T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
Dosya No: 2021/307
Karar No: 2024/609
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan: ... (...)
Üye: ... (...)
Üye: ... (...)
Katip: ... (...)
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 10/09/2020
Numarası: 2019/... Esas - 2020/... Karar
Davacı: ... Dekorasyon-...
Vekili: Av. ...-
Davalı: ... -...
Vekili: Av. ...
Davanın Konusu: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İstinaf Talep Tarihi: 20/10/2020
İstinaf Karar Tarihi: 15/05/2024
Kararın Yazım Tarihi: ...
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2020 tarih ve 2019/... Esas - 2020/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin davalı ...' ın ... Mah. ... sk. N: .../... ... / ... adresinde bulunan inşaatının komple pimapen (wc kapısı, çift açılımlı kanatlı pencere, balkon kapısı, sürgülü pencere, korkuluk cam vs ) işlerini yaptığını ve davalıya teslim ettiğini, hizmet bedeli olarak ... nolu faturayı noter aracılığı ile davalıya gönderdiğini, 3 günlük süre içerisinde ödemenin yapılmasını ihtar ettiğini, yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ödemenin yapılmadığını, alacağın tahsili amacı ile ... ... İcra müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, fatura bedelinin 96.302,16 TL olduğunu , ödemenin bir kısmı olan 50.000,00 TL 'nin iki adet çek ile ödendiğini, bakiye 46.302,16 TL alacak için takip başlatıldığını belirterek davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilerek, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davaya ve icra takibine dayanak olarak gösterilen davacı tarafça hayali olarak düzenlenen faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işin davacı tarafından değil, bir başka firma tarafından yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, bu nedenle davacı tarafın icra takibine ve davaya konu malları davalıya teslim ettiğini yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, sunulan cam sipariş listesi başlıklı belgelerde de davalının imzasının bulunmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen çeklerin, davacı tarafça müvekkiline mal teslim edildiğini ispata yeterli olmadığını, müvekkiline mal teslimi gerçekleşmediğinden söz konusu çekler nedeniyle davacı tarafın sebepsiz yere zenginleştiğini, bu nedenle kendilerince ayrıca dava açılacağını, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
" Yapılan incelemede alacaklı ... tarafından ... ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 19.01.2019 tarihli ve ... sıra numaralı, 96.302,16 - TL bedelli fatura olduğu takipte 46.302,16 TL alacak talep edildiği, ancak süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulduğu, akabinde eldeki davanın açıldığı, Mahkememizce celp edilen icra dosyasına sunulan deliller, vergi dairesi kayıtları ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tek başına fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığına karine teşkil etmeyeceği, bunun yanında fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin de ispatlanması gerektiği, davacı tarafından bu dosyaya sunulan teslim fişlerinde ismi geçenlerin kim olduklarının belli olmadığı, fatura konusu mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğine dair başkaca bir delil de sunulmadığı, bu hali ile teslim olgusunun ispatlanamadığı, yine bilirkişi raporunda değinilen 50.000,00 TL'lik çeklerin dava konusu faturaya karşılık verilip verilmediğinin de belli olmadığı, ayrıca bu çeklerin davalı defterlerinde davacıya değil dava dışı ... isimli birisine teslim edildiğinin yazıldığı, davacının ise adı geçen şahısla ne tür bir iş ilişkisinin olduğunun belli olmadığı, netice itibari ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
DAVACI VEKİLİ 20/10/2020 İSTİNAF DİLEKÇESİNDE;
Yerel mahkeme kararının eksik inceleme sonucunda verildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, teslim olgusunun ispatlanmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu teslim fişlerinde göndericinin ..., teslim edenin...'in sigortalı çalışanı olan, ürünleri davalının adresine götüren ... isimli elamanı olduğu, teslim alanın ise, müvekkili firma ... Dekorasyon-...'nün sigortalı çalışanı ve davalının inşaatında söz konusu PVC'lerin montelerini yapan ... isimli şahıs olduğunu, SGK dökümlerinin taraflarınca ibraz edildiğini, teslim fişlerinde alıcı olarak hem davacının, hem de davalının isminin geçmesinin normal olduğunu, çünkü malzemelerin direk imalatın yapılacağı davalının inşaatına gittiğini, irsaliyelerde alıcı adresi olarak davalının adresinin yazılı olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenmiş sevk irsaliyesi olmadığını, ancak müvekkilinin davalının inşaatında kullandığı malzemelerin bizzat davalının inşaatına geldiğine dair sevk irsaliyelerinin dosya kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin davalının inşaatında kullandığı PVC ve Camları ... Yapı isimli iş yerinden sağladığını, bir kısım malzemelerin (temperli korkuluk, alüminyum korkuluk, merdiven korkuluğu v.b.) ... Cam Balkon Sistemleri isimli iş yerinden tedarik ettiğini, davalı defterlerinde 50.000,00 TL'lık çeklerin teslim edildiği belirtilen ...'