T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/649 - 2023/830
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/649
KARAR NO: 2023/830
KARAR TARİHİ: 16/10/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2022
NUMARASI: ... D.... ... KARAR
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN: ...
VEKİLİ: Av...
KARŞI TARAF: 1 -...
VEKİLİ: Av...
KARŞI TARAF: 2 -...
VEKİLİ: Av...
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/10/2023
YAZIM TARİHİ : ...
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ve ... D. ..., ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
İhtiyati Haciz talep eden vekili dava dilekçesi ile; Asıl borçlu ... ... Petrol Nakliyat inşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi firması müvekkili bankanın Erzin/Hatay Şubesi ile imzaladığı sözleşmelere istinaden kullanmış olduğu borçları nedeniyle nakden borçlandığını ancak ödemesi gereken borçlarını zamanında ödemediği için hesapları banka tarafından tüm borçları kat edildiğini, aleyhinde ihtiyati haciz istedikleri müteselsil kefil ... ...'un da söz konusu ...'lere dayanarak kullandırılan kredilere müteselsil kefil olduğunu, borçluların kredi borçlarını geri ödemesini aksatması üzerine, ...'ye istinaden kullanmış olduğu taksitli ticari kredi borcundan kaynaklı toplam 1.833.266,30.TL'lik borcun ödenmesi için borçlu firma ve müteselsil kefiline Erzin Noterliği'nin 27/06/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirilmiş ise de bugüne kadar borcun ödenmediğini, asıl borçlu firmanın hesapları kat edildiğini ve buna ilişkin ihtarname keşide edilmiş olmakla müvekkili bankanın borçlulardan olan olacağı muaccel hale geldiğini, çekilen ihtarnameye ve borcunun muaccel hale gelmesine rağmen borcunu ödemeyen borçuların borçlarından ve taahhütlerinden kurtulmak için taşınmazlarını devretme ihtimalinin olduğunu ve adreslerini terk etme ve gizlemeye çalışabileceklerinin ortada olduğunu, bu durumda çok yüksek miktardaki müvekkili bankanın alacağının karşılıksız kalacağı açık olduğunu, bu nedenlerle işin önem ve ivediliği ile hadisede çok az bir zaman kaybının telafisi imkansız zararlarının doğurmasının muhakkak olması nedenleriyle karşı tarafa tebligat icrasına ve duruşma yapılmasına mahal olmaksızın teminatsız olarak veya belirlenecek teminat karşılığında asıl borçlu ... ... Petrol Nakliyat inşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi, müteselsil kefil ... ...'un işbu borçları için taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının hesap kat tarihi itibariyle taksitli ticariden kaynaklı toplam 1.833.266,30.TL'lik miktarı üzerinden ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretininde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve ... D. ... , ... Karar sayılı kararı ile;2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince dosya içeriği, borçluların mal kaçırma ihtimali dikkate alınarak 2004 sayılı İİK.nun 258/2 maddesi gereğince takdiren borçlular dinlenmeden 6100 sayılı HMK.'nun 316/1-c maddesi delaletiyle 320/1 maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda alacaklı vekilinin talebinin kabulü ile borçluların 1.833.266,30 TL lik borcuna ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Eden Borçlular vekili itiraz dilekçesi ile; ihtiyati haciz kararına konu icra takip dosyasında alacağa, alacak kaynağı olan kredi sözleşmesine, sözleşmede bulunan imzaya, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının da yetkisiz mahkemede alındığını ve bu kararın gıyabında verildiğini, ihtiyati haciz talebinin icra takibine itiraz edilmesi üzerine istenildiğini, itirazın iptali davasının sonucunun beklenilmediğini, takibe konu alacağın ihtilaflı olduğunu, alacağın tehlikede olduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, takibe dayanak kredi sözleşmesinde kefalet koşulları oluşmadığını ve usulüne uygun şekilde hesap kat ihtarı yapılmadan takibe konulduğunu, ihtilaflı ihtiyati haciz nedeniyle müvekkillerinin ticari hayatının tehlikeye sokulduğunu, ihtiyati haciz kararı ve teminat bilgisi icraya sunulmadan usulsüz işlem yapıldığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, alacaklının mahkemeye yatırmış olduğu teminat üzerine tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince itiraz değerlendirilmek üzere duruşma açılarak taraflar dinlenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARAR ÖZETİ :
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ve ... D. ..., ... Karar sayılı kararı ile; sözleşmedeki imzanın borçluya ait olup olmadığı ve sahtelik iddiası, açılabilecek bir menfi tespit davasında incelenecek hususlardan olduğu, genel kredi sözleşmelerinin 13/4 maddelerinde, sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklarında Adana İcra Daireleri ile mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiği, bu nedenle yetkiye yapılan itirazın yerinde görülmediği, ... ...'un kefaletinin TTK'nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşıdığı, kendisinin borçlu şirketin ortağı olduğu ve kefalet için eşinin rızası gerekmediği, icra takibinden sonra takibe itiraz edilmiş olması halinde dahi tedbir mahiyetinde olan ihtiyati haciz kararı alınıp, itiraza uğrayan takip dosyasında uygulanmasının mümkün olduğu, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın yerinde olmadığı, kararın İİK'nın 257. ve devamı maddelerine uygun bulunduğu gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
KARŞI TARAF VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Karşı Taraf vekili istinaf talebi ile; İhtiyati haciz kararına konu icra takip dosyasında alacağa, alacak kaynağı olan kredi sözleşmesine, sözleşmede bulunan imzaya, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, icra müdürlüğünün 19.12.2022 ve 20.12.2022 tarihli kararları ile icra takibinin durdurulduğunu, icra takibinin yetkisiz icra dairesine başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemede alındığını, HMK 6/1 maddeye göre yetkili mahkemenin kural olarak davalı gerçek veya tüzel kişinin ihtiyati hacizn talep edildiği tarihte yerleşim yeri mahkemesi olduğu, gerek müvekkili gerçek kişinin gerek ise müvekkili şirketin yerleşim yerinin Hatay/Erzin olduğu bu nedenle mahkemenin ihtiyati haciz kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının gıyaplarında verildiğini, ihtiyati haciz kararının, icra takibine itiraz edilmesi üzerine talep edildiğini, takibe konu alacağın ihtilaflı olduğunu, takibe dayanak belgelerdeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, icra müdürlüğüne yapmış oldukları itirazda açık şekilde alacağın kaynağı kredi sözleşmesine itiraz edildiği gibi sözleşmede bulunan imzalara da itiraz edildiğini, müvekkillerinin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmeden alınmış ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, usulüne uygun şekilde hesabın kat edilmediğini, yerel mahkemeninin usulsüz tebligatlara ilişkin herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadığını, ihtiyati haciz kararın verilebilmesi için alacağın tehlikede olduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin mahkemeye sunulmadığını, takibe dayanak kredi sözleşmesinde kefalet koşulları oluşmadığını, takibe dayanak kredi sözleşmesinin usulüne uygun şekilde hesap kat ihtarı yapılmadan takibe konulduğunu, alacak dayanağı ihtilaflı, usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz nedeniyle müvekkillerinden ticari hayatı tehlikeye sokulduğunu, alacaklının, mahkemeye yatırmış olduğu teminat üzerine tedbir talepleri bulunduğunu, mahkeme tarafından verildiği iddia edilen ihtiyati haciz kararı ve teminat bilgisinin icraya sunulmadan usulsüz işlem yapıldığını, bu nedenlerle tehiri icra taleplerinin kabulü ile istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ... D..... ... Karar sayılı kararının ilamının icrasının geri bırakılmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ... D..... ... kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak itirazlarının ve talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağı teminen İİK 257 vd. m. uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi 20/12/2022 tarih ... D.... Esas - ... D.... Karar sayılı kararı ile; ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına borçluların itirazı üzerine İlk Derece Mahkemesi 24/01/2023 tarih ve ... D.... Esas - ... D.... Karar sayılı ek kararı ile; ihtiyati haciz kararına yapılan itirazının reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK’nun 257. maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK’nun 258.Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
6098 sayılı TBK'nun 586. maddesi uyarınca, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Somut olayda, ihtiyati hacze konu alacağın genel kredi sözleşmesine dayandığı, sözleşmede yetkiye ilişkin hüküm bulunduğu ve bu hükmün HMK 17 ve TTK 7 maddelerine göre itiraz edenler yönünden bağlayıcı olduğu, kefaletin şeklen geçersiz olduğunun ve imzaların itiraz edenlere ait olmadığının ileri sürüldüğü, borçluların bu husustaki itirazının, ileride açılacak menfi tespit ya da itirazın iptali davasında çözümlenmesi gereken sorunlar olduğu, alacaklı banka tarafından hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği, asıl borçlu ve kefil bakımından hesabın kat edilmesinin alacağın muacceliyeti için yeterli olduğu, her ne kadar davalı tarafından yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı, usulsüz tebligata ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı belirtilmiş ise de bu husuların ihtiyati haciz verilmesine engel teşkil etmediği, yasada sınırlı olarak sayılan itiraz nedenlerinden de olmadığı, mahkemece teminat karşılığında ihtiyati haciz verildiği, ihtiyati haciz talep edence kesin teminat mektubunun dosya kapsamına sunulduğu, ihtiyati haciz kararı nedeniyle hüküm altına alınan ve lehine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından yatırılan teminatın ihtiyati haczin haksız çıkması halinde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları zararın teminatı niteliğinde olduğu, teminatın iadesinin talep edilmesi halinde mahkemece teminatın iadesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği husunda her zaman karar verilebileceği, tüm bu nedenlerle, ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleştiği ve ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz edenler vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen 24/01/2023 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-İtiraz edenler vekili tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ve ... D. ..., ... Karar sayılı kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 269,85.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95.TL'nin itiraz edenden alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA
3)-İstinaf kanun yoluna başvuran itiraz eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin itiraz eden üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 16/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır