T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2735 - 2025/2604
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2735
KARAR NO: 2025/2604
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/06/2025
NUMARASI: 2025/257 Esas ve 2025/542 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : HASIMSIZ
MÜDAHİLLER:
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ:05/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/12/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, 2025/257 Esas ve 2025/542 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuru gıda, toptan yaş sebze ve meyve, kuruyemiş, bakliyat ve narenciye ithalat ve ihracat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ancak 23/09/2024 tarihinde şirketin faaliyet gösterdiği fabrikada büyük bir yangın felaketi meydana geldiğini, bu yangın neticesinde fabrikanın tamamen yandığını ve müvekkili şirketin maddi ve manevi büyük bir kayba uğradığını, öte yandan son yıllarda ülkede ve küresel boyutlarda yaşanan ekonomik krizden kaynaklı döviz kurlarındaki düşüklük ile finans kurumlarındaki faiz oranlarının aşırı yüksekliği ve yine ekonomik kriz nedeniyle müvekkili şirketin doğu Avrupa pazarındaki payı ve diğer ülkelerle olan rekabet gücünün düştüğünü, bu durum neticesinde de müvekkili şirketin finansal anlamda mali bir kriz içerisine girdiğini, şirketin ve ortaklarının birbiri ile bütün olarak aynı kapsamda borçlu ve sorumlu olduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında müvekkilleri ... ., ... ve ...'na tanınacak konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceklerini belirterek, müvekkili ... hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, 2025/257 Esas ve 2025/542 Karar sayılı kararında, davacının borçlarını faaliyet gelirleriyle ödemesinin mümkün olmadığı, ayrıca davacının stoklarında görünen toplam 30.721.428,95 TL tutarındaki ticari malların hiç bulunmadığı, davacının faaliyetini sürdürmesi için gerekli sermayesi de bulunmadığından, konkordato projesini gerçekleştirme ihtimali olmadığı, davacı borca batık olmamasına rağmen konkordato projesinde tüm borçlarını faizsiz sadece ana para olarak eşit taksitlerde 36 ayda ödeyeceğini ön gördüğünü, borcun tamamının faizleriyle ve ferileri ile birlikte ödenmesi ön görülmediğinden davacının projesi bir tenzilat konkordatosu olduğunu, tenzilat konkordatosunun sadece borca batık olan borçluların başvurabileceği bir yol olduğunu, borca batık olmayan yani alacakları ve varlıkları borçlarını karşılayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu teklif etmesi halinde bu teklif bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması şartı, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartını yerine getirmediğinden, borçlunun konkordatosunun tasdik edilemeyeceğini, bu nedenle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığından İİK'nun 292/1-b maddesi uyarınca davanın reddine şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, önceki yıllardaki borç ödeme performansı ve kar marjları, konkordato yargılamasında tek başına ve mutlak surette belirleyici delil olamayacağını, bu göstergeler, şirketin mali sağlığı hakkında genel bir fikir verse de, özellikle olağanüstü olaylar, sektör koşulları ve mevsimsel dalgalanmalar gibi faktörler göz önüne alınmadan, yalnızca geçmiş performansa dayanarak şirketin borçlarını ödemekte yetersiz olduğu sonucuna varmak hukuken ve adil yargılanma ilkeleriyle bağdaşamayacağını, Konkordato, şirketin mevcut mali durumu ve gelecekteki ödeme gücü esas alınarak, alacaklılarla uzlaşma ve yeniden yapılandırma amacıyla düzenlenmiş bir hukuk mekanizması olduğunu, mahkeme, yargılama sırasında şirketin geçmiş performansını destekleyici veri olarak dikkate alabileceğini, ancak, esas karar, şirketin güncel finansal durumu, projeksiyonları ve sürdürülebilirlik potansiyeli üzerinde yoğunlaşması gerektiğini, sadece geçmiş performansa dayanarak, 'borçları ödemekte yetersizdir' veya 'düzenli ödeme yapmamıştır' şeklinde tespit yapmak, hem hukuka hem de konkordatonun ruhuna aykırı olduğunu, ayrıca, konkordato sürecinde mahkemenin, adil yargılanma ilkeleri ve şirketin yeniden yapılandırılma hakkını gözeterek, tüm delilleri kapsamlı şekilde değerlendirmesi gerektiğini, bu nedenle, yalnızca geçmiş performanslar değil, güncel ekonomik koşullar, olağanüstü olaylar ve şirketin toparlanma stratejileri de dikkate alınmadığını, konkordato talebinin değerlendirilmesinde, şirketin geçmiş performansı ve kar marjları, sadece destekleyici ve tamamlayıcı unsurlar olarak esas alınması; odak noktasının ise, şirketin şu anki mali durumu ve gelecekteki ödeme potansiyeli/proje olması gerektiğini, bunun yanında, haklarındaki dosyalar tefrik edilen diğer davacılar ve aynı zamanda şirket ortakları ... ve ...'nun, dosya arasındaki makul güvence raporları, sahip oldukları taşınmazlar bunların ortağı oldukları şirkete ürün tedariği sağlayabilecekleri gibi unsurlar değerlendirilmeden sığ bir değerlendirme ile sonuca gidildiğini, açıklanan nedenlerle; İstinaf başvurusun kabulüne, Adana 1.ASTM nin 2025/257 E. - 2025/542 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, tasdik talebinin kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, 2025/257 Esas ve 2025/542 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.
2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt)
2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.
Somut olayda, davacı tarafın konkordato talebi, ön projesinde 82.877.192,97-TL tutarındaki borcunun, yine ön projede belirtilen ticari faaliyetlerinde elde edeceği gelirle ödenmesi ile taşıt ve gayrimenkullerin ihtiyaç halinde satılması esasına dayanmakta olup, davacı tarafından sözkonusu anaparanın faizsiz olarak konkordatonun tasdikinden itibaren 36 ay (3 yıl) vadede ödenmesine dayanmaktadır. Konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, şirketin borçları, mevcut faaliyetleri ve gelir durumu, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının gerek bilançolarındaki kaydi değerlere ve gerekse rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, davacının 2023 yılı net karının 102.623,84 TL, 2024 yılı net karının 1.658.993,51 TL 2025 yılı 1. Dönem net karının 218.516,15 TL olduğunun tespit edildiği, stoklarda görünen 30.721.428,95 TL ticari malın bulunmadığı, davacının borçlarını faaliyet gelirleri ile ödemesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacının konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, davacının ön projesinde borcun tamamının belirtilen vadede ödeyeceğini öngörülmüş olmakla birlikte ödenmesi öngörülün borcun yalnızca anaparaya ilişkin olup bu anapara borcunun fer'ilerini kapsamadığı, bu haliyle davacının konkordato talebinin hem vade ve hem de tenzilata ilişkin olduğu, tenzilat konkordatosunun sadece borca batık borçlunun başvurabileceği bir yol olup, iflasa tabi bir borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın, iflası halinde alacaklıların elde etmesi muhtemel alacak tutarından fazla olması ve teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartlarını yerine getirmesi gerektiği, davacı vekili tarafından komiser raporuna ilişkin yargılama sırasında beyanda bulunulduğu, komiser tarafından davacının önceki yılları da ki faaliyetleri karşılaştırılarak ve davacının konkordato ön projesi belirtilen husular gözetilerek rapor düzenlendiği, sonuç olarak ilk derece mahkemesince teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının yerine getirilmediği, konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, 2025/257 Esas ve 2025/542 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, İİK'nın 293/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/12/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip