T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1264
KARAR NO: 2025/1340
KARAR TARİHİ: 30/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2025
NUMARASI: ... Esas, ... Karar
DAVACI: ... -TCK NO:...,
VEKİLİ: Av. ...,
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...,
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 30/06/2025
YAZIM TARİHİ : 30/06/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin dava ve takip konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçeyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava da 18/11/2024 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326. maddesine göre kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır.
Somut olayda davacı tarafından dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası açılmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi uyarınca iş bu menfi tespit davası arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır. Davacı vekili tarafından dava tarihinden önce iş bu dava ile ilgili arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir evrak sunulmamış olup, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kesin süreye rağmen bu hususta bir beyanda da bulunulmamıştır. Bu nedenle, mahkemece arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun ise de, davalı vekilinin 25/01/2025 tarihinde dosyaya vekaletname sunduğu ve taraf vekili olarak kaydedildiği, ancak mahkemece hüküm fıkrasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği, oysa 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ ve 326. maddeleri ile karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. ve 7/2. maddelerine göre davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği nazara alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunması gerektiği, ilk derece mahkemesi kararının bu açıdan usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davalı vekili tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a)-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
b)-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alındığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
c)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
ç)-Davalı kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
1)-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
2)-Davalı tarafça istinaf yargılama gideri olarak yapılan 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
5)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 30/06/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır