T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1240 - 2025/746
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
Dosya No : 2021/1240
Karar No : 2025/746
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi : 16/12/2020
Numarası : 2019/... Esas - 2020/... Karar
Davacı : ... -...
Vekili : Av. ...
Davalı : ...
Vekili : Av. ...
Davanın Konusu : İtirazın İptali
İstinaf Talep Tarihi : 09/02/2021
İstinaf Karar Tarihi : 03/06/2025
Kararın Yazım Tarihi : 03/06/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2020 tarih ve 2019/... E.-2020/... K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkiline ait ... plakalı 2017 model ... marka aracının 07/01/2019 tarihinde "yakıt filtresinde su var" sinyali verdiğini ve davalı yetkili servise bıraktığını, onarımının yapıldığının söylenmesi üzerine aracı aldığını, ancak 2.kez aynı arızayı verdiğini ve tekrar aynı servise aracını bıraktığını, yine onarıldığının bildirilmesinden sonra teslim aldığı araçta motor arızası oluştuğunu, müvekkilinin hiçbir hatası olmadığı halde davalı servisin kusur ve ihmalinden kaynaklı motor arızasının meydana geldiğini, araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı için Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, davalı tarafın kusurlu bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan tamir masraflarının iadesi için davalı tarafa gönderilen ihtarnameye rağmen mağduriyetinin giderilmediğini, alacağın tahsili için Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak borçlunun borca ve fer'ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: davacıya ait aracın müvekkili servisinde gerekli bakımlarının yapılarak teslim edildiğini, ancak önceki test ve bakımlarda karşılaşılmayan bir arıza nedeniyle aracın çalışmadığının tespit edildiğini, davacı aracı kendisine teslim edilmesini istemesi üzerine araca müdahale edilmeden 12/01/2019 tarihinde teslim edildiğini, araçtaki arızanın müvekkili firmada öncesinde yapılan bakım ve onarımlar ile hiçbir alakası olmadığını, yine servis elemanları ile yaptığı görüşmede davacının yakıtı akrabası olan bir şirketten aldığını ve varillerde depo edip kullandığını belirttiği, bu nedenle husumeti yakıt aldığı şirkete yöneltmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
1-Mersin 2.İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 31.927,78TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
DAVALI ... VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE;
Mahkemenin hükme esas aldığı 21/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda da "davaya konu arızaların, dava konusu aracın yakıtına su karışmasından kaynaklandığı" da ayrıca tespit edilmiştir denildikten sonra, "davalı şirkete ait servis tarafından, davaya konu olan arızanın onarımının eksik olarak yapıldığı" hususunun kabulünün hem teknik olarak, hemde hukuken mümkün olmadığını, hükme esas alınan 21/08/2020 tarihli bilirkişi raporunun çelişki giderici nitelikte olmadığı gibi kendi içinde çeliştiğini, ek rapor alınması yada yeniden bilirkişi raporu alınması talepleri hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulduğunu, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu araç, servise ilk olarak getirildiğinde, araçta bulunan sulu yakıtın, ne zaman alındığı ve bu şekilde sulu mazotla aracın ne kadar süreyle kullanıldığı hususlarının kesinlikle belli olmadığını, şirkete ait teknik serviste, davacının aracına yapılan bütün işlemlerin tekniğe uygun olarak yapıldığını, sulu yakıt kullanımından kaynaklanan arızalardan dolayı meydana gelen zararlar nedeniyle, sulu yakıtın alındığı petrol şirketine dava açılması gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
DAVACI VEKİLİ İSTİNAFA CEVAP DİLEKCESİNDE;
Davalı tarafın istinaf talebinin dayanaktan yoksun olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, araç tamirinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dosyasının incelenmesinde; Tespit isteyenin ..., aleyhinde tespit istenenin olduğu, tespit konusunun ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar, oluşan hasarın bedeli, araçta meydana gelen değer kaybının tespiti olduğu, dosyaya sunulan 25/02/2019 tarihli rapora göre, tespite konu aracın yakıt filtre su arızasına bağlı olarak yapılan onarımda değişen parça ve montaj işçiliği toplam bedelinin 30.004,00 TL, değer kaybının 10.000,00 TL olduğu, aracın onarım süresinin 37 gün olduğunun belirtildiği, raporun aleyhinde tespit istenene tebliğ edildiği, rapora itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mersin 2. İcra Dairesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun olduğu, takibin ilamsız olduğu, takip miktarının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının ....099,68 TL olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu araca yapılan tüm tamir belgelerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Tarafların dosyaya delillerini sundukları görülmüştür.
