T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2453
KARAR NO: 2025/2281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2020
NUMARASI: 2019/931Esas 2020/841Karar
DAVACI: ... -...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVALI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
İLİŞKİLİ KİŞİ: 1
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 04/11/2025
YAZIM TARİHİ : 04/11/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/931 Esas ve 2020/841 Karar sayılı kararı aleyhine davacı ve davalı vekillerinin istinafı üzerine Dairemizce 15/03/2024 tarih ve 2021/671 Esas-2024/422 karar ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2025 tarih ve 2024/4778 Esas-2025/4318 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine duruşma açılarak yapılan istinaf yargılaması sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ortağı ve yöneticisi olduğu ... Özel Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’ne ait , ..., ... Mahallesi, 32. Sokakta bulunan okul binası ... Okullarına kiraya verildiği, Kira sözleşmesi ile birlikte 2 adet bononun ... ve ... tarafından düzenlenerek davacıya verilmek üzere davalı ...’a teslim edildiği, ancak davalının bonoları teslim yükümlüğünden kaçındığı ileri sürülerek zayi olan bonoların davacıya iadesine, iade edilmez ise iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf dava konusu bonolarda alacaklı, borçlu, ciranta konumunda olmadığı, davaya konu senetlerin 17.12.2016 tarihinde bizzat davacıya teslim edildiği, davacı ile davalının arkadaş olmasından dolayı belge alınmadığı, dava dilekçesinde belirtilen kiralama işine davalının yaptığı emlak komisyoncusundan dolayı 50.000,00 TL talep edilmesinden dolayı bu davanın açıldığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Talebe konu bonolarla ilgili olarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile 16.06.2020, 24.06.2020 ve 02.07.2020 tarihlerinde olmak üzere 3 kez ilan yapılmış ancak bonolar mahkememize ibraz edilmemiştir. Somut olayda, deliller kısmında açıklanan ve davalının ıslak imzasını taşıyan belgeden dava konusu 2 bononun davalıya tesliminden sonra ziyaa uğradığı kanaatine varılmıştır. Yapılan ilanlara karşılık bonolar mahkememize sunulmamıştır. Bu nedenlerle talebin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 210.000,00 TL tutarlı, ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 396.000,00 TL tutarlı iki adet bononun iptaline, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; iş bu davada ilk talebinin senedin iadesine yönelik olduğunu beyan etmekle bu talebinin hatalı olarak zayi nedeniyle senet iptali olarak yorumlanmasına itiraz etiklerini bu nedenle davanın hasımsız olduğunu yargılama ve vekalet ücreti yönünden verilen kararın da hatalı olduğunu, ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf talebi ile; davacının istinaf başvurusuna karşı katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduklarını, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının onanmasını talep ettiklerini, ancak açılan davanın hasımsız olarak yürütülmesi gerekirken müvekkil davalının taraf gösterilmesi nedeniyle tarafımıza husumet yöneltildiğini, bu nedenle davanın zayi nedeniyle senet iptali neticesinde müvekkil yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilip lehe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini bu nedenle yerel mahkeme kararının hüküm kısmının lehe hükmedilecek vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/931 Esas, 2020/841 Karar sayılı dosyası.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Senedin Zilyetliğinin Devri" talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle, davaya konu bonoların keşidecisi tarafından düzenlendikten sonra kendisine teslim edilmek üzere davalıya verildiği ve fakat davalı tarafından kendisine teslim edilmeyip zayi olan bonoların akıbetinin bilinmediği ileri sürülerek senetlerin iadesi talep edilmiş, davalı vekili tarafından senetlerin davacıya teslim edildiği ve kendisinde bulunmadığı savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 2017/1733 E.-2018/696 K. Sayılı ve 13.07.2018 günlü kararıyla senetlerin iadesine ilişkin talebin kabulü ile dava konusu iki adet bononun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, senetlerin iptali talebinin reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 2018/1537 E.-2019/1126 K. sayılı ve 18.10.2019 günlü kararıyla 6100 sayılı HMK'nın 33.maddesi gereğince hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, buna göre davacının talebinin "zayi nedeniyle senetlerin iptali" şeklinde anlaşılması ve davalı tarafın husumet durumunun incelenmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kaldırılarak gerekli ilanların yaptırılması ve ilanda belirtilecek sürelerin beklenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce yeniden yapılan yargılama sonucunda, 09/10/2020 tarihli 2019/931 Esas 2020/841Karar sayılı kararla dava konusu iki adet bononun iptaline karar verilmiş, işbu karara karşı davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi sonucunda Dairemizin 15/03/2024 tarih ve 2021/671 Esas- 2024/422 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dava konusu bonoların zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Dairemiz kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2025 tarih ve 2024/4778 Esas-2025/4318 Karar sayılı ilamı ile;
