(5271 S. K. m. 279, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi:
Ceza Muhakemeleri Kanununun 279. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda istinaf talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görülmüş, 18/07/2018 tarihli kararla 5271 Ceza muhakemeleri Kanunun 280/1-e maddesi uyarınca mevcut delil durumuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın yeniden görülmesine ve duruşma aşamasına geçilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi ve duruşma işlemlerine başlanılması kararı doğrultusunda duruşma açılmıştır.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi neticesinde Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarih, 2015/676 esas, 2017/576 karar sayılı kararında aşağıda eleştirilen ve düzeltilen hususlar dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 280/1-(e) maddesi gereğince hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ve aşağıda açıklanan nedenlerle yeniden hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
I-İDDİA
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2015 tarih, 2015/17662soruşturma, 2015/6790 esas, 2015/6125 sayılı iddianamesi ile; ''Elindeki dövizden kar etme yollarını arayan müşteki .....’in aracılar vasıtası ile iç savaştan dolayı Suriye’de piyasaya sürülmesi yasaklandığı söylenen dolar cinsinden paraların Türkiye’ye getirtilip Hatay’da düşük kurdan piyasaya sürüldüğünü duyduğu, bu amaçla bilgi sahibi olarak dinlenen ve bu işe aracı olan arkadaşları ile birlikte Hatay'a geldiği, burada kendisini ..... ismi ile tanıtan şüpheli ..... ile buluştukları, şüpheli .....’in müşteki ve yanındakileri şüpheli ....., kendisini ..... ismi ile tanıtan şüpheli ..... ve kendisini ..... ismi ile tanıtan .....’la buluşturduğu, müştekinin burada şüpheli ..... ile konuştuğu ve para değişiminin ertesi günü yapılması için anlaştıkları, ertesi gün şüpheliler ..... ve .....’in müştekinin kaldığı otele giderek müşteki ve yanındakileri alıp şüpheliler ..... ve ..... ile buluşturmaya götürdükleri, burada bir araba bagajı içerisinde müştekiye çok miktarda dolar gösterildiği ve istediğini seçmesi söylendiği, müştekinin ise yanındaki .....’a bunların içerisinden seçtirdiği, sonrasında .....’ın şüphelilerden ..... ve .....’in eşlik etmesi ile paraları birkaç döviz bürosunda kontrol ettirdiği ve dönüşünde müştekiye paraların gerçek olduğunu söylediği, bunun üzerine müşteki ve yanındakiler ile şüphelilerden ....., ..... ve .....’in birlikte müştekinin kaldığı otele gittikleri, müştekinin burada içerisinde 80.000 ABD doları ve 9.000 Euro para bulunan çantayı şüphelilere vererek şüphelilerden içerisinde 140.000 ABD doları olduğu söylenen kapalı çantayı aldığı, müştekiden çantayı alan şüphelilerin uzaklaştıkları, müştekinin şifreli olması nedeni ile açılamamasından şüphelenerek kırmak sureti ile çantayı açtığı, çantanın içerisinde alt kısımda beyaz, üst kısımda dolar resimli fotokopi kâğıtları olduğunu görüp dolandırıldığını anlayarak müracaat ederek şikâyetçi olduğu, soruşturma kapsamında şüphelilerce müştekiye verilen çanta, on adet içerisinde 100 ABD doları fotokopisi ve aynı ebatta kesilmiş kâğıt parçaları bulunan şeffaf naylon poşet ile şeffaf bant parçaları sarılarak oluşturulmuş paketler üzerinde bilgi sahibi sıfatı ile dinlenen ..... ile birlikte şüphelilerden ..... ve önceden veri tabanında kayıtları bulunan ..... isimli kişilerin parmak izleri bulunduğunun tespit edildiği, müşteki ..... ile olay sırasında müştekinin yanında bulunan ....., ..... ve .....’a yaptırılan fotoğraf teşhisi işleminde, fotoğrafları temin edilebilen şüphelilerden ..... ve .....’