T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/564
KARAR NO: 2024/18
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2020
NUMARASI: ... ESAS ... KARAR
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...- ...
Av. ...
Av. ...- ... Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği ...
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
YAZIM TARİHİ : 16/01/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme kapsamında davalının altişveren sıfatı ile çalıştırdığı dava dışı işçi ...'nin iş akdinin sona ermesini müteakip .... İş Mahkemesi'nin ... esas saylılı davasını ikame ettiğini, davanın lehine sonuçlanması neticesinde drava dışı işçinin davacı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını ve davacının anılan takip dosyasına 04/10/2017 tarihinde 43.842,34.TL, 06/06/2017 tarihinde 2.175,90.TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek toplam 46.018,24.TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Dağıtım Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle;" taraflar arasındaki Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin ile sözleşmenin eki niteliğindeki hükümlerine göre dava dışı işçinin davacının sorumluluğunda bulunan işler nedeniyle davalı şirket nezdinde çalışan dava dışı işçinin iş akdinin davalı tarafından haksız feshedilmesi sebebine dayanarak açtığı dava sonucunda verilen hükme konu alacaklar sebebiyle yaptığı ödemenin tamamı üzerinden olmak üzere davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, 46.018,24.TL alacağın, 43.842,34.TL'lik kısmına 04/10/2017 tarihinden itibaren ve 2.175,90.TL'lik kısmına 06/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI .... TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle;işçilik hakkında sorumluluklarının fiili çalışma dönemine ilişkin olduğunu, iş akdinin feshinden kaynaklanan sorumluluklarının olmadığını, dava dışı işçilerin iş akitlerinin feshedilmesi nedeniyle doğan tazminat alacaklarından, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. Maddesi gereğince işçilere karşı müteselsilen sorumlu olan tarafların, aralarındaki iş ilişkisinin bu sorumluluğun nihai olarak hangi tarafa ait olacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen Hizmet Alımı Sözleşmesi kapsamında asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen bedelin alt işverenden rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, davalı şirket çalışanlarından olan dava dışı işçi ... tarafından .... İş ve ... .Mahkemelerinde işçi alacakları talebi ile dava açtığı, mahkemelerce verilen kararların .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyaları ile takibe konulduğu, icra dosyasına 04/10/2017 tarihinde 43.842,34.TL, 06/06/2017 tarihinde ise 2.175,90.TL ödeme yapıldığı belirtilerek, toplam 46.018,24.TL'nın davalıdan rucüen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı ilamı bu mahiyettedir)
Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Tüm dosya kapsamından, dava dışı işçi ... tarafından, .... İş Mahkemesi'ne ait ... esas sayılı dosyada, davacı ve davalı aleyhine açılan işe iade davası sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, ancak dava dışı işçinin işe başlatılmadığı, .... İş Mahkemesi'ne ait ... Esas sayılı dosyada ise, dava dışı işçinin ... aleyhine açtığı işçilik alacaklarına yönelik dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın ... BAM 7.Hukuk Dairesi tarafından düzeltilip onanarak kesinleştiği, dava dışı işçi tarafından .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... sayılı dosya ile davacı ... aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, işe başlatmama, boşta geçen süre, yıllık izin alacağı ile yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harç gideri nedeniyle 04/10/2017 tarihinde 43.842,34.TL, 06/06/2017 tarihinde ise 2.175,90.TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki Hizmet Alımına ait Sözleşme ve sözleşmenin eki olan şartnamede işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair hüküm bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin, davalı yüklenici nezdinde, 02/10/2012-30/04/2015 tarihleri arasında çalışması olup, bu süreye işe iade davasındaki kararın kesinleşmesine kadar geçecek olan 4 aylık sürenin de eklenmesiyle, dava dışı işçinin çalışma süresinin 2 yıl, 6 ay, 28 gün olarak tespit edildiği, davalı son işverenin, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı olmak üzere, davacı tarafından ödenen tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, dava dışı işçinin alacaklarından ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin, feshe bağlı diğer haklardan olması sebebiyle davacı kurumun bu haklar nedeniyle ödediği tutarı da davalıya rücu edebileceği, davacının rücu edebileceği miktarın ise 46.018,24.TL olduğu anlaşıldığından, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.143,56.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 786,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.357,56.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi. 16/01/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır