¸
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2996
KARAR NO: 2025/3045
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 22/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu faturalardan dolayı davacının iş yerinde mevcut abonesi olduğu 92792610000 hizmet numaralı elektrik sayacına uygulanacak elektrik enerjisi kesilmesi işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından 23.09.2025 tarihli ara kararla "Talep edenin iş yerinde ihtiyaçları için elektriğin olmazsa olmaz koşul olması, davalının elektrik dağıtım faaliyetinin tekel niteliği, idarenin yönetmelik gereği elektrik kesintisi yapma şartlarının oluşup oluşmadığının ancak yargılama sonucu tüm delillerin toplanmasından sonra belirlenecek olması, elektriğin kesilmesi halinde davacı aleyhine telafisi güç ciddi bir zararın doğacağı olasılığının bulunduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kanaatiyle HMK 389. Md.sinde düzenlenen yasal şartlar oluşmakla elektik kesinti yapılmaması yönünden ihtiyati tedbir talebinin fatura değerinin %15'i oranında teminat karşılığı ve alacağın icraya konu edilmemesine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir. " gerekçeleriyle
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,
2-Dosyadaki delillerle mevcut durumuna göre dosyasındaki DF12025000023911 ve DF12025000022442 faturalar toplamı 458.722,67 TL'nin %15'ine tekabül eden (68.808,41 TL) teminat karşılığı aleyhine ihtiyati tedbir istenen tarafın işbu davanın sonuna kadar, ihtiyati tedbir talep eden ... Fatih/İstanbul adresinde bulunan 92792610000 hizmet/tüketim/sayaç numaralı iş yerine 6100 Sayılı Kanunun 389. Madde uyarınca anılan fatura bakımından tedbiren elektrik kesintisi uygulamamasına, elektrik kesintisi uygulanmış ise kesintiye son verilmesine, karar verilmiştir.
Karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda 14.10.2025 tarihli kararla "İddianın ileri sürülüş biçimi ve sunulan tapu kayıtlarına göre kaçak kullanımı bulunmayan kişilerin elektrik kesintisinden etkilenme olasılığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olması, davacının ihtiyaçları için elektriğin olmazsa olmaz koşul olması, davalının elektrik dağıtım faaliyetinin tekel niteliği, kaçak kullanımın sabit görülmesi halinde bedelinin her zaman tahsil edilebilecek olması, idarenin yönetmelik gereği elektrik kesintisi yapma şartlarının oluşup oluşmadığının ancak yargılama sonucu tüm delillerin toplanmasından sonra belirlenecek olması, elektriğin kesilmesi halinde davacı aleyhine telafisi güç ciddi bir zararın doğacağı olasılığının bulunduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kanaatiyle HMK 389. Md.sinde düzenlenen yasal şartlar oluşmakla elektriğin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin % 15'i teminat karşılığı kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı" gerekçeleriyle ihtiyati tedbir kararına itirazların reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kaçak elektrik tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, kaçak kullanımın sabit olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit, elektriğin kesilmemesi ve faturanın icraya konu edilmemesi hususlarında ihtiyati tedbir taleplerine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı, teminatın süresinde yatırılıp yatırılmadığı noktalarında toplanmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954sayılı ilamları da aynı yöndedir.).HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdi ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davalı ...ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/11/2025