ü suça karışan kişiler olarak teşhis ettikleri, para değiş tokuşunun yapıldığı ..... Otel güvenlik kamerası görüntülerinde şüphelilerden ..... ve .....’ün görülerek tutanağa bağlandığı, müşteki ..... yeniden alınan 20/10/2015 tarihli ifadesinde, şüphelilerin parasını iade ettiklerinden bahisle şikayetten vazgeçtiğini beyan etmiş iken 04/12/2015 tarihinde ise kendisine verilen senedin gününde ödenmediğinden bahisle şüphelilerden şikayetçi olduğu, şüpheliler ..... ve .....’ün ifadelerinde, müştekileri de tanımadıklarını beyanla suçlamayı tamamen reddettikleri, şüpheli .....’in, müşteki ..... ile şüpheli .....’ün yapacakları ticaretin konusunu bilmediğini, arkadaşları kendisine ..... ismi ile hitap ettiklerinden müştekinin de bu şekilde tanıdığını, müştekinin yanında bulunan ..... ile döviz bürosuna giderek dolarları makineden geçirdiklerini, bu kişiler arasındaki alışverişin mahiyetini bilmediğini beyanla suçlamayı reddettiği, şüpheli .....’ün ise, arkadaşları ....., ..... ve ..... ile birlikte şikâyetçi ..... ve yanındakilerle para ticareti yapmak için bir araya geldiklerini, şikâyetçiden parayı kendisinin aldığını ve içerisinde dolar olduğunu söylediği çantayı kendisinin verdiğini, arkadaşı olan diğer şüpheliler yanında olmakla birlikte parayı onların almadığını, müşteki ve yanındakilerin mağdur olduğunu görerek pişman olduğunu, kendi araması ile bir araya geldiklerinde paranın tamamını iade ettiğini beyan ettiği, parmak izi tespit edilen .....’nın suçlamayı reddederek, bir dönem markette çalıştığından, diğer şüphelilerin buradan satın almış oldukları ve markette çalıştığından kendisinin parmak izi bulunan poşetleri olayda kullanmış olabileceklerinden bahisle, yine parmak izi tespit edilen .....’un şüphelilerden .....’un akrabası, .....’ün arkadaşı olduğundan, diğer şüphelileri tanımadığından bahisle suçlamayı kabul etmediği, tüm soruşturma evrakı içeriğine göre şüphelilerden ....., ....., ..... ve .....’un, müştekiyi dolandırmak kastı ile birlikte hareket ettikleri, müştekinin kandırılması için gerekli olan, müştekiyi karşılama, güven verme, getirip götürme, ikna etme, döviz bürosuna götürme, malzeme temini gibi eylemleri aralarındaki işbölümüne göre yukarıda anlatıldığı şekilde yerine getirdikleri, bu şekilde müştekiyi kandırarak parasını almak sureti ile eylemi tamamladıkları, müşteki beyanına göre eylemin tamamlanmasından sonra alınan paranın tamamen iade edildiği ve şikâyetten vazgeçildiği, müştekinin bundan sonra yeniden şikâyetçi olmasının hukuki sonuç doğurmayacağı, müşteki, şüpheliler ve bilgi sahibi ifadelerinde geçmeyen diğer şüpheliler ..... ve .....’nın, parmak izlerinin müştekiye verilen çanta içerisinde çıkması üzerine soruşturmaya dâhil edildikleri, suçlamaya karşı savunmalarının parmak izi maddi deliline göre itibar edilir mahiyette bulunmadığı, ancak bu şüphelilerin asli fail olarak suça katıldıklarına dair bir iddia ve delil de bulunmadığı, eylemlerinin suçun işlenmesinde müştekinin kandırılması işinde kullanılmak üzere dolar görünümlü deste hazırlama eylemine katılmak sureti ile suça katılma olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığı" iddiasıyla sanıklar ....., ..... ve ..... hakkında TCK'nın 37/1 göndermesi ile 157/1, 168/1, 53/1, 54/1, 58/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebi ile Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Il-İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SANIKLARIN SAVUNMALARI:
Sanık .....'ün Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/676 esas sayılı dosyasının 23/03/2016 tarihli celsesinde alınan savunmasında: "Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, dolandırıcılık kastım yoktur, ben müştekiden almış olduğum 80000 Euro ve 9000 Dolar karşılığında içerisinde dolar olduğunu söylediğim kapalı çanta verdim, bu çantada kağıt vardı, ancak ben daha sonra pişman oldum, müştekiye parasını iade ettim, müşteki daha sonra emniyette parasını aldığını ve şikayetten vazgeçtiğini beyan etmiştir, diğer sanıklar ....., ..... ve ..... arkadaşım olurlar, diğer sanıklar ..... ve .....'ı tanımyorum, diğer sanıkların olayla ilgisi yoktur, beraatimi talep ederim. Aleyhe olanları kabul etmiyorum, müştekinin zararını giderdim. Öncelikle beraatimi istiyorum, hakkımda ceza verilecek olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini talep ederim. "şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .....'ün Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/676 esas sayılı dosyasının 23/03/2016 tarihli celsesinde alınan savunmasında: "Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, sanıklar ....., ..... ve ..... ile müştekiyi tanırım, diğer sanıklar ..... ve .....'ı tanımıyorum, iddianameye konu olayla ilgim yoktur, sadece .....'ün aralarında ticari ilişki olmasından dolayı benden kefil olmamı istemesi üzerine senete imza attım, beraatimi talep ederim. Aleyhe olanları kabul etmiyorum, müştekinin zararını giderdim. Öncelikle beraatimi istiyorum, hakkımda ceza verilecek olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini talep ederim. "şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .....'un Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/676 esas sayılı dosyasının 12/05/2016 tarihli celsesinde alınan savunmasında: "Ben bu konuda soruşturma aşamasında ifade verdim, o ifademi aynen tekrar ederim, şikayetçiyi tanımam, kendisiyle herhangi bir şekilde para alışverişim de olmamıştır. Aleyhe olanları kabul etmiyorum, ben herhangi bir şekilde şikayetçiyi dolandırmadım, bu nedenle parmak izi raporunu da kabul etmiyorum. Öncelikle beraatimi istiyorum, hakkımda ceza verilecek olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Ill-İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ KATILAN BEYANI:
Katılan .....'in Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/676 esas sayılı dosyasının 17/03/2016 tarihli celsesinde alınan savunmasında: "Soruşturma aşamasında ifade verdim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim, orada da anlattığım şekilde sanıklar tarafından dolandırıldım, şikayetçi olduktan sonra sanıklar tekrar beni arayarak parayı ödeyeceklerini söylediler ve bana 2 senet verdiler, ancak senetlerin ödeme tarihi gelmesine rağmen ödemediler, söz konusu senetler halen vekilimdedir, bu nedenle 80.000 EURO ve 9000 Dolar olan zararım karşılanmamıştır, senetleri verirken huzurda bulunan ..... de oradaydı, ancak duruşma salonunda bulunan sanık ..... yoktu, sanık .....'i daha önceki olaylar sırasında görüp görmediğimi de hatırlayamıyorum, çünkü kalabalıktılar, olay nedeniyle şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV-İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ TANIKLARIN BEYANLARI:
Tanık .....'ın Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/138 talimat sayılı dosyasının 24/05/2016 tarihli celsesinde alınan beyanında: ''Ben bu konu ile ilgili olarak poliste ayrıntılı ifade vermiştim. Müşteki ..... Hatayda ucuz dolar satıldığını duymuş, bana ..... söyledi, ben birlikte gideceğim sende gelir misin dedi. Bende kabul ettim, ben, ....., ..... ve müşteki birlikte Hatay'a gittik. Burada müşteki ..... ile ..... sanıklardan ..... ve .....'le telefonla diyolog kurdular, biraraya geldiler, konuştular daha sonra yanımdan ayrıldılar ben tek kaldım, akşam saatlerinde .....i aradım, ne yaptınız dönmüyormuyuz diye sordum. ..... de "abi polisteyiz" dedi, ne oldu dedim, "dolandırıldık" dedi. Ben taraflar arasında para alışverişini görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....'un Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/138 talimat sayılı dosyasının 24/05/2016 tarihli celsesinde alınan beyanında: "Bu konu ile ilgili olarak daha önce poliste ifade vermiştim, müşteki ..... benim arkadaşım .....'