T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
Dosya No : 2021/1101
Karar No : 2025/619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan : ... (...)
Üye : ... (...)
Üye : ... (...)
Katip : ... (...)
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi : 24/12/2020
Numarası : 2018/535 Esas - 2020/672 Karar
Davacı : ...
Vekili : Av. ...
Davalı : ...
Vekili : Av. ...
Davanın Konusu : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Bakiye Nedeniyle Menfi Tespit
İstinaf Talep Tarihi : 22/04/2021
İstinaf Karar Tarihi : 07/05/2025
Kararın Yazım Tarihi : 07/05/2025
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve 2018/535 Esas - 2020/672 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Müvekkili şirketin ... ile imzaladığı sözleşme ile Tarsus ilçesine bağlı muhtelif köy mezarlıkları etrafına tel çit ve giriş kapıları yapılması edimini üstlendiğini, daha sonra davalı ile 03/08/2017 tarihli sözleşme yapılarak anılan işi alt taşeron olarak davalı şirkete verildiğini, iş bitirilip idareye teslim edildikten sonra ...nce inceleme ve ölçümlerin yapıldığını, Kesin Metraj Cetveli düzenlendiğini, düzenlenen cetvel ile işin yapımında kullanılan malzemenin tespit edildiğini, işin yapımında kullanılan toplam beton direk ve beton payanda sayısının 3.693 adet olarak tespit edildiğini, ancak davalı ... Ltd.Şti tarafından düzenlenen 22/11/2017 tarihli Faturada 2.500 Beton direk, 29/01/2018 tarihli faturada 3.000 adet beton direk ve 2.000 adet beton payanda fatura edildiğini, buna göre davalı şirketin toplam 7.500 çit direği kullanılmış gibi fatura düzenleyip 7.500 çit direk ödemesi isteyerek kullanılmayan 3.806 çit direği kullanılmış gibi fatura ederek bedelini tahsil etmeye çalıştığını, davalı tarafça KDV hariç 68.508,00 TL fazladan fatura düzenlendiğini, ayrıca Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2018/5931 Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı takip başlatıldığını, icra takibinin 64.254,23 TL tutarlı olduğunu, esasen davacı müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin muhtara tebligat yapıldığından dolayı takipten haberdar olmadığını, ticaret yapan müvekkilinin hesaplarına ve aracına haciz konulduğunu, öncelikle takibin durdurularak hacizlerin kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Tarafların aralarında akdetmiş oldukları 03.08.2017 tarihli sözleşmede yapılacak olan tel çitin metresinin 37,00 TL + KDV, mezarlıklara yapılacak olan kapıların bedelinin de 1 adedinin 1.700 TL+KDV olarak belirlendiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede açıkça fiyatlara KDV'nin dahil olmadığının belirtildiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından 8.515 metre tel çit yapıldığını, bu çitin yanında 22 adet büyük kapı ve 6 adet küçük kapı yapıldığını, işe başlandıktan sonra ... tarafından büyük kapılara ilişkin olarak şartnamenin değiştirildiğini ve bunlara farkın yansıtıldığını, taraflar bu şekilde anlaştıktan sonra ... tarafından talep edilen büyük kapı özelliklerinin değiştirildiğini ve bu değişiklik neticesinde bu kapılarda kullanılan malzemede yaklaşık 40 kg'lık bir artış meydana gelerek kg başında 5,92 TL fark eklenerek kapı başı fiyatta yaklaşık 236,80 TL fiyat artışı meydana geldiğini, toplamda 22 adet kapı olduğundan ötürü 22x236,80=5.209,60 TL ve %18 KDV 'si 937,72 TL olmak üzere fark meydana geldiğini, sözleşmede de sabit olduğu üzere yapılan işin toplam bedelinin 427.354,22 TL olduğunu, müvekkiline gerek banka kanalıyla yapılan havaleler ve gerekse vermiş olduğu çekler ile birlikte toplam 362.600 TL tutarında ödeme yapıldığını, bakiye 64.754,23 TL bakiye borcunun kaldığını, davacının sözleşmede kararlaştırılan bedel üzerinden KDV ödemek istemediğini, yapılan işin direk üzerinden bir anlaşma olmayıp metraj üzerinden kabala fiyatlandırma yapıldığını, yapılan işin teslim edildiğini, davanın reddi ile ülkemizdeki ekonomik sıkıntılarda nazara alınarak müvekkilinin parasını tahsil edememesi neticesinde uğramış olduğu zararın tazmini açısından davacı hakkında % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Davanın reddine şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE;
