T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
Dosya No : 2021/1071
Karar No : 2025/650
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan : ... (...)
Üye : ... (...)
Üye : ... (...)
Katip : ... (...)
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi : 16/03/2021
Numarası : 2018/81 Esas - 2021/199 Karar
Davacı : ...
Vekili : Av. ...
Davalı : ...
Vekili : Av. ...
Davanın Konusu : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İstinaf Talep Tarihi : 02/06/2021
İstinaf Karar Tarihi : 13/05/2025
Kararın Yazım Tarihi : 13/05/2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih ve 2018/81 E.-2021/199 K. Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı İflas İdaresi Memurları vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Taraflar arasında 10/02/2016 tarihinde ... yapımına ilişkin epc sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme çerçevesinde mutabık kalınan 15.000 USD avansın 12/02/2016 tarihinde davalı şirket banka hesabına havale ile gönderilmesi neticesinde sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, ancak sözleşmenin mücbir sebepler ve bürokratik engeller nedeni ile işlerlik kazanmaması nedeni ile sözleşmenin taraflarınca feshedildiğini, ancak davalı şirket tarafından ihtara cevap verilmediği gibi bu tarihe kadar gönderilmiş bulunan avansın iadesinin de yapılmadığını, davalı şirketin gerek şifahi gerek mail ve gerekse ihtarname ile avansın iadesini yapmayacaklarını belirttiklerini, bu beyanın kabul edilebilir bir yanının bulunmadığını, davalı şirketin gönderilen avansın sözleşmenin 25.3 maddesi gereği yapılan masraflara istinaden cayma bedeli olarak kabul edileceğini ve iade edilmeyeceğini belirttiğini, ancak sözleşme tarihinden itibaren davalı tarafından davacı şirkete resmi bir masraf beyanı veya belgesinin iletilmediğini, davalının gayrimenkul üzerine çivi dahi çakmadığını, davanın kabulü ile, 10/02/2016 tarihli sözleşme uyarınca davalı yana 12/02/2017 tarihinde avans olarak gönderilmiş bulunan 15.000 USD'nin ihtar tarihi olan 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Taraflar arasında 10/02/2016 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, yapılan sözleşmeye binaen davacı şirketten sözleşme ve masraf avansı ve diğer iş ortakları yüklenicilere yapılacak ödemeler için 15.000 USD'nin alındığını, alınan bedele binaen de alakalı şirketlere, gerekli yerlere ödemelerin yapıldığını, çalışmalar için hazırlıklara başlandığını, davacı şirket tarafından 13/04/2017 tarihinde gönderilen mail ile sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiğini ve bedelin iadesinin talep edildiğini, davacı tarafın 10/02/2016 tarihli sözleşmesinin 25.3 maddesine göre sözleşmeden dönülmesi ya da feshedilmesi halinde yapılan tüm masrafları cayma bedeli olarak ödemek zorunda olduğunu davacı tarafın sözleşme fesih nedeni olarak mücbir sebepleri ve bürokratik engelleri ileri sürdüğünü, ancak bu konuda geçerli bir delil ve belge sunmadığı gibi bunların dayanaklarını da taraflarına ibraz etmediğini, bu nedenle yapılan feshin haksız fesih konumunda olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve edimlerini ifa etmeyenin davacı taraf olduğunu, sözleşmeye binaen alınan avans ile alakalı olarak yapılan masrafların ve gerçekleştirilen ödemelerin evraklarının da mahkemeye bilahare sunulacağını, davacı tarafın boş gözüken adresi kullanmasının çok manidar olduğunu, dava dilekçesinde cevap verilmeyen ve aleyhte olan hususların kabul edilmediğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinin karşı tarafa verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Davanın Kabulüne,
Dava kayıt kabul davasına dönüşmekle 15.000,00 USD alacak ve iflas tarihine kadar işlemiş 1.246,59 USD işlemiş faizinin toplamı olan 16.246,59 USD'nin iflas tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karşılığı olan 84.812,07 TL'nin davalı ...'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
DAVALI ŞİRKET İFLAS İDARESİ VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE;
Taraflar arasında 10/02/2016 tarihinde ... yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 15. Maddesi gereğince davacı tarafından müflis şirkete 15.000,00 USD avans ödemesi yapıldığını, bu ödemenin sözleşme ve masraf avansı ile diğer iş ortakları ve yüklenicilere yapılacak ödemeler için aldığını, müflis şirket tarafından çalışmalara başlandığını, ancak 13/04/2017 tarihinde sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, sözleşmenin 25.3 ve 26. Maddesinde fesih koşullarının düzenlendiğini, 25.3. Maddeye göre, işverenin GES'i yapmaktan vazgeçmesi halinde yüklenicinin masraflarını cayma bedeli olarak mahkeme kararı veya herhangi bir bildirim olmaksızın ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeyi mücbir sebep ve bürokratik engelleri gerekçe göstererek feshettiğini, yapılan avans ödemesinin müflis şirketin yaptığı masraflar nedeniyle cayma bedeli ve 3.kişilere yapılan ödemeler olduğunu, iadesinin hem hukuka hemde sözleşmeye aykırı olacağını, eser sözleşmelerinin sürekli edimli sözleşmeler olduğunu, nitelik itibariyle geçmişe değil, ileriye etkili feshin söz konusu olduğunu, davacının defter ve kayıtlarında yapılan ödemenin yer almadığının mahkemenin kabulünde olduğunu, cevap dilekçesinde ödemelerin kimlere yapıldığının belirtildiğini, defter kayıtlarında bu ödemelerin yer almamasının müflis şirketin aleyhine yorumlanamayacağını, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt tarihi ile iflas tarihi arasında hesaplanan faizin hukuki sebebinin belirtilmediğini, hesaplamaların kanuna, esasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
