(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 43, 52, 53, 62, 158)
DAVA: İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi:
Ceza Muhakemeleri Kanununun 279. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda istinaf talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görülmüş, 02/06/2020 tarihli kararla 5271 Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1 maddesi uyarınca mevcut delil durumuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın yeniden görülmesine ve duruşma aşamasına geçilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi ve duruşma işlemlerine başlanılması kararı doğrultusunda duruşma açılmıştır.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi neticesinde, sanıklar A. F. ve M. Ö. haklarında Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf taleplerinin esastan reddine, sanık H. Y. yönünden ise sanık hakkında verilen Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı hükmünün kaldırılmasına, sanık hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle sanığın ''Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1-L, 158/1-son,43/1, 62/1, 52/2 maddesi gereğince 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ve 1.066.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıda açıklanan nedenlerle yeniden hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
I-İDDİA;
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/07/2018 tarih, 2018/47524 soruşturma, 2018/14848 esas, 2018/2411 sayılı iddianamesi ile sanık H. Y. hakkında; "Müşteki Ö. F. Ö.'in 31/05/2018 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yürütülen ve sahte olduğu değerlendirilen ... numaralı hattan arandığı, arayan şahsın kendisini Terörle Mücadele'de görevli M. A. isimli polis memuru olarak tanıttığı ve müştekinin hesaplarından terör örgütlerine para transferleri yapıldığını, evine bir polis göndereceğini, hesaplarında bulunan paraları çekerek bu polise vermesi gerektiğini beyan etmesi üzerine müştekinin arayan şahsa inanarak Şekerbank nezdinde bulunan hesabındaki 134.375,00? tutarındaki parasını çektiği ve saat 12.00 sıralarında evine gelen şahsa verdiği,
05/06/2018 tarihinde şüphelilerin müştekiyi tekrar arayarak vermiş olduğu paralarda parmak izi bulduklarını, diğer hesaplarındaki paraları da çekerek vermesi gerektiğini söylemeleri üzerine müştekinin yine Şekerbank nezdinde bulunan hesabındaki 54.359,00 € tutarındaki parasını çekerek saat 12.30 sıralarında evine gelen şahsa verdiği,
Şüphelilerin 11/06/2018 tarihinde müştekiyi tekrar arayarak diğer hesabındaki paraları da vermesi gerektiğini söylemeleri üzerine müştekinin arayan şahsa inanarak Şekerbank nezdinde bulunan hesabındaki 270.518,00 tutarındaki parasını çekerek saat 13.00 sıralarında evine gelen şahsa verdiği,
Müşteki Ö. F. Ö.'e yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde ikametine gelerek kendisinden 31/05/2018 tarihinde 134.375,00 ve 05/06/2018 tarihinde 54.359,00 € tutarlarındaki paraları alan şahsın şüpheli H. Y. olduğunu kesin olarak teşhis ettiği,
Şüpheli H. Y.'un bahse konu eylemi kendisine benzeyen bir şahsın gerçekleştirmiş olabileceği yönündeki savunmasının kendisini suçlamalardan kurtarmaya yönelik olduğu,
Müştekiyi aramakta kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen GSM numaralarını kullanan ve müştekiden 11/06/2018 tarihinde 270.518,00 tutarındaki parayı alan açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen şüpheliler hakkında soruşturma dosyasının tefrik edilerek ayrı soruşturma yürütüldüğü,
Yukarıda yazılı deliller ve tüm dosya kapsamından şüphelinin kendisini polis memuru olarak tanıtıp, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda müştekinin zararına olarak birden fazla kez menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği' iddiasıyla sanığın Zincirleme Nitelikli Dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-l, 43/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış ve mahkemenin 2018/359 esasına kaydı yapılmıştır.
Yine Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/11/2019 tarih, 2019/40420 soruşturma, 2019/25933 esas, 2019/3201 sayılı iddianamesi ile; ''Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince 27/06/2019 tarihinde sanık H. Y. hakkında yapılan duruşma sonucu şüpheliler A. F. ve M. Ö. hakkında suça konu olaya iştirak etmeleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında;
Şüpheli A. F.'nın alınan ifadesinde; kendisini dolandırıcılık işlerine M. Ö.'in bulaştırdığını, kendisine bir hat verdiğini, bu hat ile söylediği kişilerle iletişim kurarak paraları alarak kuryelik yaptığını, müştekinin dolandırılmasıyla ilgisinin olmadığını üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği,
