(AİHS m. 6) (5271 S. K. m. 210, 217, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Ceza muhakemesi hukukumuzda duruşmanın doğrudan doğruyalığı (yüz yüzelik) ve sözlülük ilkeleri esas alınmış olup, hüküm verecek olan mahkeme hakimi sanık, tanık ve olayın tüm delilleri ile birebir karşı karşıya gelecek, herhangi bir vasıta olmadan örneğin beyan delilini dinleyecek ve belge delilini okuyacaktır. Böylece, belirtilen ilkeler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan “adil yargılama” hakkının temel gerekleri ve CMK'nin 217. maddesi uyarınca hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilecektir. Bu nedenle kural olarak sanık, tanık ya da bilirkişiler mahkeme huzurunda dinlenecek ve daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçmeyecektir.
CMK'nun 210/1-1. cümlesinde "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir." şeklide hükmün bulunduğu,
Buna göre;
Her üç müştekinin ayrı ayrı zamanlarda müracaatları ile internet üzerinden sanık Alaeddin ile tanıştıklarını, Suriye'de bulunan yakınlarını getirmek için kendilerine yardımcı olacağını söyleyerek para istediğini, para hususunda anlaştıklarını, sanığın çağırması üzerine Kırıkhan'a geldiklerini, kendilerini sanıkların alarak boş bir araziye götürdüklerini üzerlerinde bulunan para, cep telefonu gibi eşyaları aldıklarını, alıkoyduklarını beyan ettikleri olayda, her bir müştekinin kendisine karşı yapılan eylemde ayrıca olayın tek tanığı konumunda bulundukları halde yargılama aşamasında ifadelerinin alınmadığı, müşteki Y. A.'in soruşturmada ''Toros Mah. .... Sk. No:… İç Kapı No: 1 Silifke'' adresini bildirmesine rağmen ifadesinin alınması için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına talimat yazıldığı, Mersin Ağır Ceza Mahkemesi'nin adres itibariyle talimatı iade ettiği halde Silifke adresine talimat yazılmadığı, müştekilerden A. S. ve A. B.'ın dinlenmesi için İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, yazılan talimatta A. S.'ın adresinin bildirilmediği için iade edildiği, A. Bitar'ın ise soruşturmada bildirdiği ''Ok Meydanı …. Cad. No:1 İstanbul'' adresi yerine başka bir adrese talimat yazıldığı ve müştekinin bulunamadığının bildirildiği, daha sonradan dinlenmeleri için herhangi bir araştırma ve çabanın olmadığı, müştekilerin dinlenmesi için bildirdikleri adreslerden yeterli araştırma yapılarak dinlenmeleri yerine herhangi araştırma yapılmadan dinlenmelerinden vazgeçildiği, her üç müştekiye karşı olayın ayrı ayrı zamanlarda olduğu ve her mağdurun olayın aynı zamanda tek tanığı konumunda bulunduğu 5271 Sayılı CMK'nın 210. maddesi gereğince olayın tek tanığı olan müştekilerin dinlenmediği anlaşılmakla, yargılama aşamasında dinlenmeleri ile delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkları daha önceden tanıyıp tanımadıkları, sanık A.'in savunmasında belirttiği şekilde aralarında herhangi bir olay yaşanıp yaşanmadığı, daha sonradan sanık A.'in eşine internet yoluyla gönderilen mesajları kendilerinin gönderip göndermediklerinin sorulması, dosyada bulunan sanığın eşine gönderildiği bildirilen bu mesajların gönderildiği telefonun temin edilip bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi suretiyle gönderilen mesajların, hangi numaradan ve hangi zamanda gönderildiğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK'nun 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' şeklindeki hukuka kesin aykırılık halinin bulunması,
Hukuka aykırı ve o yer cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-e, 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Bozma kararı yönünden 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 ve 284 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/05/2019 Tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)