ın müvekkilinin boşandığı eşi olduğunu, ancak çeklerin müvekkili ...'ye teslim edildiğini, müvekkili tarafından tahsil edilerek defter kayıtlarına işlendiğini, çeklerin tek başına bile müvekkilinin davalı işletmeden alacaklı olduğunu, aralarında eser sözleşmesi ilişkisi olduğunun ispatı olduğunu, müvekkilinin yaptığı işin tespiti için davalı inşaatta keşif yapılmasını talep ettiklerini belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
... .... İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Dekorasyon ..., borçlunun ... olduğu, takibin ilamsız olduğu, takip miktarının 46.302,16 TL asıl alacak, 456,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.758,84 TL olduğu, takip dayanağının 19/01/2019 düzenleme tarihli ... nolu 96.302,16 TL'lık fatura olduğu, borçlunun 11/03/2019 tarihinde borca, faize, borcun dayanağına, takibe ve takibin tüm ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalı adına 19/01/2019 tarih ve ... nolu KDV dahil 96.302,16 TL'lık fatura düzenlendiği, faturada davalı adresinin " ... Mah. ... sok. No.../... .../... olduğu, fatura içeriğinin Pimapen WC kapısı, çift açılımlı kanatlı pencere, çift açılımlı balkon kapısı, sürme pencere, wasistas-menfez (toplam 65 adet), konfor camlı, 8 mm temperli füme kare korkuluk camlı (41 adet, merdiven korkuluğu klasik (34 adet) olduğu görülmüştür.
... ... Şubesinin 30/03/2019 ve 30/04/2019 keşide tarihli her biri 25.000,00 TL meblağlı çeklerin incelenmesinde; Keşidecinin ..., lehdarın ... olduğu, lehdar ... tarafından çeklerin ... Dekorasyon ...'ye ciro edildiği anlaşılmıştır.
Cam sipariş listesinin incelenmesinde; sipariş yapılan firmanın ... Yapı olduğu, cari ünvanın ... Dekor ... olduğu, müşterinin ... olduğu, sipariş ve sevk tarihlerinin 04/07/2018-17/07/2017 olduğu, sipariş yapılan malzemelerin adetlerinin yazılı olduğu, teslim fişinde ..., teslim yerinin ... Mah., ... Sok., No. .../..../... olduğu anlaşılmıştır.
... Cam Balkon Sistemleri ...'ın 18/01/2019 tarihli sevk irsaliyesinin incelenmesinde; alıcı firmanın ... Dekorasyon alıcı adresinin ... ... Mah. ... Sok. No.../... .../ ... olarak yazılı olduğu, teslim alanın ..., teslim edenin ... olduğu anlaşılmıştır.
... .... Noterliği'nin 08/02/2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ..., muhatabın ... olduğu, ihtar konusunun 19/01/2019 düzenleme tarih ve ... nolu fatura bedelinin ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi talebi olduğu görülmüştür.
... ... Noterliği'nin 15/02/2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ..., muhatabın ... olduğu, ... ... Noterliği'nin 08/0202019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ekinde gönderilen 19/01/2019 tarih ve ... nolu faturaya itiraz ve iadesi olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir ...'ın 17/09/2019 tarihli raporuna göre; Davacının ticari defterlerinin süresi içinde 213 sayılı VUK ve 6102 Sayılı TTK. hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacı tarafından davalı adına 19/01/2019 tarih ve ... sayılı fatura düzenlendiğini, faturanın yevmiye tarihinin 20/01/2019 olduğu, fatura bedelinin 96.302,16 TL olduğu, 30.03.2019 vadeli çekle 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, 30/04/2019 vadeli çekle 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının kayıtlara göre davalıdan 46.302,16 TL alacaklı olduğu, davacının düzenlediği ve davaya konu 96.302,16 TL'lık faturanın davalı tarafından noter aracılığıyla iadesine ait bir işlemin davacı işletme defterinde rastlanmadığını, davacının dava konusu faturayı 26/02/2019 tarihinde bağlı olduğu vergi dairesine Form BS ile beyan ettiği, davalının ticari defterlerinin süresi içinde 213 sayılı VUK ve 6102 sayılı TTK. hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının davalıya düzenlediği faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı kayıtlarında yer alan iki adet çekin davalının işletme ticari defter kaydının 159.01.020 ... işletmesinin 2019 yılı cari hesabı olarak kayıtlı olduğu, çeklerin tarih, seri ve meblağlarının davacının kayıtlarında yer alan çekler olduğu, davalı kayıtlarında çeklerin verildiği kişi olarak gösterilen ... tarafından düzenlenmiş fatura ve benzeri evrakın bulunmadığı, davalı işletmenin iddia ettiği ve itiraz ettiği faturaya rağmen iki adet davalı işletme kayıtlarında yer alan 25.000,00 TL toplamda 50.000,00 TL'lik çeklerin davacı işletme eline nasıl geçtiği ve kayıtlarında yer aldığı ve davacı tarafından tahsil edildiğinin anlaşılmadığının belirtildiği görülmüştür.
Davacı, davalı ile aralarında eser sözleşmesi yapıldığını, üstlendiği işi yaparak teslim ettiğini, yaptığı işin faturasını düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının iş bedeline mahsuben iki adet 25.000,00 TL'den 50.000,00 TL müşteri çeki verdiğini, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı sabittir.
Davalı, faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işin, davacı tarafından değil başka firma tarafından yapılarak teslim edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Eser sözleşmesine dayanan işlerde, yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edildiğinin ispat yükümlülüğü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü ise iş sahibine aittir. ( Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarih ve 2012/4820 E.-2013/4133 K.sayılı kararı)
Eser sözleşmelerinde işin imal edilip teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir. Yüklenici eseri teslim etmediği sürece iş bedeline hak kazanamaz. Teslim ise niteliği itibariyle hukuki bir işlem değil, maddi bir vakıadır. Bu itibarla tanık dahil her türlü delille teslimin gerçekleştiği ispatlanabilir. Tanıkla teslimin ispat edilebilmesi için karşı tarafın muvafakatına ihtiyaç olmayıp, iş sahibi muvafakat etmese dahi tanık anlatımıyla teslim olgusu ispat edilebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09.10.2015 tarih ve 2015/1136 E.-4921 K.sayılı kararı)
“...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır.
Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır.
Somut olayda ispat külfeti davacı tarafta ise de,davalı vekili yargılamanın 23.10.2015 tarihli celsesinde; "davacının sözünü ettiği işin yapıldığını, davacının ödeme yapmamak için dava açtığını, davanın reddine karar verilmesini" savunmuştur. Taşerondan çekleri ciro yolu ile alan davalının bu savunma ile davacı yüklenici ile dava dışı taşeron arasındaki temel ilişkiyi bildiğini kabul etmiş olduğu nazara alınarak işin yapıldığını ispat külfeti yükü altına girdiğinin kabulü gerekir. Böylelikle ispat külfeti yer değiştirmiş durumdadır. O nedenle davalı işin yapıldığını ve bedele hak kazanıldığını ispat etmek durumundadır." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14/02/2018 tarih ve 2016/3748 Esas-2018/566 Karar sayılı kararı)
“...Yargıtay ve Dairemiz uygulamasında eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 366 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmelidir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeyecektir." (Yargıtay 15. Hukku Dairesinin 13/02/2020 tarihli, 2019/2639 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararı).
“Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilâflarda Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme feshedilmediği ya da taşeron-yüklenici tarafından iş tamamlanmaksızın iş sahası terkedilmedikçe gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Bu karinenin aksinin iş sahibi tarafından yasal, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanması mümkündür. Eser sözleşmelerinde eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırılan işlerden bir ya da bir kaçının yapılmamasıdır. Ayıplı iş ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan ya da olmaması gereken bazı bozukluk ve özellikleri taşıyan eserdir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 01.02.2023 tarih ve 2021/5735-2023/361 K. sayılı kararı).”
Davalı vekili cevap dilekçesinde,"Davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen çekler, davacı tarafça müvekkile mal teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Müvekkilime mal teslimi gerçekleşmediğinden söz konusu çekler nedeniyle davacı taraf sebepsiz yere zenginleşmiş olup, bu nedenle tarafımızdan ayrıca dava açılacaktır." şeklinde beyanı ile PVC işini yaptırmak üzere anlaştığını ve bu kapsamda 50.000,00 TL tutarlı çek verdiğini kabul etmiştir.
Davalının bu beyanı ile taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi imzalandığının kabulü gerekir.
Davalı her ne kadar işin davacı tarafından değil, başkası tarafından yapılıp teslim edildiğini belirtmiş ise de buna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakta, ispat yükü davalı üzerindedir.
İş bedelinin taraflar arasında belirlendiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat bedelinin yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 481. maddesi hükmünce imalatın yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerektiği, mahalli piyasa rayiçlerinin içerisinde yüklenici karı ve KDV olacağından bu kalemlerin ayrıca eklenmemesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesi yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş; Mahallinde keşif yapılarak, davacı tarafından yapılan imalatın yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanarak bedelinin belirlenmesi, belirlenen imalat bedelinden davalı tarafından çekle ödenen 50.000,00 TL'nin mahsubu ile davacının alacağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile,
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2020 tarih ve 2019/... Esas - 2020/... Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ilk derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 48,50 TL posta gideri olmak üzere toplam: 197,10 TL'nin davalı taraftan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece Mahkemesince TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2024
...
Başkan
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Katip
...
*e-imzalıdır*
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.