Yerel mahkeme kararın gerekçesinde, "... kayıtları ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, idarenin belirlediği iş artışı ile birlikte davalının cevap dilekçesinde belirttiği ve faturalara konu miktar kadar işin yapıldığı, bu hususun celp edilen metraj cetvelleri ve son alınan 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu, idare tarafından yapılan işin kabul edildiği, SMMM bilirkişi raporuna göre de davalı şirketin iki faturadan kaynaklı bakiye alacağının takip konusu miktar kadar olduğunun belirtildiği, bu nedenle davalının takibinde haklı olduğu" denilerek davanın reddine karar verildiğini, ancak faturalara konu miktar kadar işin yapılmadığını, davalı tarafından düzenlenen 22/11/2017 tarihli faturada 2.500 beton direk, 29/01/2018 tarihli faturada 3.000 adet beton direk ve 2.000 adet beton payandanın fatura edildiğini, buna göre davalı şirketin toplam 7.500 çit direği kullanılmış gibi fatura düzenleyerek 7.500 çit direği ödemesi istediğini, kullanılmayan 3.806 çit direğinin kullanılmış gibi fatura edilerek bedelinin tahsil edilmeye çalışıldığını, belediyeden işin kesin kabul tutanağının istenmesi taleplerinin yerine gelmediğini, iddialarının yerinde yapılacak keşif ile doğrulanacağını, davalı tarafından düzenlenen 29/01/2018 tarihli 303715 nolu fatura bedeli KDV dahil 184.125,00 TL olması gerekirken KDV dahil 284.866,72 TL olarak düzenlenmesi nedeniyle faturaya noter marifetiyle itiraz edildiğini, bu hususunda araştırılmadığını belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
03/08/2017 tarihli sözleşme incelendiğinde; işverenin ... Ltd.Şti, yüklenicinin ... Ltd. Şti. olduğu, sözleşme konusunun Tarsus Köy mezarlıklarının etrafının tel çit ile çevrilmesi ve giriş kapılarının yapılması işi olduğu, yapılacak olan tel çitin metresinin 37,00 TL, giriş kapılarının 1 adedinin 1.700,00 TL olduğu, işin malzeme ve işçilik dahil anahtar teslimi yapılacağı, işin, idarenin verdiği proje ve teknik şartnameye aynen uyularak yapılacağı, işlerin kusursuz ve eksiksiz olarak kontrol teşkilatına teslim edileceği, verilen fiyatlara KDV'nin dahil olmadığının belirtildiği,
Mersin 4. İcra Dairesi'nin 2018/5931 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Ltd.Şti., borçlunun ... Ltd. Şti. olduğu, takibin ilamsız olduğu, takip miktarının 64.754,23 TL asıl alacak, 1.261,38 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 66.015,61 TL olduğu, takip dayanağının taraflar arasında akdedilmiş olan 03/08/2017 tarihli sözleşme uyarınca kesilmiş olan 22/11/2017 tarih ve ... numaralı fatura ve 29/01/2018 tarih ve ... seri nolu faturalardan bakiye alacak olduğu, takibin kesinleşmiş olduğu,
05/12/2017 tarihli Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağına göre, iş bedelinin 348.832,37 TL, keşif artışı dahil sözleşme bedelinin 395.590,14 TL, sözleşmeye göre işin bitirilme süresinin 80 gün olduğu, işin bitirilmesi gereken tarihin ise 20/09/2017 olduğu, yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının tespit edildiğinin belirtildiği,
Mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,
İnşaat Mühendisi ... ve ...'ın 18/04/2019 tarihli raporlarına göre; dosya içindeki her iki tarafın imzalarının olduğu sözleşme ile hiç bir tarif yapılmadığını, bu sözleşme ile teknik olarak yapılan işin miktarını ve bedelini hesaplamanın mümkün olmadığını, davacı şirketin dosyaya sunduğu 2017 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığını, 2018 yılına ait ticari defterlerin taraflarına verilmediğini, 2018 yılında davalı şirket ile ilgili bir işlemin olmadığının beyan edildiğini, bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı şirketin yevmiye defterinde 178.475,00 TL'lık faturanın yer aldığını, bu fatura bedeline ait bir ödemenin yer almadığını, yıl sonunda anlaşılamayan bir işlemle borcun kapatıldığını, bu ticari defterlere göre borç alacak ilişkisi kurulamadığını, davalı şirketin dosyaya sunduğu 2017-2018 yılları yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığını, davalı şirketin yevmiye defteri kayıtlarında 2017 yılında kesilen 178.475,00 TL'lık faturanın yer aldığını, fatura bedelinin aynı miktar ile 31/12/2017 tarihinde tahsil edilerek kapatıldığını, 2017 yılı sonunda davalı şirketin herhangi bir alacağının olmadığını, davalı şirketin 2018 yılında düzenlediği 248.866,72 TL'lık faturanın kayıtlarında yer aldığını, bu fatura karşılığında davacı şirket tarafından toplam 184.112,49 TL ödendiğini, bu faturadan doğan davalı şirketin alacak bakiyesinin cari hesap olarak 64.754,23 TL olduğunu, bu alacak miktarının 31/12/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı kapanış kaydında da davalı alacağı olarak yer aldığı,
25/12/2019 tarihli ek raporda ise, sözleşmede çitin metresinin 37,00 TL, giriş kapılarının ise 1.700,00 TL olarak ödeme yapılacağının belirtildiği, sözleşmede bunun dışında bedel olarak herhangi bir meblağın yazılı olmadığını, davalı tarafından kesilen faturalarda mt olarak ifade edilen tel çitin kg olarak faturalandırıldığını, dava dilekçesinde, çit bedelinin KDV hariç 315.055,00 TL olarak yazılı olduğunu, taraflar arasında dava konusu tel çit, kapı imalat ve montajlarının yapılıp yapılmadığı, hangi mezarlıkta ne metrajda yapıldığı, miktarları, metrajları, adetlerinin davacı ve davalı tarafın teslim ve tesellüm tutanaklarının karşılıklı imzalarla teyit edilmesinin gerekli ve şart olup, bu belgelerin zamanında düzenlenmediği yada dosyaya sunulmadığından yapılan yada yapıldı denilen imalatın ne miktarda olduğunun anlaşılmadığının belirtildiği,
Mahkemece davalı tarafından yapılan işle ilgili kurumdaki tüm belgeler dosyaya alındıktan sonra 2. kez yeni inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmış,
İnşaat Mühendisi ...'un 28/09/2020 tarihli raporuna göre; taraflar arasında Tarsus İlçesine bağlı muhtelif köy mezarlıklarının etrafına tel çit ve giriş kapısı hususunda 03/08/2017 tarihinde sözleşme yapıldığı, sözleşmeye göre çitin metresinin 37,00 TL, giriş kapılarının 1 adedinin 1.700,00 TL'ye yapılacağının kararlaştırıldığı, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davalı tarafından yapılmış olan işlerin sözleşmeye göre bedelinin, 8.515,54 mt tel çit x 37,00 TL= 315.074,98 TL, büyük kapı 22 adet x 1.700,00 TL=37.400,00 TL, küçük kapı 6 adet x 750,00 TL=4.500,00 TL olmak üzere toplam 356.974,98 TL, iş bedeli + 64.255,50 TL KDV ile iş bedelinin 421.230,48 TL olduğu, davalının iddia ettiği ... tarafından talep edilen büyük kapıların özelliklerinin değişmesi nedeniyle kapılarda kullanılan malzemelerde artış olduğu, bu farkın 22 adet kapıda toplam KDV dahil 6.147,32 TL fiyat artışı olduğu, farklar da dahil toplam iş bedelinin 421.230,48 TL +6147,32 TL =427.377,80 TL olduğu, 6 adet küçük kapının hangi mahalle mezarlığına yapıldığı bilgisinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye nedeniyle menfi tespit isteğidir.
4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih ve 2013/19 - 1362 E.-2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih ve 2014/13-856 E.-2016/523 K.)
Somut olayda; dava dışı ...nin işveren, davacı ... Ltd.Şti'nin yüklenici olduğu ve sözleşme ile davacı yüklenici ...'ın Tarsus ilçesine bağlı muhtelif köy mezarlıkları etrafına tel çit ve giriş kapıları yapılması edimini üstlendiği, davacı yüklenici ... İnşaat'ın üstlendiği bu işi 03/08/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne verdiği, davacı yüklenici ... ile davalı taşeron ... arasındaki sözleşmeye göre yapılacak tel çit m'sinin 37,00 TL, giriş kapı 1 adedinin 1.700,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, geçici kabul tutanağına göre işin eksiksiz yapılıp teslim edildiği, ancak davalı taşeron ... tarafından bakiye alacağı ödenmediğinden bahisle icra takibi yapılmış, davacı süresinde takibe itiraz edemediğinden 08.08.2018 tarihinde işbu menfi tespit davası açılmıştır.
Takibe dayanak yapılan 29.01.2018 tarih ve 303715 nolu fatura; 3.000 adet 2,45 m beton direk 20,00 TL üzerinden 60.000,00 TL, 2.000 adet 2,40 m beton payanda 18,00 TL üzerinden 60.000,00 TL, 13.500 kg 3 mm kafes tel 4,50 TL üzerinden 60.750,00 TL, 1.011 adet çimento 14,00 TL üzerinden 14.154,00 TL olmak üzere toplam 210.904,00 TL, % 18 KDV 37.962,72 TL olmak üzere TOPLAM : 248.866,72 TL,
Takibe dayanak yapılan 22.11.2017 tarih ve 303692 nolu fatura; 2.500 adet 2,45 m beton direk 20,00 TL üzerinden 50.000,00 TL, 22.500 kg 3 mm kafes tel 4,50 TL üzerinden 101.250,00 TL olmak üzere toplam 151.250,00 TL, % 18 KDV 27.225,00 TL olmak üzere TOPLAM : 178.475,00 TL,
Olmak üzere toplam iki fatura bedeli 427.341,72 TL'dir.
Somut olayda; taraflar arasındaki 03.08.2017 tarihli sözleşmede direk veya payanda sayısı veya kg veya küçük-büyük kapı üzerinden kararlaştırılan bir hesaplama şekli yoktur. Taraflar arasındaki 03.08.2017 tarihli sözleşmede yapılacak tel çit m'si 37,00 TL, giriş kapı 1 adedi 1.700,00 TL ve bu fiyatlara KDV'nin dahil olmadığı kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasındaki bu sözleşme birim fiyatlı bir sözleşmedir. Davalı taşeron ... farklı bir hesaplama tekniği ile hesaplama yaparak takibe dayanak iki fatura ile takip yapmış olması yerinde değildir.
Davalı taşeron ... cevap dilekçesinde işe başlanmasından sonra ... tarafından talep edilen büyük kapı özelliklerinin değiştirildiği ve bu değişiklik neticesinde bu kapılarda kullanılan malzemede yaklaşık 40 kg'lık bir artış meydana geldiğini savunmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmede büyük-küçük kapı ayrımı yapılmadığı gibi kg üzerinden de bir kararlaştırma yoktur. Yine sözleşmede direk ve payanda şeklinde de bir fiyatlandırma yoktur.
Davalı taşeron ... ancak sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlar üzerinden faturalandırma yapabilir. Takibe dayanak yapılan fatura içeriği açıkça sözleşmeye aykırı olduğundan davacı yüklenici ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabulü gerekir.
Zira menfi tespit davasında davalı-alacaklı, alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır. Bu faturalarla alacağın ispatı mümkün değildir.
Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere, borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, ispat yükü davalıda olmasına rağmen menfi tespit davasında davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı hukuki ilişkiyi ve alacaklı olduğunu ispat etmek zorundadır. Faturada yer alan iş kalemleri ile yapılan iş kalemleri örtüşmemektedir. Bu nedenle davalı-alacaklı icra takibinin dayanağı olan faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ispat edememiştir.
İlk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı yerinde değildir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
I-6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile, Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve 2018/535 Esas - 2020/672 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA GEREK BULUNMADIĞINDAN DÜZELTİLMEK SURETİYLE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1- Davanın Kabulü ile,
Mersin 4.İcra Müdürlüğünün 2018/5931 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle DAVACININ, DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.509,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.473,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç ile 1.651,40 TL yargılama gideri toplamı 1.723,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin göre 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
II-İstinaf incelenmesi yönünden:
1-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 54,40 TL posta masrafı toplamı 216,00 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-İstinaf aşamasında kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan tarafa İADESİNE,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 ve 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2025
...
Başkan
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Katip
...
*e-imzalıdır*
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.