ın akrabasıymış. Hatayda Suriyeden gelen ucuz dolar satıldığını öğrenmişler. Müşteki ..... dolar alacaktı. Bu nedenle ben ..... ve ..... birlikte Hataya gittik. Müşteki ve ..... sanıklardan ..... ve .....'le görüştüler, bende oradaydım, ancak biraz mesafe vardı. O yüzden ne konuştuklarını tam duyamadım. Ancak bu dolar ticaretiyle ilgili konuştuklarını biliyorum. Daha sonra .....'ın kendisine verilen numune doları döviz bürolarına gösterdiğini duydum, ancak o sıra ben yanlarında yoktum. Ben taraflar arasında para alışverişini bizzat gözümle görmedim, ancak ..... bana otele gittiklerini poşet içerisinde dolar ve euroyu verdiklerini karşılığında da çanta içerisinde anlaştıkları miktarda dolar olduğunu düşündükleri çantayı aldıklarını anlattı, çantanın şifresi olduğu için açamadıklarını söyledi, daha sonra şifresini kırarak çantayı açtılar, o sırada bende oradaydım, çantanın içerisinde para olmadığını, dolar fotokopisi çekilmiş kağıtlar olduğunu gördüm, daha sonra karakola gittim, ifade verdim, teşhis işlemleri yaptırdılar." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....'ın Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/246 talimat sayılı dosyasının 02/09/2016 tarihli celsesinde alınan beyanında: "Ben daha önce bu konuda karakolda ayrıntılı ifade vermiştim, aynen tekrar ederim. ..... benim akrabam olur. Bizi dolandıranlar ..... ve .....'tür. ..... ve .....'da bu kişilerle ortak çalışmıştır. Biz Adana'dan ..... ve ..... ile buluşarak Hatay'a gittik. Hatay'da, ..... ve ..... bizi karşıladı, yanında başka kişilerde vardı, ben onların ismini bilmiyorum. Biz takas konusunda anlaştık, elimizdeki euroları verdik, karşılığında çanta içerisinde dolarları aldık. Çantayı açıp kontrol ettik, herhangi bir sıkıntı yoktu, daha sonra çantayı açtığımızda çantada sahte dolarları gördük. Bizim dolandırılmamızın en büyük rolü ..... ve ..... oynamıştır. Bu parayı arabada bizim boş bulunduğumuz sırada ....., ..... ve adamları çantayı değiştirmişler. Biz paranın sahte olduğunu fark edince karakola başvurduk. Karakola başvurduktan sonra bizi dolandıran kişiler bizi çay bahçesine davet ettiler, çay bahçesinde ben, ....., ..... ve ....., diğer şahıslar olan ..... ve ..... ile buluştuk, burada bu şahıslar bize 50.000 nakit ve 250.000 TL senet teklif ettiler. Biz başta kabul etmedik ancak ..... paranızı ben öderim, bunların kozları benim elimde deyince biz kabul ettik, 50.000 TL nakit ve 250,000 TL'lik senedi aldık. Biz, bizi dolandıran şahıslara 100,000 Dolar karşılığı 85-90.000 civarında euro verdik. Senetten doğan borcu halen ödemediler. Buna dair senedi mahkemeye sunmuştuk. Bildiklerim bundan ibarettir. "şeklinde beyanda bulunmuştur.
V-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 21/12/2017 tarih, 2015/676 esas, 2017/576 karar sayılı kararı ile sanıklar ....., ..... ve .....'ün dolandırıcılık suçundan TCK'nın 157/1, 168/1, 62, 52/1-2-4 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 5.540 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair sanık ..... müdafiinin yokluğunda, sanıklar ..... ve ..... müdafiinin yüzüne karşı verilen kararın, sanık ..... müdafiinin 22/12/2017, 08/02/2018 tarihli istinaf dilekçeleri, sanık ..... müdafiinin 28/12/2017, 16/02/2018 tarihli istinaf dilekçeleri, sanık ..... müdafiinin 05/01/2018 tarihli istinaf dilekçeleri ile istinaf edildiği anlaşılmıştır.