Şüpheli M. Ö.'in alına ifadesinde; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği,
10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gönderilen suç duyurusu evrakı ve şüpheli ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde; Sanık H. Y.'un 18/04/2019 tarihli 3.celsede suça konu dolandırıcılığı şüpheliler ile birlikte gerçekleştirdikleri beyanı karşısında suçtan ve yaptırımdan kurtulmaya yönelik şüpheli beyanlarına itibar edilmeyerek;
Müşteki Ö. F. Ö.'in 31/05/2018 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yürütülen ve sahte olduğu değerlendirilen ... numaralı hattan arandığı, arayan şahsın kendisini Terörle Mücadele'de görevli M. A. isimli polis memuru olarak tanıttığı ve müştekinin hesaplarından terör örgütlerine para transferleri yapıldığını, evine bir polis göndereceğini, hesaplarında bulunan paraları çekerek bu polise vermesi gerektiğini beyan etmesi üzerine müştekinin arayan şahsa inanarak Şekerbank nezdinde bulunan hesabındaki 134.375,00 ? tutarındaki parasını çektiği ve saat 12.00 sıralarında evine gelen şahsa verdiği olay hakkında kovuşturma devam eden sanık H. Y. ile birlikte hareket eden şüphelilerin kendisini polis memuru olarak tanıtıp, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda müştekinin zararına olarak birden fazla kez menfaat sağlamak suretiyle üzerlerine atılı zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği "iddiasıyla sanıklar A. F. ve M. Ö. haklarında Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-l, 43/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış ve mahkemenin 2019/464 esasına kaydı yapılan dosya irtibat nedeniyle mahkemenin 27/11/2019 tarih ve 2019/503 sayılı kararı ile 2018/359 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Il-İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SANIK SAVUNMASI:
Sanık H. Y. Adana 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/359 esas sayılı dosyasının 08/11/2018 tarihli celsesinde alınan savunmasında: 'Suçlamayı biliyorum savunma için süre talebim yoktur üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Müştekiyi tanımıyorum. İddia edilen eylemi ben gerçekleştirmedim, müştekiden para aldığım öne sürülen gün ve saatte T. Özal Bulvarı Saray 2 ekmek Fırınının karşı sokağındaki Vaynat oto yıkamada işçi olarak çalışıyordum.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık 18/04/2019 tarihli celsede alınan beyanında; "İtirafta bulunmak istiyorum ancak itirafımda adı geçen şahıslar anneme zarar verebilirler bu nedenle annemin koruma altına alınmasını talep ediyorum. Olay tarihinden önce 2018 yılı Mart ayının başlarında işsizdim. Baraj yolundaki Fırat Kafede çalışan A. F. isimli arkadaşımdan bana iş bulmasını rica ettim. Borçlarım olduğunu, ödeme yapmam gerektiğini söyledim. Beni borç para bulabilmek için 19 Mayıs mahallesine götürdü burada bir parkta Siirt'li 40 yaşlarında , sarışın M. Ö. isimli bir şahıs ile tanıştırdı. M. Ö.'in yanında adının İ. olduğunu polis olduğunu söyleyen Akçakale'li bir şahıs da vardı. A. F. ve benim adıma ayrı ayrı 3500 TL toplamda 7000 TL M. Ö.'den para aldık. 8000 TL lik tek bir senet düzenlendi para bulmama yardımcı olduğu için senedi ben imzaladım. Taksitle ödeme yapıyordum ikinci taksitten sonra borcu ödeyemez hale geldim A. F. da ortadan kayboldu M. Ö. beni 19 Mayıs mahallesindeki bir portakal bahçesine götürdü borcun 15000 TL oldu, borcun tamamını sen ödeyeceksin yoksa racon neyse yaparız dedi. Oturduğum adresi değiştirerek kurtulmaya çalıştım ancak beni yeni taşındığım adreste de buldular . Borcu çalışarak ödeyeceğimi söyledim bana kendileri ile çalışmamı söylediler. Bir cep telefonu vererek müşteki Ö. F. beye götürmemi istediler. Samsung marka bir cep telefonunu alarak Ö. F. beye götürdüm teslim ettim. Ertesi gün gönderdiğim telefon ile Ö. F. bey ile görüşeceklerini bana F. beyin para teslim edeceğini söylediler söyleneni yaptım Ö. F. beyin yanına gittik poşet içerisinde Ö. F. bey bana 134000 küsür lira para verdi . Bu parayı da götürüp M. Ö.'e teslim ettim. Müştekiden alınan diğer TL ve euro'dan benim haberim yoktur. Ben müştekiden yalnızca bir seferde 134000 TL kadar para aldım, müdahilin euroya ilişkin iddialarını kabul etmiyorum ben müdahile bir kez telefonu vermek için bir kez de 134000 TL para almak için gittim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık 27/06/2019 tarihli celsede tanık olarak dinlenilen M. Ö.'in beyanlarına karşı alınan savunmasında; Tanığın beyanları doğru değildir. Kendisiyle tanışmak şekline ilişkin anlattıklarımı tekrar ederim. M. Ö. kendisinden aldığım borcu ödemem için daha önceleri oturduğum Tahsilli Mahallesinde Derdiyoklar orkestrasının bulunduğu sokaktaki şuanda kapı numarasını ve ev sahibinin adını hatırlamadığım eve gidip geliyordu. Hatta ev sahibim M. Ö.'in yanında İ. isimli polis olarak tanıtılan şahıs evime fazla gidip gelmesi nedeniyle beni uyardı. Bende yalan söyleyip şahsın teyzemin oğlu olduğunu söylemek zorunda kaldım. Ayrıca olay nedeniyle tutuklandığı günün ertesinde cezaevine D. Ç. isimli bir avukat geldi. Bana her konuda yardımcı olacaklarını ancak M. Ö.'in adını geçmemesini söyledi. Kendisini M. Ö.'in gönderdiğini söyledi"şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık A. F. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/359 esas sayılı dosyasının 13/06/2019 tarihli celsesinde tanık sıfatıyla verdiği beyanında; "Sanık H.'in beyanları kısmen doğrudur kendisi ile Fırat kafede bir süre birlikte çalıştık sonra iş bulması amacı ile sanığı M. Ö. isimli şahıs ile tanıştırdım. M. Ö. adına bende yönlendirildiğim şahıslara gidip para aldım ve M. Ö.'e teslim ettim, ancak sanığın birlikte M. Ö.'den borç para aldığımız karşılığında da sanığın senet imzaladığı ve ayrıca Akçakaleli polis İ. isimli bir şahıs bulunduğu yönündeki beyanları doğru değildir. Ben müştekiyi tanımıyorum. Sanıkla veya beyanında geçen M. Ö. ile müştekinin dolandırılması olayına katılmadım. Ben bir seneden daha fazla süredir cezaevindeyim, M. Ö.'in açık kimlik ve adresini bilme ancak hem sanığı hem beni dolandırıcılık olaylarına karıştırdı M. Ö. halen Ceyhan M Tipi Kapalı CİK'nda tutukludur. Olay tarihi itibari ile kullandığım cep telefonu numarasını hatırlamıyorum, kullandığımız telefon hatlarını bize M. Ö. vermişti, sanık H. de bu hususu biliyordu dedi '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık M. Ö. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/359 esas sayılı dosyasının 27/06/2019 tarihli celsesinde tanık sıfatıyla verdiği beyanında; "Sanığın ve tanık A. F.'nın beyanlarını kabul etmiyorum. Sanık H. Y.'u tanımam. Kendisiyle görüşmem söz konusu değildir. İddia ettiği şeklide faizle H.'e para vermiş değilim. Tanık A. F.'yı tanıdığım doğrudur ancak onun iddia ettiği gibi A. F.'yla birlikte dolandırıcılık yapmış değiliz. A. F. kendi işlediği suçları benim üzerime yıkmaya çalışmaktadır. Suçu birlikte işlediği ortaklarını korumak için benim adımı vermektedir. A. F. ile Başak Mahallesindeki bir bayan nedeniyle aramızda bir husumet bulunmaktadır. Cezaevine girdiğim günden bu yana bana husumet beslemektedir, sanık H.'e ve tanık A.'e yanımda bulunan adının İ. olduğunu, polis olduğunu söylediğimiz bir şahısla gitmedim. Kendilerini tanıştırmadım, A. F.'nın iftiraları nedeniyle dolandırıcılık suçundan ceza aldım, şuanda hüküm özlüyüm. Başka bir dolandırıcılık iddiası nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada A. F. ile birlikte yargılandım. Onun mahkumiyetine karar verildi, ben beraat ettim, suç tarihinde ve öncesinde 0539 520 47 .. nolu hattı kullandım. Bu numara kardeşim H.'in adına kayıtlıdır, sanığın beyanları doğru değildir. D. Ç. isimli avukatım da yoktur '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık M. Ö. Adana 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/359 esas sayılı dosyasının 10/12/2019 tarihli celsesinde alınan savunmasında: 'Suçlamayı biliyorum savunma için süre talebim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Sanık H. Y.'u tanımıyorum. A. F.'yı tanırım, ancak A. F. ile birlikte hareket etmem söz konusu değildir. A. F. benim hasmımdır, başkaları ile birlikte işlediği suçlarda benim adımı veriyor. O şahıs yüzünden onlarca dosyada ifade verdim. H.'in iddialarını kabul etmiyorum A. F.'nın yönlendirmesi ile okunan ifadeyi vermiştir" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık A. F. Adana 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/359 esas sayılı dosyasının 10/12/2019 tarihli celsesinde alınan savunmasında: "Suçlamayı biliyorum savunma için süre talebim yoktur. Sanık H. in anlattıkları doğrudur önce M. Ö. ile ben tanıştım sonrasında H.'i de M. ile tanıştırdım. Birlikte bezer suçları işledim onları da samimi olarak anlattım, ekranda görülen müşteki Ö. F. Ö.'i tanımıyorum bu şahsın dolandırılması olayına katılmadım ,müştekiye karşı işlendiği öne sürülen suç tarihinde ben cezaevindeydim. H.'in anlattıkları kısmen doğrudur ancak bu olayda ben yoktum, M. Ö. 'in bu olaya katılıp katılmadığını da bilmiyorum " şeklinde savunmada bulunmuştur.
III-İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ KATILAN BEYANI:
Katılan Ö. F. Ö. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/359 esas sayılı dosyasının 08/11/2018 tarihli celsesinde alınan beyanında: '' Olaya ilişkin soruşturma aşamasındaki beyanlarım doğrudur aynen tekrar ederim. Para tesliminden önce bana cep telefonu getirip veren ve bilahare gelip iki seferde benden para alan şahıs huzurda bulunan sanıktır. Üçüncü kez paralı teslim ettiğim kişi bu sanık değildir başka bir şahıstır o şahıs benden parayı alırken ayrıca bana teslim edilen cep telefonunun içindeki sim kartı da almış, telefonda bana diğer kişinin isminin A. olduğu söylenmişti olay nedeni ile şikayetçiyim müdahil olmak istiyorum zararım bu güne kadar giderilmedi, ayrıca benimle telefonda görüşüp beni yönlendiren kişi isminin M. A. olduğunu söylemişti'. Huzurda bulunan ifadesi alınan M. Ö. isimli şahsı tanımıyorum. Huzurda bulunan ifadesi alınan A. F. isimli şahıs para almak için evime gelen şahıslardan birisiydi. A. F. sanık H.'den sonra evime geldi. Kendisine 270.000 TL teslim ettim. Daha önceki duruşmalarda tanık olarak geldiğinde A. F.'nın saçları kısaydı değişik şekilde kesilmişti bu nedenle tanıyamadım ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Adana 10. Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda Sanıklar A. F. ve M. Ö. beraatına, sanık H. Y.'un TCK'nın 158/1-l, 43/1, 52/2 maddeleri gereğince 12 yıl hapis ve 2.094,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen karara karşı sanık H. Y. ve müdafii ile katılan ve katılan vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
V-DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA ALINAN SAVUNMA ve BEYANLAR:
Sanık H. Y. Dairemizin 2020/204 esas sayılı dosyasının 19/06/2020 tarihli celsesinde alınan savunmasında: ''A. F. benim arkadaşımdır. İki defa bana farklı yerlerde iş buldu. Beni borçlandırdı. Bu nedenle beni M. Ö.'in kucağına attı. M. Ö.'le beni A. F. tanıştırdı. Ben M. Ö.'den borç almıştım. Benden bu alacağını istedi. Benim verecek durumum yoktu. Beni tehditle korkutarak alacağı olduğunu söylediği paraları almamı istedi. İki defa para aldım. Üçüncü de yakalandım. Beni annemle tehdit etti. Beni para almaya gönderdiğinde kendisi 73 yaşındaki annemin yanında kalıyordu. Ben parayı getirmesem anneme zarar vereceğini söylüyordu. Annem 73 yaşında olması ve gözlerinin iyi görmemesine rağmen M.'i tanır. M. Ö. bana emniyette ve adliyede adamları olduğunu söylüyordu. Ben kısmen bunun doğru olduğunu da düşünüyorum. Çünkü ben emniyetteyken D. Ç. isimli bir avukat geldi. Benle görüştü. Ben hiçbir şekilde talep etmemiştim. Geldiğinde M. Ö.'in gönderdiğini söylemişti. Adliyede de ilk duruşmama girdi. İki ay kadar sonra da cezaevinde ziyaretime geldi. Bu ziyarette bana üstü kapalı olarak tehditlerde bulundu. M. Ö.'in ismini verme. Onun ismini verirsen kızar gibi kelimeler söyledi. Bende aileme zarar verebileceğinden kuşkulandım. Bu nedenle annemin 3 defa adresini değiştirdim. Ben Ö. F. beyden bir defa 134.000 TL para aldım. İkinci kez parayı ben almadım. Ö. F. beyin karıştırdığını düşünüyorum. Daha sonra düşündüğümde yine yargılandığım 8. Ağır ceza mahkemesinin 2018/327 esas sayılı dosyasında parayı çeken kameranın üst tarafından görüntü alması nedeniyle kolları görünen yüzü görünmeyen ancak saç rengi boyu, kilosu bana benzeyen şahıs olduğunu düşünüyorum. Benimle o şahıs arasındaki tek fark benim kolumda dövme olması, sol kolumda canım annem yazısı, sağ kolumda olan kırmızı dövmedir. Şuan o kırmızı dövmenin üzerine başka bir dövme yaptırdım. Şimdi kurt dövmesi yaptırdım. Ben M. Ö.'e parayı kirada oturduğumuz Ortadoğu Hastanesinin arkasındaki evde verdim. Parayı verdiğimi annem görmedi. Annemin yanında bekliyordu. Ben eve gittiğimde dışarı çıkıyordu ben parayı kendisine veriyordum. Bana hem 250 TL para veriyordu. Hem de miktarını belirtmeden borcundan düşüyorum demişti. Bana cep telefonu veriyordu. O verdiği cep telefonu ile beni yönlendiriyordu. Bazen telefonu alıyordu. Bazen de telefon bende kalıyordu. Bir defasında bir adres gönderdi. O adresten parayı al demişti. O adreste yakalandığım telefonda vardı. Yakalandığım telefonu M. Ö. vermişti. Ben o telefonla başka kişilerle görüşme yapmıyordum. Sadece kendisini arıyordum. Başka insanlarla görüşme yapmamamı istiyordu. Üzerimde yakalanan Samsung marka telefon Ö. F. Ö.'in evine gittiğim zaman ki telefon değildi. Hem hat olarak hem de telefon makinası olarak başka bir telefondu. O telefonu M. Ö. benden geri aldı. Benim yanımda o telefonla 155 polis numarası olarak herhangi bir telefon aranmadı. Ancak gittiğimde o telefonu Ö. F. beye vermem istendi ve 134000 TL alacağımız var, onu al dediler. Ev sahibim alt katta