüleceği, 5271 Sayılı CMK'nın 185. maddesi uyarınca 18 yaşını doldurmamış çocukların duruşmalarının kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı anlaşılmakla ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/10/2015 tarih ve 2015/6-221 Esas 2015/310 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere yetişkin sanık ile birlikte suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkındaki davaların birleştirilmesi durumunda CMK'nun 185. maddesinin emredici hükmü gereğince davaların birleşmesinden sonraki duruşmaların da kapalı yapılması gerektiği halde 2,3,4 celselerin kapalı yapılması gerekirken CMK'nun 185. maddesine aykırı şekilde duruşmanın açık yapılması, telafisi imkansız olduğundan yeniden yargılama sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, suçların suça sürüklenen çocuk ve sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıklar ve SSÇ'nin mağdurların araçları ile geçtikleri yol üzerinde geçişleri engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak veya tertibat alarak yol kesmek biçimde bir hareketlerinin bulunmadığı ve bu bağlamda ''yol kesmekten söz edilemeyeceği'' mahkemece de eylemin bu yönde kabul edilip TCK'nın 149/1-a,c,h maddeleri uyarınca uygulama yapıldığı bildirilmesine rağmen hüküm kurulurken TCK'nın 149/1-d maddesinin de uygulandığı bildirilmiş ise de, olayda birden çok teşdid nedeninin bulunması ve belirlenen ceza miktarının eylemle orantılı olması nedeniyle cezanın belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ancak şartları oluşmadığı halde TCK'nın 149/1-d maddesiyle de uygulama yapıldığının belirtilmesi,
SONUÇ: Yasaya aykırı, SSÇ ve sanık müdafiilerinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görülmüş ancak bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen, CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
A-)Sanıklar …., …. ve …. hakkında mağdurlar …., …, ..... ve …'ya yönelik yağma eylemi nedeniyle,
Hükmün temel cezanın belirlendiği paragraftaki ''yol kesmek suretiyle'' ibaresi ile ''TCK'nın 149/1-a,c,d,h maddesi uyarınca'' ibaresindeki ''d'' ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-)Suça sürüklenen çocuk A. Ş. hakkında mağdurlar …., …, ..... ve ….'ya yönelik yağma eylemi nedeniyle,
Hükmün temel cezanın belirlendiği paragraftaki ''yol kesmek suretiyle'' ibaresi ile ''TCK'nın 149/1-a,c,d,h maddesi uyarınca'' ibaresindeki ''d'' ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Yağma suçundan suça sürüklenen çocuk A. Ş.'e verilen ceza miktarı, tutuklulukta geçirdiği süre, suçun CMK'nın 100/3. maddesinde sayılan suçlardan oluşu, SSÇ hakkında verilen netice hürriyeti bağlayıcı ceza miktarına göre kaçma şüphesinin bulunması ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı nazara alınarak tahliye talebinin reddi ile CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı CMK 268/1-3,e maddesi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, cezaevinde tutuklu ya da hükümlü bulunanlar için Ceza ve Tutukevi Müdürlüğüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle, öncelikle Dairemizce incelenmek, nihai incelemenin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesince yapılması sureti ile İTİRAZ yolu açık olmak üzere;
CMK'nun 291/1-2. Maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, cezaevinde tutuklu ya da hükümlü bulunanlar için Ceza ve Tutukevi Müdürlüğüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 07/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)