VI-DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA ALINAN SAVUNMA ve BEYANLAR;
Sanık .....'ün Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/826 talimat sayılı dosyasının 17/12/2018 tarihli celsesinde alınan savunmasında: "Ayrıntılı kovuşturma beyanlarım doğrudur. Aynen tekrar ederim. Ekleyecek bir hususum yoktur. Olayın asıl mağduru benim. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatimi isterim. Aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, hakkımda mahkumiyet hükmü kurulması ihtimalinde CMK’nın 231. maddesi uyarınca HAGB kararı verilmesini kabul ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .....'ün dairemizin 2018/678 esas sayılı dosyasının 12/04/2018 tarihli celsesinde alınan savunmasında: ''Ben daha önce Emniyette vermiş olduğum ifademde belirttiğim üzere ..... isimli şahısla para alışverişi yaptım. Kendisinden 80.000 Euro ve 9.000 dolar parayı alıp içinde kağıt bulunan çantayı verdiğim doğrudur. Ancak daha sonra kendisinin mağdur olması üzerine parasını iade ettim. Bu konuda kendisi de bizden alacağı kalmadığına ve şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin ifade verdi. Ancak kendisine verdiğimiz senedi almadığımız için bu senetle bizi tekrar şikayet etti. Katılanın beyanını kabul etmiyoruz, katılan beyanında paranın tamamını aldığını beyan etmiştir. Senet vermiş olsak, şikayetinden vazgeçmezdi veya söylerdi.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan .....'in Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/324 talimat sayılı dosyasının 10/04/2019 tarihli celsesinde alınan beyanında: ''Ben daha önce bu konu hakkında ifade vermiştim, o ifadelerim aynen geçerlidir, sanıklar tarafından dolandırıldım, şikayetçi olduktan sonra sanıkların beni arayarak parayı ödeyeceklerini söylediler ve bana 2 senet verdiler, ancak senetlerin ödeme tarihi gelmesine rağmen ödemediler, söz konusu senetler halen vekilimdedir, bu nedenle 80.000 EURO ve 9.000 Dolar olan zararının karşılanmamıştır, senetleri verirken .....'de olayda vardı, ancak duruşmada sanık ..... yoktu, olay nedeniyle şikayetim devam etmektedir, davaya katılma talebimde devam etmektedir, zararım 80.000 EURO ve 9.000 DOLARDIR, zararımın karşılanmasını istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
VII-YAZILI DELİLLER
- 22/10/2015 tarihli CD izleme tutanağı
-19/10/2015 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı
-02/02/2017 tarihli taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına dair uzlaşma raporu
-03/11/2015 tarihli ekspertiz raporu
- 27/10/2015 tarihli ekpertiz raporu
-İstinaf incelemesinde düzenlenen 17/08/2018 tarihli taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına dair uzlaşma raporu
- Sanıkların nüfus ve adli sicil kaydı
VIII-DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMADAKİ İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDA MÜTALAASI;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, mevcut delil durumu, CD inceleme tutanakları, fotoğraf teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile, müştekinin 80.000 Amerikan doları ve 9.000 Euro bulunan çantayı sanıklara vererek içerisinde bulunduğu iddia edilen 140.000 Amerikan doları olan şüpheli çantanın müşteki tarafından açılıp bakılması sonucu, içerisinde para dışında dolar ve resimli fotokopi kağıtları ve beyaz kağıtların çıkması ile sonuçlanan dolandırıcılık olayında, sanık .....'ün ikrarı, diğer sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ....., ....., ..... ve istinaf dışı olan ..... ve .....'un fikir ve eylem birliği içerisinde planlı ve organize bir şekilde müştekiyi dolandırdıkları, zarar miktarı ve kast yoğunlukları dikkate alınarak ilk derece mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak sanıklar lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönündeki kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, istinaf yargılaması sırasında tarafların uzlaşamadıklarının anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle Hatay 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/676 esas, 2017/576 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi talep ve mütalaasında bulunmuştur.
IX-DAİRECE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE KABULÜ
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/15-598 Esas, 2017/31 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK'nun “Dolandırıcılık” başlıklı 157. maddesi; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir” şeklinde düzenlenmiş, suçun daha fazla ceza verilmesini gerektiren nitelikli hallerine ise 158. maddede yer verilmiştir.
Malvarlığının yanında irade özgürlüğünün de korunduğu dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
1) Failin bir takım hileli davranışlarda bulunması,
2) Hileli davranışların mağduru aldatabilecek nitelikte olması,
3) Failin hileli davranışlar sonucunda mağdurun veya başkasının aleyhine, kendisi veya başkası lehine haksız bir yarar sağlaması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Fail kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek hileli davranışlar yapmalı, bu davranışlarla bir başkasına zarar vermeli, verilen zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı ve zarar da, nesnel ölçütler göz önünde bulundurularak belirlenecek ekonomik zarar olmalıdır.