ben ikinci katta otururum. Girişlerimiz aynıdır. M. Ö.'in benim evime sık gelip gitmesi üzerine bir gün bana benim iki oğlum iki kızım var. Oğullarım eve erkek arkadaş bile çağırmazlar. Senin arkadaşının ben fotoğrafını çektim demesi üzerine ev sahibim beni evden çıkarmasın diye M. Ö.'i teyzemin oğlu diye tanıttım. H. S.'nun evi az önce bahsettiğim Ortadoğu Hastanesinin arkasındaki ev değildir. Kozan yolu Tahsilli mahallesindeki evdir. Ben Tahsilli mahallesindeki evde Ortadoğu Hastanesinin ordaki evden önce oturdum. Ben bu adamdan kaçtığım için ev değiştiriyordum. Ben benim evime sık geldiği için evden ayrıldım. Başka eve taşındım. Gelip beni orda da buldu. A. F. beni M. Ö.le tanıştırdı. Ben de A.'de M. Ö.'den borç para aldık. Daha sonra A. bana kartının bloke olduğunu, 4000 TL para geleceğini söyledi ve hesap açtırmamı istedi. Ptt'den hesap açtırdık. 4.000 TL para hesabıma geldi ancak biz çekemedik. O olayla ilgili olarak Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandım. Bu para çekme olayından sonra A. ortadan kayboldu. Ancak M. Ö. sık sık evime gidip gelmeye başladı. O tarihlerde A.'in telefonu kapalıydı. Kendisi ile herhangi bir şekilde görüşmedim. M. Ö.'in yönlendirmesi ile Ö. F. bey ve diğer şahıslardan para alma olayına ilişkin A.'in bir bilgisi odluğunu düşünmüyorum. A. o arada kayboldu sır oldu. A. beni M. ile tanıştırıp borç almama sebep olan kişidir dedi. '' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık A. F. Dairemizin 2020/204 esas sayılı dosyasının 19/06/2020 tarihli celsesinde alınan savunmasında: ''H.'in söylediklerinin bir kısmı doğrudur bir kısmı da yanlıştır. Ben M.'le H.'i tanıştırdım ancak M.in yanına götürmedim. Çalıştığımız kafeye M. geliyordu orada tanıştırdım. H.'i M.'in kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Ancak beni de kullandı. Beni de gönderdi para aldırdı. Ö. F. beyin parasının alındığı tarihte ben cezaevindeydim. Neden ben suçlandım bilmiyorum. Ben M. Ö.le ilgili herşeyi samimi şekilde anlattım " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan Ö. F. Ö. Dairemizin 2020/204 esas sayılı dosyasının 19/06/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında: ''Şikayetim devam etmektedir. Bugüne kadar zararım karşılanmadı. Daha önce mahkemelerde verdiğim ifade doğrudur. O ifadelerimi tekrar ediyorum. Ben daha önce asıl sorumlunun banka olduğunu söylemiştim. Ancak o tutanaklara geçmemiş. Benim hesap numaralarımı bilgilerimi banka bu insanlara vermiş. Ben bankadan da şikayetçiyim. Hem o tarihte çalışanları, hem de o tarihte çalışıp da ayrılanları onların da araştırılmasını istiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık D. Ç. Dairemizin 2020/204 esas sayılı dosyasının 10/07/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında: "Ben yanlış hatırlamıyorsam soruşturma aşamasında H.'in ifadesine ve sorgusuna katıldım. Tutuklandıktan yaklaşık 20 gün-1 ay sonra kendisini ziyaret ettim. Vekaletim yoktu. Sorgu ve ifade aşamasında duruşmalarına katıldım. Vekalet ücreti konusunda anlaşamadığımız için kovuşturma aşamasında vekilliğine devam etmedim. H. kendisi gözaltında olduğu için onun bana yönelik ifadeye müdafii olarak katılmam yönünde bir isteği olmadı. Bu durumlarda genelde aileden birisi gelerek ya da telefon ederek katılmamızı ister. Bu şekilde katılırız. Bu olayda nasıl olduğunu kimin geldiğini hatırlamıyorum. Şuan hatırladığım kadarıyla telefonla bize ulaşmışlardı ve daha sonra buraya geleceklerini söylemişlerdi. Gelmediler. Soruşturma aşamasında katıldığım işlemlere dair ücretimi de alamadım. M. Ö.'i tanımıyorum dedi devamla M. Ö. isimli bir vekilim var mı diye vekaletnamelere baktım ancak bulamadım. Sistemden bakmadım. Buradan mahkemeden öğrenmiş olabilirim. A. F.'yı tanımıyorum ancak başka mahkemede ismini duymuştum, H. Y.'la cezaevinde görüşmemizin konusu vekalet ücreti ve dosya ile ilgilidir. Ben M. Ö.'i tanımıyorum. H. Y.'a da M. Ö.'in beni gönderdiği yönünde beyanım olmadı. M. Ö.'i tanımıyorum. Cezaevinde böyle birşey söylemedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ş. K. Dairemizin 2020/204 esas sayılı dosyasının 10/07/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında: Ben oğlumla ilgili şahitlik yapmak istiyorum dedi ancak konuşmakta zorlanıyorum nefes darlığı sorunum var yazılı beyan vermek istiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık vermiş olduğu 1 sayfa dilekçede özetle; Bir gün oğluna bir telefon geldiğini, H.'i çağırdıklarını, iki kişinin geldiğini, kısa boylu olanın adının A. olduğunu, uzun boylu olanın adını bilmediğini, H.'in bu kişilerle birlikte gittiğini, daha sonra oğlunu polislerle gördüğünü, kısa zaman zarfında oğlunun bu işi yapabileceğini düşünmediğini beyan etmiştir.