Mahkemece araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Sigorta Eksperi ... ve Makina Yüksek Mühendisi ... 'ın 25/07/2029 tarihli raporlarına göre; davaya konu aracın tamiri için davalı şirkete ait servisin toplam 27.491,21 onarım maliyeti çıkarmış olmasına karşılık, davacının aracını davalı serviste yaptırmadan aldığını, Adana'da bulunan ...'ya götürerek onardığını, toplam onarım bedelinin 30.000,00 TL olduğu, davacının aracında kullandığı sulu yakıtı dışarıdan aldığı için davalının bu konuda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, araçta meydana gelen arızaların sebebinin aracında kullandığı sulu yakıttan kaynaklandığı, davalının yapmış olduğu tamirat işlemlerinin yerinde olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece talimatla ikinci kez bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Makine Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Doç. Dr. ...'in 21/08/2020 tarihli raporlarına göre; Davaya konu olan arızanın dava konusu aracın yakıtına (motorine) su karışmasından kaynaklandığı, davalı servis tarafından davaya konu olan arızanın onarımının eksik yapılması nedeniyle arızanın tekrarladığı ve büyüdüğü, bu durumun hizmet ayıbı olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hizmet ayıbı nedeniyle oluşan toplam 31.927,78 TL onarım bedelinden davalı tarafın sorumlu olduğu, yetkili servislerce orijinal yedek parçalar kullanılarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle dava konusu aracın muadillerine göre bir değer kaybının olmayacağının belirtildiği anlaşılmıştır.
"Dava, alacak istemine ilişkindir.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve kambiyo senedi olan çekle yapılan ödemeden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davalının birinci sınıf tacir olmadığı, ikinci sınıf tacir olup işletme defteri tuttuğu, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı vekili, iç mimarlık firması işleten müvekkili davacının almış olduğu siparişlerin tamamlanması amacıyla davalı ile bir kısım imalat için anlaştıklarını, müvekkilinin ödemelerini 2 adet çek ile yaptığını ancak yapılan ödeme karşılığında müvekkiline herhangi bir mal ve hizmet teslimi yapılmadığını, haksız yere tahsil edilen çek bedelinin geri ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 20.000.-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmisi talep etmiştir.
Bu durumda davanın, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle herhangi bir alacağı bulunmadığı halde, ödemenin yapıldığı iddiasıyla haksız ödenen paranın davalıdan tahsiline ilişkin olup, Çerkezköy Vergi Dairesinin 20/11/2015 ve 18/11/2015 tarihli cevabî yazıları ile davacının 13/10/2015 tarihi itibariyle bilanço esasında defter tutan birinci sınıf tacir olduğunun, davalının ise mobilya ve ev döşemelerinin onarımı faaliyetinden mükellef olup, ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabına göre defter tuttuğu belirtildiğinden, tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendiren eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir."(Yargıtay 20. H.D.'nin 15/06/2016 tarih ve 2016/4722 E.- 2016/7063 K. sayılı kararı)
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere, bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi veya kanunda mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olması gerekir.
Eldeki davada davalının ticari şirket olması nedeniyle tacir olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı adına kayıtlı aracı davalıya ait serviste tamir etmiştir. Davalı şirkete ait servisin yaptığı onarımından kaynaklandığını iddia ettiği zararını talep etmektedir. Dosya kapsamından davacının tacir olup olmadığı belli değildir.
Görev hususu kamu düzenindedir. Yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Mahkemece, davacının tacir olup olmadığının ilgili yerlerden araştırılması, tacir olması durumunda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi, davacının tacir olmadığının tespit edilmesi halinde ise, yapılan araştırmanın sonucuna göre görevli mahkemenin belirlenerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
Davacının tacir olup olmadığı araştırılmadan işin esasının incelenerek karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 ve 353/1-a.4 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf talebi incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 ve 353/1-a.4 maddeleri uyarınca davalı ... vekili İstinaf Başvurusu İncelenmeksizin, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2020 tarih ve 2019/... E.-2020/... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı ... tarafından yatırılan 545,24 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde yerel mahkemece bu davalıya İADESİNE,
4-Davalı ... tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad KAYDINA,
5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf masraflarının üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a ve 362/1-g bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025
...
Başkan
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Katip
...
*e-imzalıdır*
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.