10/02/2016 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; iş sahibinin ...., yüklenicinin ... olduğu, sözleşme konusunun yüklenici tarafından davacıya ait ... ili, ... İlçesinde Güneş Enerji Santrali kurulması olduğu, sözleşmenin 4. Maddesinde yapılacak işin ayrıntılarının belirtildiği, sözleşmenin 13. Maddesinde, sözleşme tarihinde mutabık kalınacak miktarda avans ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin KDV hariç 540.000,00 Euro olduğu, sözleşmenin 25.3 maddesinde, sözleşme tarihinden itibaren işverenin GES'i yaptırmaktan vazgeçmesi halinde, yüklenicinin tüm masraflarını cayma bedeli olarak mahkeme kararı ve herhangi bir bildirim olmaksızın işveren tarafından yükleniciye ödeneceği, yüklenicinin yapmaktan vazgeçmesi halinde ise yüklenicinin işverenin masraflarını cayma bedeli olarak mahkeme kararı ve herhangi bir bildirim olmaksızın yüklenici tarafından işverene ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin feshine ilişkin şartların 26. Maddede düzenlendiğini, belirli koşullarda taraflara sözleşmeyi fesih hakkı tanındığı, sözleşmenin feshi halinde fesheden tarafın diğer tarafın oluşan tüm zararlarını karşılamakla yükümlü olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
.... Noterliği'nin 02/06/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ..., karşı tarafın ... olduğu, ihtar konusunun 10/02/2016 tarihli sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle avans olarak ödenen 15.000,00 USD'nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi talebi olduğu anlaşılmıştır.
.... Noterliği'nin 21/04/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde; keşidecinin ..., muhatabın ... Olduğu, sözleşmeden kaynaklanan diğer edim ve yükümlülüklerin muhatap tarafından yerine getirilmediğinden iş/avans masrafının sözleşmeye göre sözleşme ön hazırlığı ve alt yapı çalışması olarak diğer iş ortağı şirketlere malzeme ve çalışma bedeli olarak ödendiğinden dolayı iade edilmeyeceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
... Bankasının 12/02/2016 tarihli dekontunun incelenmesinde; havaleyi gönderenin ..., alıcının ... Olduğu, havale tutarının 15.000 USD olduğu, ... enerji kurulum anlaşması açıklamasının bulunduğu anlaşılmıştır.
... İcra Dairesi'nin 21/05/2019 tarih ve 2019/... İflas sayılı yazılarından davalı ... 31/01/2019 günü saat 11.40 itibari ile iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece talimatla davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi ...'nin 29/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 10/02/2016 tarihinde ... yapımına ilişkin EPC sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen avans ödemesi ile ilgili taraflar arasında herhangi bir çekişmenin bulunmadığı, davalının .... İcra Dairesi'nin 2019/... iflas sayılı dosyasına sunulan ticari defterleri incelendiğinde, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait envanter defterlerinde davacı şirket ile ilişkisini gösterir herhangi bir kayda rastlanmadığı, bununla birlikte 2016 yılına ilişkin defterler incelenemediğinden, davacı tarafından gönderilen avans ödemesinin davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu avans bedelinin nerede ve şekilde kullanıldığını tespit etmenin mümkün olmadığı, davalı tarafından sözleşmenin 25.3 maddesi gereği yapılan harcamalara ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz etmediği, mahkemece davacının talebinin kabulü halinde talep edebileceği tutarın dava tarihi itibariyle (15.000 USD x3,7687 )= 56.530,00 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Avukat ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'ün 13/02/2020 tarihli raporlarına göre; Davacının incelenen 2016 ve 2017 yıllarına ait resmi defter kayıtlarında, davalıya ait herhangi bir cari hesap kaydının bulunmadığı, ancak davalının davaya konu 15.000 USD'yi sözleşmeye dayanarak aldığını ve aldığı 15.000 USD'yi sözleşmeye dayalı olarak iş/masraf olarak kullandığını beyan ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında 10/02/2016 tarihinde Güneş Elektrik Santrali yapımına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin ilgili maddesi gereğince kararlaştırılan 15.000,00 USD'nin avans olarak davalıya 12/02/2016 tarihinde gönderildiği, sözleşmenin davacı tarafından 13/04/2017 tarihinde feshedildiği, avans olarak gönderilen 15.000,00 USD'nin davalıdan talep edildiği, davalının avansı ödememesi nedeniyle eldeki bu alacak davasının açıldığı sabittir.
Davalı, feshin haksız olduğunu, sözleşmedeki edimin yerine getirilmesi için gerekli çalışmaları yaptıklarını, alınan avansın gerekli yerlere ödendiğini, edimini yerine getirmeyen tarafın davacı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 25.3 maddesi, "Sözleşme tarihinden itibaren işveren GES'i yaptırmaktan vazgeçerse yüklenicinin tüm masraflarını cayma bedeli olarak ödeyecektir. Ödemenin gecikmesi halinde gecikme faizi ayrıca ödenecektir" hükmünü içermektedir. Sözleşmenin 26. maddesi ise, sözleşmenin feshinin şartları düzenlenmiştir. Sözleşmenin bu hükümlerine göre, her iki tarafın neden göstermeden sözleşmeden dönme hakkı bulunmaktadır. Davacı taraf, sözleşmeden dönme hakkını kullanmıştır. Davacı taraf sözleşmeden döndüğünden, sözleşmenin 25.3 maddesi gereğince davalının yaptığı masrafları ödemekle kural olarak yükümlüdür.
Ancak davalı taraf, her ne kadar sözleşme nedeniyle masraf yaptığı savunmasında bulunmuş ise de, sözleşme nedeniyle masraf yaptığına dair bir belge ve delil sunmamıştır.
"Taraflar arasında ... İlçesi ... mevkiinde bulunan ... ada ... parsel numaralı taşınmaza kaba inşaat işinin yapımı konusunda 07.04.2011 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözü edilen bu sözleşme niteliği itibarıyla yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesidir. Davacı bu sözleşmenin iş sahibi, davalı ise yüklenicisi konumundadır. Davaya konu sözleşme nakit karşılığı düzenlenmiş olduğundan haklılık durumuna bakılmaksızın tek taraflı irade beyanıyla feshi mümkündür. Nitekim davacıda 12.08.2011 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshetmiştir. Sözleşmenin feshi halinde taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebilir. Davacı iş sahibi de davasında davalı tarafa verilen 25.000,00 TL miktarındaki avans ödemesinin davalıdan tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtın bedeli 1.150,00 TL olarak saptanmıştır. Bu durum karşısında iş bedeli olarak verilen 25.000,00 TL'den gerçekleştirilen imalât bedeli mahsup edildikten sonra fazla ödenen 23.850,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle bu istemin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2015 tarih ve 2015/1876 E.-6237 K. sayılı kararı)
Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere, davacı bu sözleşmenin iş sahibi, davalı ise yüklenicisi konumundadır. Davaya konu sözleşme nakit karşılığı düzenlenmiş olduğundan haklılık durumuna bakılmaksızın tek taraflı irade beyanıyla feshi mümkündür. Davacı iş sahibi 13/04/2017 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. Sözleşmenin feshi halinde kural olarak taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmede iş sahibinin sözleşmedeki işi yaptırmaktan vazgeçmesi halinde yüklenicinin yaptığı tüm masraflarını ödeyeceği kararlaştırılmış ise de, davalı sözleşme nedeniyle yaptığını beyan ettiği masrafları ispat edemediğinden davacıdan avans olarak aldığı 15.000,00 USD'yi iade etmekle yükümlüdür.
Davalının yargılama sırasında iflas ettiği, bu nedenle dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür . Davaya konu yabancı para alacağının muaccel olduğu tarihten, iflasın açıldığı tarihe kadar işleyecek yasal faizinin de hesaplanarak, toplam alacağın iflas tarihindeki efektif satış kuru üzerinden karşılığının iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Müflis davalı şirketin iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince iflas İdaresi vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince iflas idaresi vekili istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talep eden iflas idaresinden alınması gereken 5.793,51-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL mahsubu ile bakiye 5.734,21-TL'nin iflas idaresinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-İstinaf talep eden iflas idaresinden peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad KAYDEDİLMESİNE,
4-İstinaf masraflarının, başvuran iflas idaresi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/05/2025
...
Başkan
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Üye
...
*e-imzalıdır*
...
Katip
...
*e-imzalıdır*
Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.