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31. maddesi gereğince "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" ve aynı Kanun'un 33. maddesi gereğince "Hakim, Türk Hukukunu resen uygular" ilkesi gereğince bir uyuşmazlıkta olayları açıklamak taraflara, olaya uygulanacak hukuk kurallarını bulup uygulamak ve hukuki nitelemeyi yapmak hakime aittir. Dava dilekçesinde "zayi" ibaresi kullanılmışsa da davacı vekili, davacının lehdarı olduğu bonoların davalıda olduğunu ileri sürerek iadesini talep etmiştir. Dava konusu senetlerin üzerinde de "...Aslı ...'a teslim edilmek üzere teslim alınmıştır. Senet tarihleri bilahare atılacaktır. 26.11.2016 ......" ibaresi ile senetlerin davalıya teslim edildiği yazılıdır. Davalı taraf ise senetleri aldığını ancak 17.12.2016 tarihinde davacıya teslim ettiğini savunmuştur. Bu durumda davacının işbu davada, senetlerin zayi nedeniyle iptalini talep ettiği sonucuna ulaşılmamaktadır.
Zayi nedeniyle senet iptali davasının, 6102 sayılı TTK'nın 778/1-ı hükmü delaletiyle aynı Kanun'un 757 ve devamı maddelerinde belirtilen şartlarda açılması söz konusudur. Hal böyle olunca somut davanın, senetlerin zilyetliğinin davacıya devri olarak nitelendirilip buna göre tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından, alacaklı olduğu davadışı üçüncü kişilerce kendisine teslim edilmek üzere davalıya teslim edilen 2 adet bonoyu davalının teslim etmediği ileri sürülerek senetlerin kendisine iadesine karar verilmesinin talep edildiği, bu haliyle davacının talebinin davaya konu 2 adet bononun zilyetliğinin devri istemine ilişkin olduğu, davalının bonoları üçüncü kişiden aldığı ve daha sonra davacıya teslim ettiğine ilişkin savunması nazara alındığında uyuşmazlık konusu bonoların davalıya verildiğinin sabit olduğu, davalı tarafından senetleri davacıya teslim ettiğine ilişkin savunmasını ispat bakımından tanık deliline dayanılmış ise de uyuşmazlık konusu bonoların ayrı ayrı 210.000,00.TL ve 396.000,00.TL bedelli olduğu gözönüne alındığında 6100 sayılı HMK'da düzenlenen tanıkla ispat sınırının üzerinde kaldığı, davalı tarafından usulüne uygun başkaca yazılı delil ibraz edilmediği gibi yemin deliline de dayanılmadığı, bu durumda üçüncü kişiden aldığı bonoları aldığı sabit olan davalının bu bonoları davacıya teslim ettiğine yönelik savunmasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davanın kabulü ile, ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği, 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 210.000,00.TL tutarlı ve ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği, 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 396.000,00.TL tutarlı 2 adet bononun Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine,
2-Alınması gereken 41.395,86 TL ilam harcından, toplam 10.348,96 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 31.046,90.TL harcın Davalıdan Alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 96.900,00 TL vekalet ücretinin Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 10.348,96 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.380,36 TL'nin Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine,
5-Davacı tarafından harcaması yapılan 13 tebligat gideri 156,50 TL, yargılama giderinin Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine,
6-6100 sayılı HMK'nın 297/ç bendi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde Yatıran Tarafa İadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
1-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 41.395,86 .TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 10.349,00 .TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 31.046,86.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)-Davacı tarafından yatırılan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
b)6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Yargıtay bozma ilamı gereği zorunlu olarak duruşma açıldığından Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih, 2021/2-96 esas, 2021/205 karar sayılı ilamı uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde verilecek dilekçe ile yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