Görüldüğü gibi, dolandırıcılık suçunu malvarlığına karşı işlenen diğer suç tiplerinden farklı kılan husus, aldatma temeline dayanan bir suç olmasıdır. Birden çok hukuki konusu olan bu suç işlenirken, sadece malvarlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır. Madde gerekçesinde de, aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyiniyet ve güvenin bozulduğu, bu suretle kişinin irade serbestisinin etkilendiği ve irade özgürlüğünün ihlâl edildiği vurgulanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, katılanın olay tarihinde sanıklarla ucuz dolar almak için anlaştığı, sanıklardan alacağı 140.000 dolar karşılığında sanıklara 80.000 Amerikan doları ve 9.000 Euro bulunan çantayı verdiği, içerisinde 140.000 Amerikan doları olduğu söylenen çantanın katılan tarafından açılıp bakılması sonucunda çantada dolar yerine, para dışında üzerinde dolar resmi bulunan fotokopi kağıtları ile beyaz kağıtların bulunduğunu gördüğü, sanıkların böylece katılandan 140.000 ABD doları menfaat elde etmeleri şeklinde gerçekleşen olayda, sanık .....'ün ikrarı, diğer sanıkların savunmaları, CD inceleme tutanakları, fotoğraf teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ....., ....., ..... ve istinaf dışı sanıklar olan ..... ve .....'un fikir ve eylem birliği içerisinde planlı ve organize bir şekilde katılanı dolandırdıkları, zarar miktarı ve kast yoğunlukları dikkate alınarak ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece yargılaması sırasında yapılan uzlaşma işlemlerinin, tüm taraflarla yapılmaması ve yapılan tebliğ işlemlerinin de usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle istinaf yargılaması sırasında Dairemizce bu eksiklik giderilerek yaptırılan uzlaştırma işlemleri sonucunda sunulan 17/08/2018 tarihli uzlaşma raporu uyarınca tarafların uzlaşamadıkları anlaşılmıştır.
-İlk derece mahkemesince Adli Emanet Memurluğunda kayıtlı olan eşyalarla ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiş ise de, ilk derece mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün bulunmuştur.
-Sanık ..... hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezası TCK.nun 51. maddesi gereğince ertelendiği halde, aynı Kanunun 53/4 maddesi hükmüne aykırı olarak 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi,
-Yargılama giderlerinin, haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ....., ....., ..... ile birlikte hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen .....'dan eşit olarak alınmasına karar verilmesine rağmen, yine hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ..... yargılama giderinden sorumlu tutulmayarak, sanıkların fazla yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi, yasaya aykırı görülerek düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle, Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarih, 2015/676 esas, 2017/576 karar sayılı kararında düzeltilmesine karar verilen hususlar ile tarafların uzlaşamaması ile sonuçlanan uzlaştırmaya ilişkin dairemizce ikmal edilen eksiklik dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 280/1-(a) maddesi gereğince hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilmesi ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Gerekçesi sonradan yazılmak üzere,
Eleştirilen hususlar dışarıda bırakılmak suretiyle;
1-Hatay 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/12/2017 tarih ve 2015/676 Esas, 2017/576 Karar sayılı hükmün sanık ..... hakkında 2. Maddesinde verilen TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına yönelik 12.Bendinin hükümden çıkarılmasına,
2-Sanıklar hakkındaki hükmün yargılama gideri ile ilgili bölümünün ''Hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilen sanık ..... yönünden yapılan yargılama giderleri düşüldükten sonra, kalan yargılama giderlerinin sanıklar ....., ....., ..... ve .....'dan ayrı ayrı eşit olarak alınarak hazineye gelir kaydına'' şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
Düzeltilmesine karar verilen hususlar dışında ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF TALEPLERİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
İstinaf yargılamasının sanıkların kusurundan kaynaklanmamış olması nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair sanık .....'ün yüzüne karşı, katılan ve sanıklar ..... ile .....'ün yokluklarında, Cumhuriyet Savcısı .....’ın huzurunda, mütalaya uygun ve 5271 Sayılı Yasanın 286/2 (a) maddesi gereğince KESİN olarak 12/04/2019tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. (¤¤)