Katılan vekilinin talebi gereği tanıktan sorulduğunda;" A. isimli şahsı teşhis edebilirim. Diğeri de uzun boyluydu görsem tanıyabilirim diye düşünüyorum ancak A. isimli kişiyi iyi tanıyorum. Geldiklerinde işe gideceklerini söylediler. Ancak nereye nasıl gideceklerini söylemediler. Ne işi olduğunu da söylemediler." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık H. S. Dairemizin 2020/204 esas sayılı dosyasının 10/07/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında: Ben isim olarak sanıkları tanımıyorum. Az önce duruşma salonuna girdiğim sırada dışarı çıkan teyze ve oğlu benim evimde kiracı olarak 1 sene oturdular. Teyzenin ismi Ş. oğlunun ismi H.'dir ancak soyadlarını bilmiyorum. İlk ay kirayı ödediler. Daha sonra 5-6 ay kira ödemediler. Ev kaynanamın eviydi kaynanam çıksınlar dedi. Hatta 300 lirada borçlu olarak çıktılar. Evi taşıyacakları zaman evi toplamalarına yardım eden bir iki kişi geldi. Teyze yeğenim ve oğlumun arkadaşı diye söyledi. Gelenler hanımlarıyla beraber geldiler. Teyze o zaman ameliyat olmuştu. Yapabilecek durumda değildi. Gelenleri görsem tanırım. Eşleri de yanlarındaydı. Eve gelen giden bir kişinin sık sık eve gelip gitmesi nedeniyle rahatsız olduğumu, onun fotoğrafını çektiğimi söylemedim. Böyle birşey söz konusu değildir. Teyze ameliyatlı olduğu için gelen gidene ses çıkarmadık. Teyze ameliyatlı olduğu için gelen giden oluyordu. Önceden gelen yoktu. Son bir hafta ev toplamak için geldiler. Ben herhangi bir şekilde fotoğraf çekmedim. Böyle birşey de söylemedim. Ben eve gelen kişiye ne karışırım. Gelen gidenlerden dikkatimi çeken kimse yoktu. Teyze ameliyatlı olduğu için eşleriyle geldiler. Teyzeme sorduğumda birisi yeğenim diğeri de oğlumun arkadaşı dedi. H. bana gelenlerden hiç kimseyi teyzemin oğlu diye tanıtmadı dedi.
VI-DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMADAKİ İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDA MÜTALAASI:
Sanıklar A. F. ve M. Ö. hakkında sanık H. Y.'un gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemine iştirak ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanık A. F.'nın olay tarihinde cezaevinde olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223-2-b maddesi gereğince beraatine, sanık M. Ö.'in suça katıldığına dair H. Y.'un soyut iddiası dışında savunmasının aksini kanıtlar delile ulaşılamaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının dosya kapsamına uygun düşmesi nedeniyle istinaf talebinin esastan reddine,
Katılanın 31/05/2018 tarihinde aranılarak kendisini terörle mücadele şube müdürlüğünde görevli polis memuru olarak tanıtan şahsın katılanın banka hesaplarından terör örgütlerine para transferi yapıldığı yönünde iradesi yanıltılan katılanın evine gelen sanık H.'in 31/05/2018 ve 05/06/2018 tarihinde iki defa para alarak kendisine menfaat temin edip zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünün 31/05/2018 ve 05/06/2018 tarihlerindeki eylemler yönünden dosya kapsamına uygun düştüğü, ilk derece mahkemesince 11/06/2018 tarihindeki eylemin sanık H. Y. tarafından gerçekleştiği yönündeki kabulünün ise katılanın bu tarihte para almaya gelen kişinin sanık olmadığı yönündeki beyanı ve sanık savunması karşısında sanık H. Y.'un 11/06/2018 tarihindeki katılana karşı gerçekleşen dolandırıcılık eylemine katıldığına dair savunmasının aksini kanıtlar delil olmaması nedeniyle sanık H. Y.'un sabit olan 31/05/2018 ve 05/06/2018 tarihli gerçekleştirdiği eylem nedeniyle hukuki durumunun yeniden değerlendirilmek amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanık H. Y.'un TCK'nın 158/1-L-son, 43/1, 53 maddeleri gereğince zarar miktarı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın alacağı muhtemel ceza miktarı, kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
VII-DELİLLER
- 21/06/2018 tarihli Canlı Teşhis Tutanağı
- 20/06/2018 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağı
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 22/11/2018 tarih ve 29234571- 401.10.00-2018.849789 sayılı yazısı
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 08/05/2019 tarih ve 29234571- 401.10.00-2019.294870 sayılı yazısı
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 23/10/2019 tarih ve 29234571- 401.10.00-2019.636255 sayılı yazısı
- Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/361 esas sayılı dosyası
- Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/400 esas sayılı dosyası
- İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/137 esas sayılı dosyası
- Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/328 esas sayılı dosyası
- İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/5 esas sayılı dosyası
- Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/583 esas sayılı dosyası
- Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/382 esas sayılı dosyası
- Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/369 esas sayılı dosyası
- Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/383 esas sayılı dosyası
- Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/376 esas sayılı dosyası
- Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/327 esas sayılı dosyası
-Sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları
VIII-DAİRECE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE KABULÜ:
Dairemizce sanık H. Y. yönünden cezanın bireyselleştirilmesi, TCK'nın 43/1 maddesinde yazılı zincirleme suç ve TCK'nın 62. Maddesinde yazılı takdiri indirim nedenleri yönünden delillerin yeniden değerlendirilmesi; diğer sanıklar yönünden ise, sanıklar dinlendikten sonra delillerin yeniden tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi için duruşma açılmıştır.
Bu doğrultuda sanıkların yeniden savunması alınmış, tanıklar dinlenmiştir.
Sanıklardan A. F.'nın katılandan menfaat elde edilen 31/05/2018-11/06/2018 tarihleri arasında Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık H. Y. birlikte aynı yerde çalıştıkları A. F.'nın kendisine borç para bulabileceğini söylediği, M. Ö.'le tanıştırdığını, M. Ö.'den faizle borç para alarak senet verdiğini, bir süre sonra borcu ödeyemez hale geldiğini, A. F.'nın ortadan kaybolduğunu, M. Ö.'in kendisine borcu çalışarak ödemesi gerektiğini söylediğini, daha sonra kendisine bir cep telefonu vererek telefonu katılana götürmesini istediğini, kendisinin katılana telefon götürdüğünü, M. Ö.'in ertesi gün kendisine katılanın para vereceğini, parayı alıp getirmesi gerektiğini söyleyerek katılanın evine gönderdiğini, kendisinin katılanın evine bir kez gittiğini, poşet içerisinde 134.000 TL parayı aldığını ve M. Ö.'e teslim ettiğini beyan etmiştir. Katılandan daha sonra alınan paralarla ilgisi olmadığını savunmuştur. Dairemizce alınan beyanında sanık H. özetle, katılandan aldığı parayı M. Ö.'e kirada oturdukları Ortadoğu Hastanesinin arkasındaki evde verdiğini, parayı verdiğini annesinin görmediğini, eve gittiğinde dışarı çıktıklarını ve parayı kendisine verdiğini, M. Ö.'in de kendisine 250 TL para verdiğini, ayrıca borcundan da bir miktar düşüm yaptığını söylediğini beyan etmiştir. M. Ö.'in kendisine bir telefon vererek bu telefondan görüşme yaptığını, telefonun zaman zaman kendisinde, zaman zaman M. Ö.'de kaldığını, kendisine verilen bu telefonla başka kişileri aramadığını beyan etmiştir.
M. Ö. ilk derece mahkemesinde H. Y.'u tanımadığını, A. F. ve H. Y. ile birlikte hareket etmediğini, A. F. ile aralarında husumet bulunduğunu, H.'in A. F.'nın yönlendirmesiyle hakkında ifade verdiğini savunmuştur.
Katılan Ö. F. Ö. 21/06/2018 tarihinde yapılan canlı teşhiste kendisine Samsung marka tuşlu cep telefonunu veren ve 134.375 TL ile sonraki seferde 54.359 Euro para verdiği kişi olarak H. Y.'u teşhis etmiş, ilk derece mahkemesinde de benzer şekilde beyanda bulunarak, sanığı teşhis etmiştir.
Katılan beyanı, tanık ifadeleri, cezaevi bilgileri, dosya içerisinde bulunan iletişim kayıtları, sanık savunmaları ile tüm dosya kapsamından, sanık A. F.'nın katılanın dolandırıldığı tarihte ceza infaz kurumunda bulunduğu, bu nedenle sanığın atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığı, sanık M. Ö.'in diğer sanık H. Y.'u katılanın evine göndererek telefon teslimi yapmasını ve katılandan para almasını sağlayarak dolandırıcılık suçuna katıldığı iddia edilmiş ise de, H. Y.'un katılandan aldığı parayı sanık M. Ö.'e teslim ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, H. Y.'un M. Ö.'in beyanının aksine tanıştıkları kabul edilse dahi sanık M.'in sanık H.'i katılandan para alması için tehdit ettiği, dolandırıcılık suçuna azmettirdiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan beyanı, canlı teşhis tutanağı, sanık H. Y.'un kısmi ikrar içeren savunması, telefon iletişim kayıtları ve tüm dosya kapsamından katılanın olay tarihinde kendisini terörle mücadelede çalışan polis M. A. olarak tanıtan birisi tarafından arandığı, katılanın hesabı üzerinden terör örgütüne para gönderildiği, bankada bulunan parasını çekerek gönderilecek polis memuruna para teslim etmesi gerektiğine inandırıldığı, 31/05/2018 tarihinde katılana iletişimde kullanması için sanık H. Y. tarafından Samsung marka bir cep telefonu teslim edildiği daha sonra ortaya konulan mizansel ile katılanın 31/05/2018 tarihinde kendisine polis olduğu söylenen H. Y.'a 134.375 TL yi teslim ettiğini, aynı şekilde 05/06/2018 tarihinde 54.359 Euro parayı da sanık H. Y.'a teslim ettiği, katılanın 11/06/2018 tarihinde teslim ettiği 270.518 TL parayı alan kişinin kimliğinin belirlenemediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre katılanın banka hesaplarından terör örgütlerine para transferi yapıldığı yönünde iradesi yanıltılmıştır. Katılanın evine gelen sanık H.'in 31/05/2018 ve 05/06/2018 tarihinde iki defa para alarak kendisine menfaat temin edip zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulü 31/05/2018 ve 05/06/2018 tarihlerindeki eylemler yönünden dosya kapsamına uygun düşmektedir.
Ancak ilk derece mahkemesince 11/06/2018 tarihindeki eylemin sanık H. Y. tarafından gerçekleştiği yönündeki kabulü yönünden ise katılanın bu tarihte para almaya gelen kişinin sanık olmadığı yönündeki beyanı ve sanık savunması karşısında sanık H. Y.'un 11/06/2018 tarihindeki katılana karşı gerçekleşen dolandırıcılık eylemine katıldığına dair savunmasının aksini kanıtlar delil bulunmaması nedeniyle hukuki durumu yeniden değerlendirilmiş ve sanık ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın zarar miktarı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; sanıklar A. F. ve M. Ö. haklarında Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf taleplerinin esastan reddine, sanık H. Y. yönünden ise sanık hakkında verilen Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı hükmünün kaldırılmasına, sanık hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle sanığın ''Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1-L,158/1-son,43/1, 62/1,52/2 maddesi gereğince 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ve 1.066.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık A. F. yönünden:
Sanık A. F. hakkında verilen Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı beraat hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
Sanık dairemizde kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemizdeki hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 3.400 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
2-Sanık M. Ö. yönünden:
Sanık M. Ö. hakkında verilen Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı beraat hükmünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
3-Sanık H. Y. yönünden:
Sanık H. Y. hakkında verilen Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/359 esas, 2019/543 karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına bu suretle;
Sanık H. Y.'un üzerine atılı ''Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık'' suçunu işlediği sabit görülmekle, TCK'nın 158/1-L maddesi gereğince suçun niteliği, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastı, suçtan elde edilen menfaat miktarı dikkate alınarak TCK'nın 158/1-son maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 8 YIL HAPİS ve 48000 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini aynı kasıt altında birden fazla kez gerçekleştirmiş olması nedeniyle TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca eylem sayısı dikkate alınarak cezası takdiren 1/3 oranında arttırılarak 10 YIL 8 AY HAPİS VE 64000 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın gelecekteki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 8 YIL 10 AY 20 GÜN HAPİS VE 53333 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 53333 gün adli para cezasının TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri nazara alınarak, günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilerek, 1.066.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 1.066.660 TL adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve şahsi halleri nazara alınarak TCK 52/4 maddesi gereğince birer ay ara ile ayda bir olmak üzere 24 eşit taksitle ödeme yapılmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline, ödenmeyen adlî para cezasının kamu yararına bir işte çalışma tedbirine veya hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edildi)
24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar ile 15/04/2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesindeki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3.madde ve fıkralarının UYGULANMASINA,
Sanığa hükmolunan ceza miktarı itibariyle yasal engel bulunduğundan CMK 231 maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK'nın 50.maddesindeki seçenek yaptırımları ile TCK'nın 51. maddesi gereğince erteleme hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin TCK 63. Maddesi gereğince MAHSUBUNA,
Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/288 esas, 2016/488 karar sayılı HAGB kararı verilen ilamı nedeniyle mahkemesine ihbarda bulunulmasına,
Adana Adli Emanetinin 2018/47524 sırasına kayıtlı 1 adet Samsung marka E1205Y model 352711081200988 imei numaralı camı çatlak vaziyette, siyah renkte cep telefonu, 2 adet imaj kayıtlarının bulunduğu CD-R, 1 adet export kayıtlarının bulunduğu 1 adet CD-R.'nin DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
Katılanın ilk derece mahkemesinde ve dairemizde kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, ilk derece mahkemesindeki 5.450 TL maktu avukatlık ücreti ile Bölge Adliye Mahkemesindeki birden fazla duruşmalı iş için verilen 3.400 TL'nin sanık H. Y.'dan alınarak katılana verilmesine,
Sanık H. Y.'a verilen ceza miktarı, kaçma şüphesi bulunması, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak CMK'nın 100. ve devamı maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluğun devamı kararına karşı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine itiraz edilebileceğinin bildirilmesine, (bildirildi)
İlk derece mahkemesince düzenlenen hüküm özetinin işlemsiz iadesinin istenilmesine,
Hüküm özeti düzenlenerek Cumhuriyet Savcılığına GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf yargılamasının sanığın kusurundan kaynaklanmamış olması nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri düşüldükten ve sanıklar A. F. ve M. Ö. hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları yönünden esastan red kararı verilmiş olması nedeniyle bu sanıklar yönünden yapılan yargılama giderleri de düşüldükten sonra ilk derece mahkemesince sarf edilen 6 tebligat gideri 114 TL, posta masrafı 5.80 TL olmak üzere toplam 119.80 TL yargılama giderinin sanık H. Y.'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair sanıklar A. F. ve H. Y.'un, sanık H. Y. müdafiinin, katılanın ve katılan vekilinin yüzüne karşı, sanık M. Ö.'in ve sanık A. F. müdafiinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı Kemal S. K.'ın huzurunda, mütalaya uygun;
Esastan red kararları yönünden 5271 Sayılı Yasanın 286/2 (a) maddesi gereğince KESİN,
Sanık H. Y. hakkında verilen mahkumiyet kararı yönünden, duruşmada hazır olanlar yönünden tefhim, duruşmada hazır olmayanlar yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir daireye ya da bir ilk derece ceza mahkemesine dilekçe verilmesi ya da tutanak düzenlenmesi kaydıyla zabıt katibine müracaat edilmesi suretiyle, ilgililerin cezaevinde bulunmaları halinde cezaevi görevlisine yapacakları başvuru ile tutulacak tutanakla, CMK'nın 286/1, 291 maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere, 10.07.2020 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. (¤¤)