T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1467
KARAR NO: 2025/1344
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/03/2024
NUMARASI: 2023/1019 Esas - 2024/221 Karar
DAVACI: ... -...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesine Dayalı)
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 23/06/2025 davacı, 10/06/2025 davalı
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ: 24/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2024 tarih ve 2023/1019 Esas-2024/221 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili davacının davalıya cam balkon işi yaptığını, 05/07/2022 tarihli 61.000,10 TL tutarında fatura düzenlediğini, işini yapılmasına rağmen davalının fatura bedelini ödemediğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuktan sonuç alınamadığını ileri sürerek ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/6373 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, icra inkar tazminatı talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Açılan davanın ticari dava olmadığını, müvekkilinin vergi mükellefiyetinin bulunmadığını, işin ticari nitelik taşımadığını, davanın tüketici davası olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili davalının ve davacının ...'da ikamet ettiğini, sözleşmenin ifa yerinin ... olduğunu, takibin ...'da başlatıldığını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olacağını, ... Mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dava dilekçesinde hukuki sebeplerin gösterilmediğini, davacının cam balkon işini üstlendiğini, işi bedelinin 38.000,00 TL olduğunu, davacıya toplam 50.000,00 TL gönderildiğini, davacının işi süresinde teslim etmediğini, eksik iş yaptığını, anlaşma bedelinin çok üstünde ve hiç ödeme yapılmamış gibi fatura düzenlenmesinin doğru olmadığını, davacı hakkında usulsüzlük cezası kesildiğini, anlaşılan bedelin tamamının banka vasıtası ile ödendiğini, davanın kötü niyetle haksız ve dayanaksız olarak açıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, yapılan takibe itiraz edildiği, itirazın iptalinin istendiği, yapılan incelemede davacının tacir olduğu, davalının ise tacir olmayıp potansiyel mükellef olduğunun anlaşıldığı, davanın her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin bulunmadığı, nispi ya da mutlak nitelikte bir ticari davanın söz konusu olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 23/06/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olacağını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili 10/06/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; davanın ticari bir dava olmadığını, müvekkili davalının tacir sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin vergi mükellefi olmadığını, davanın tüketici davası olduğunu, davacı ile müvekkili davalı arasında tüketici ilişkisi bulunduğunu, asliye hukuk mahkemesinin görevli olmadığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olacağını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili 07/07/2025 tarihli istinaf cevap dilekçesinde; davada tüketici mahkemelerinin görevli olmadığını beyan ederek davalı istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
... İcra Dairesi'nin 2022/6373 Esas sayılı dosyasında; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 61.000,10 TL alacağın tahsili amacı ile 17/11/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak 25/07/2022 tarihli faturanın gösterildiği, borçlunun 23/11/2022 havale tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve faize itirazda bulunduğu, 23/11/2022 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulduğu,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 15/12/2023 tarihli cevabi yazısında; ...'nın potansiyel vergi mükellef olduğu, gelir vergisi mükellefiyetinin olmadığının bildirildiği,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 14/12/2023 tarihli cevabi yazısında; ...'nın "kapı, pencere, panjur, jaluzi, storlar ve benzeri eşyaların perakende ticareti" faaliyetinde dolayı 11/01/2021 tarihinden itibaren faal vergi mükellefi olduğunun bildirildiği,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 15/12/2023 tarihli cevabi yazısında; ...'nın potansiyel vergi mükellef olduğu, vergi kaydının bulunmadığı, ...'nın ise 11/01/2021 tarihinde işe başladığı, 1. sınıf tacir olduğu, bilanço hesabına göre defter tutuğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
"6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesindeki tanımlara göre:
Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,
Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
Sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. Aynı Kanunun 73/1. maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, o yerde Tüketici Mahkemesi bulunması halinde bu mahkemede bakılmak üzere göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmelidir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarih ve 2018/16 E.-1287 K.sayılı kararı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarih ve 2016/6074 E.-2018/472 K.sayılı kararı)."
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, yüklenici olduğunu, davalıya cam balkon yaptığını, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, 05/07/2022 tarihli 61.000,10 TL bedelli faturaya dayanılarak ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, davacı ile arasında cam balkon yapılması konusunda sözleşme bulunduğunu, anlaşılan bedelin ödendiğini, davacının işi süresinde teslim etmediğini, ayıplı iş yaptığını, kararlaştırılan bedelden yüksek bedel talep edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, taraflar arasında cam balkon yapılması hususunda anlaşma bulunduğu, davacının 05/07/2022 tarihli 61.000,10 TL bedelli faturaya dayanarak ilamsız takip başlattığı, yapılan takibe itiraz edildiği, itirazın iptali amacıyla huzurdaki dava açıldığı, vergi dairesince sunulan yazı cevabında davacının kapı, pencere ve benzeri eşyaların ticaretini yapan 1. sınıf tacir olduğu, davalının vergi mükellefi olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. maddesine göre, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun re'sen nazara alınabileceği düzenlenmiş olup, mahkemenin görevi kamu düzenindendir. Yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda; davalı iş sahibi (tüketici) ile davacı yüklenici (sağlayıcı) arasında eser sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunduğu, eser sözleşmesi ilişkisinin de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığı ve aynı Kanun'un 73/1. maddesi uyarınca görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilmeksizin Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, yetkiye ilişkin davalı itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekili istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 ve 353/1-a.3 ve maddeleri uyarınca kamu düzeni nedeniyle, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
A)1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 ve 353/1-a-3. maddesi uyarınca davalı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulüne,
2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2024 tarih ve 2023/1019 Esas-2024/221 Karar sayılı kararı sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ilk derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 430,00 TL posta gideri toplamının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B)1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1-b.1 md.si gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,
2-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 615,40 TL istinaf karar harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
C)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
D)6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece Mahkemesince TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, HMK'nun 353/1-a-3 ve 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzeri oy birliği ile karar verildi.
24/10/2025
...
Başkan
...
*e-imzalıdır.*
...
Üye
...
*e-imzalıdır.*
...
Üye
...
*e-imzalıdır.*
...
Katip
...
*e-imzalıdır.*
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."