T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/247 - 2025/721
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/247
KARAR NO: 2025/721
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/10/2024
NUMARASI: 2024/1126 ESAS 2024/1066 KARAR
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVALILAR: 1 -...
VEKİLİ: Av. ...
: 2 -...
VEKİLİ: Av....
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
YAZIM TARİHİ : 17/04/2025
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih ve 2024/1126 Esas, 2024/1066 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket bünyesinde Elektronik Cihaz Sigorta poliçesiyle korumalı sigortalı ... A.Ş.'ye ait ...'nde bulunan şehir şebeke yağmur suyu hattının yetersiz kalmasıyla rögardan tepen pis suyun Radyasyon Onkoloji binasının -2 katının su bastığını ve yaklaşık 1 metre yükseldiğini, bu katta bulunan cihaz, ekipman ve mobilya vb. hasar aldığını, davalılardan inşaat şirketinin hastaneye bitişik ek inşaatın derin harfiyatı ve yağmur suları sebebiyle rögarın ortaya çıktığını ve biriken suyun hastaneye sirayet ettiğini, tahliye için açıkta olanı kırmak suretiyle hasara sebep olunduğunun tespit edildiğini ve tanzim edilen ekspertiz raporu doğrultusunda belirlenen 3.134.327,03.TL tazminatın hak sahibine ödendiğini, hasarın şirket eksperi ve mahkemece yaptırılan delil tespiti sonucu belirlendiğini, ilgili ödemenin hasarın meydana gelmesine sebep olan kişilerden tahsil hakkının tazminat ödemesi yapan sigorta şirketine verildiğini, 07/09/2023 tarihli toplantıda büro dosya no:2023/... Arabulucu no:2023/... sayılı anlaşmama tutanağı imzalandığını, anlaşma olmadığından iş bu rücuen tazminat davasının açılmasına zaruret hasıl olduğunu, 3.134.327,03.TL tazminatın ödeme tarihi 13/05/2022 itibariyle işleyecek yasal faiz yargı giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih ve 2024/1126 Esas, 2024/1066 Karar sayılı kararı ile; Davacı, şirket bünyesinde Elektronik Cihaz Sigorta poliçesiyle korumalı sigortalı ... A.Ş.'ye ait ...'nde bulunan şehir şebeke yağmur suyu hattının yetersiz kalmasıyla rögardan tepen pis suyun tepmesi sonucu zarar oluştuğundan bahisle tazminat talebinde bulunmuş ise de; anlatılan olay doğrultusunda davalının hizmet kusuruna dayanılarak tazminat talep edildiğini, idarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince ilgili idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiğini, yargı yolu sorunu HMK 114. maddesinde dava şartı olarak düzenlendiğinden ve kamu düzenine ilişkin olduğundan açıkça veya hiç ileri sürülmese de mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini, buna göre davalılar yönünden yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; 20.12.2021 tarihinde şirket bünyesinde elektronik cihaz sigorta poliçesiyle korumalı sigortalı ...'ne ait ...'nde bulunan şehir şebeke yağmur suyu hattının yetersiz kalması sonucu logardan geri tepen pis suyunun hastanedeki elektronik aletlere zarar verdiğinden yapılan ekspertiz incelemesi sonucu tanzim edilen rapor doğrultusunda ödenen 3.134.327,03.TL tazminatın rücuen ... , ... , ... İle ... hakkında açılmış davanın yapılan muhakemesinde mahkeme davalılar ... ile ... aleyhine olan davanın Tefrikine karar verildiğini ve tefrik edilen dava esasa kaydedildikten sonra tensiben davanın usulden reddine karar verildiğini, meydana gelen hasarda davalılar ... ile ... hasardan diğer davalılar ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarından davanın adli mahkemede davanın görülmesinin yasa hükmü olduğunu, her iki Belediye, ilçede meydana gelen su baskını, sel ve tabi afetlerden dolayı meydana gelen hasarı gidertme yükümlüklerinde olduğunu, bunun ihlali halinde sorumlulukların İdari yargıda çözülmesinin mümkün olmadığını, dava ekonomisi ve meydana gelen hasarın cinsi nazarı itibare alındığında davalıların diğer davalılar gibi Adli yargıda yargılanmaları gerekirken bunun aksi karar verilmesi kararın kaldırılmasına sebep olduğunu, bu nedenlerle; yasaya, dosya münderecatına ve oluşuma aykırı ve acele verilen mahalli mahkemenin 02.10.2024 gün 2024/1066 sayılı kararının kaldırılmasına, istinaf incelemesi sonuna kadar icra takiplerinin geri bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1126 Esas, 2024/1066 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine dair karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlıkta, öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartlarından olan yargı yolunun caiz olup olmadığı hususunun incelenmesi gerekir. Yargı yolu dava şartı niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen göz önünde tutulmalıdır.
İdarenin kusura dayanan sorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru” kavramı ile anlatılmaktadır. Hizmet kusurunun tam ve kapsamlı bir tanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak doktrinde hizmet kusuru, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması şeklinde tanımlanmaktadır. Hizmet kusurunun üç durumda varlığı hem yargı içtihatları hem de öğreti tarafından kabul edilmiştir. Bu üç durum; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.
Buna göre idare kural olarak yürüttüğü kamu hizmeti ile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının “b” bendi gereğince “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar” idari yargı yerinde tam yargı davası açabilecektir.
Davalı taraflar bir kamu tüzel kişisi olup eylem ve işlemleri kamusal nitelik taşımaktadır. Anılan tüzel kişiliğe bağlı olarak ve kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren Belediye organlarının eylem ve işlemleri de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalılara yöneltilmesinin nedeni de davalı tarafların hizmet kusuruna ilişkindir.
Açıklanan sebeple uyuşmazlık tamamen idarenin eyleminden kaynaklanın zararın tazmini olup uyuşmazlığın görülme yeri idare mahkemeleridir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2019 tarihli, 2017/4-1688 Esas, 2019/1374 Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07/10/2020 tarihli, 2020/2303 Esas, 2020/3245 Karar sayılı ilamları)
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih 2024/1126 Esas, 2024/1066 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar harcından peşin alınan 427,60.TL'nin mahsubu bakiye ile 187,80.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin DAİREMİZCE YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/04/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip