T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/70
KARAR NO: 2025/60
KARAR TARİHİ: 13/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2021
NUMARASI: ... ESAS ... KARAR
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - -... - ...
VEKİLLERİ: Av. ....
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/01/2025
YAZIM TARİHİ : 13/01/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müşterisi olan ...'nın çek hesabından 22.01.2018 tarihinde 66.000,00.TL para çekildiğini, ancak davalı ... tarafından bankaya sunulan çekin sahte olması sebebi ile bankanın zarara uğradığını, bu nedenle ... Cumhuriyet Bassavcılığı'nın ... sayılı suç duyurusunda bulunduklarını ve davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini bu nedenle itirazın iptali ile davalı hakkında %20 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilgili çeki ticareti dolayısıyla ciro yoluyla aldığını ve iyi niyetli olduğunu, bankaca sahteliği anlaşılamayan çekin, müvekkilince de anlaşılamayacağını, bu nedenle basiretli tacir gibi davranmayarak sahte çek dolayısıyla ödeme yapan bankanın müvekkilinden ödeme talep edemeyeceğini bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini , tanık dinletme talebinin bulunduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; Davalı tarafın ilgili çeki işleme koymadan evvel Findeks aracılığı ile sorgulama yapıldığını, bu şekilde tahsil işlemine koyduğunu, iyi niyetli olduğunu, Findeks aracılığı ile dava konusu çekin sorgulama yapılmasının davacı bankanın sahte çek nedeniyle ödeme yaptığı davalıya rücu hakkını ortadan kaldırmadığını, davalının bu iddialarının ancak sorumluluk isnadında bulunduğu kişilere karşı kendi iç rücu ilişkisinde değerlendirilebileceğini, bu nedenle davacı tarafın davasını ispat etmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğini, alacağın ihtilaflı olması nedeniyle likit olmadığına kanaat getirilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle çekin güvenilir olup olmadığı ile ilgili sorguyu Findeks üzerinden yaptıklarını, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef olduğunu, TTK 812. Maddesinde muhatap bankanın, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemesi sebebiyle uğradığı zarar için sahtecilik veya tahrifat fiilini işleyen faile başvurabileceğini, Cumhuriyet Başsavcılığınca müvekkili hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, buna göre müvekkilinin sahtecilik ve tahrifat fiilini işlemediğini, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazminini isteyebileceğinin değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, gerçekleşen hadiselerin tümünde bankanın ağır kusuru bulunduğunu beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; sahte çekten dolayı bankanın uğradığı zarardan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan; bankanın müşterisi olan ...'nın çek hesabından 22.01.2018 tarihinde 66.000,00.TL para çekildiğini, ancak davalı ... tarafından bankaya sunulan çekin sahte olması sebebi ile bankanın zarara uğradığını ileri sürmüş; davalı yan ise, çeki ticareti dolayısıyla ciro yoluyla aldığını ve iyi niyetli olduğunu, bankaca sahteliği anlaşılamayan çekin davalı tarafından da anlaşılamayacağını, bu nedenle basiretli tacir gibi davranmayarak sahte çek dolayısıyla ödeme yapan bankanın müvekkilinden ödeme talep edemeyeceğini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından ise bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; TTK 812 uyarınca muhatap bankanın sahte çeki ödemesi sebebiyle sahtecilik ve tahrifat fiilini işleyen faile başvurabileceğini, ancak muhatabın son cirantacı hamile başvurup başvuramayacağı hususunun takdirinin mahkemede olduğunu, doktrin ve Yargıtay kararlarına göre hamile başvurulabilmesi için hamilin kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerektiğini, ancak Yargıtay kararlarında sahte imza ile çek düzenlenmesi hususu ile çek yaprağının tamamen sahte olmasının farklı değerlendirildiğini, davacı bankanın ödediği bedel nedeniyle davalının sorumluluğuna gidebileceğini, takdirin mahkemede olduğunu hususları yer almıştır.
Mahkemece; taraflar arasındaki ihtilafın; davacı bankanın davalıya sahte çek nedeniyle ödeme yapması, yapılan ödemenin sahte çekten kaynaklandığının anlaşılması üzerine hesabından ödeme yapılan dava dışı şahsın davalı banka aleyhine Malatya İcra Dairesi kanalıyla takip başlatması, davacı bankanın işbu borcu ödeyerek, davalı aleyhine rücu iddiasıyla icra takibi başlatması, icra takibinin itiraza uğramasından kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf ilgili çeki işleme koymadan evvel Findeks aracılığı ile sorgulama yapıldığını bu şekilde tahsil işlemine koyduğunu iyi niyetli olduğunu beyan etmiştir. Findeks aracılığı ile dava konusu çekin sorgulama yapılması davacı bankanın sahte çek nedeniyle ödeme yaptığı davalıya rücu hakkını ortadan kaldırmayacak olup davalının bu iddiaları ancak sorumluluk isnadında bulunduğu kişilere karşı kendi iç rücu ilişkisinde değerlendirilebilecektir. Bu nedenlerle dosyaya sunulan belgeler ile bilirkişi raporunun uyumlu olduğu da göz önüne alınarak; davacı tarafın davasını ispat etmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu aşamada birer güven kurumu olan bankaların, çekin ibrazı sırasında incelemekle yükümlü oldukları bir hususta kusursuz sorumluluklarını düzenleyen 6102 sayılı TTK’nın 812. maddesi üzerinde durulması gerekmektedir.
Anılan madde “Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğerki, senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkün olsun” hükmünü haiz olup bu kapsamda muhatap banka, çekteki keşideciye atfen atılan imzanın gerçek hesap sahibine veya yetkili temsilcisine ait olup olmadığını inceleyerek çekte herhangi bir tahrifatın yapılıp yapılmadığını da kontrol edecektir. Aksi takdirde anılan madde, sahte ve tahrif edilmiş çekin ödenmiş olmasından doğan zararın, muhatap bankaya ait olacağını hükme bağlamış, sahteciliğin inandırıcı olup olmadığı, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı gibi hususlar yasal unsurlar arasında sayılmamıştır. Buna göre 6102 sayılı TTK’nın 812. maddesi ile öngörülen sorumluluk muhatap banka açısından kusursuz ve kanundan doğan bir sorumluluk olup ancak keşidecinin kusurunun ağırlığı oranında muhatap bankanın sorumluluktan kurtulacağı öngörülmektedir. Keşideci ile muhatap arasındaki ilişkiye yönelik olan anılan Kanun maddesinin temel amacı; ödeme aşamasında, çeki inceleme ve muhtemel sahtelik veya tahrifatları belirleme imkânına sahip tek kişi olan muhatap banka karşısında çek keşide eden kişilerin korunmasıdır. Hemen belirtilmesi gerekir ki; çekin ödenmek üzere, muhatap bankanın çekle işleyen hesabının bulunduğu şubesinden başka bir şubesine ibraz edilmiş olması da muhatabın 6102 sayılı TTK’nın 812. maddesinde öngörülen özen ve inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır. Aynı durum çekin takas odasına ibrazı olasılığında da geçerlidir. Dolayısıyla sahte veya tahrif edilmiş çekin takas odasına ibraz edilmesi de muhatabın anılan maddeden kaynaklanan sorumluluğunu bertaraf etmeyecektir.
Muhatap bankanın sorumluluğu, kusura dayalı bir sorumluluk değildir. Bu sorumluluk, kanunda doğan bir sorumluluktur. Muhatap bankanın ödeme yapmadan önce, çekin sahte veya tahrif edilmiş olup olmadığını, çeki ibraz edenin kimliği ve hak sahipliği konularında araştırma yapma yükümlülüğü vardır. Bu nedenle, muhatap banka kendisine düşen dikkat ve özeni gösterse dahi, düzenleyenin kusurlu olması haliyle sınırlı olmak üzere, sahte ve tahrif edilmiş bir çekin ödenmesinden yine de sorumlu olacaktır. (Fırat ÖZTAN, Kıymetli Evrak, 1999 sh. 236-237)
TTK'nın 812. Maddesi emredici mahiyette olmadığından, muhatap banka çek anlaşmasında, sahte ve tahrif edilmiş çekin ödenmesi halinde kendisinin sorumlu olmayacağına, dair kayıt koyması mümkündür. Bu tür kayıtlar TBK'nın 26. maddesine göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle banka, basit bir araştırma ile tespit edebileceği sahtelik ve tahrifattan kurtulma şartını çek anlaşmasına koysa bile, sorumluluktan kurtulamaz. (Fırat ÖZTAN, Kıymetli Evrak Hukuku , 2009 16. bası sh. 259)
Düzenleyen yani keşidecinin, sahte ve tahrif edilmiş çekin ödenmesi nedeniyle zarara uğraması halinde, bu zarardan dolayı TBK'nın 60 ve 61. maddeleri gereğince hem muhatap bankaya hem de çekte tahrifatı yapan hamile karşı dava açabilmesi mümkündür. Muhatap banka zararı ödediği takdirde, sahteciliği yapan çek hamiline rücu edebilir.(Mahmut ÇOŞKUN, Kıymetli Evrak Hukuku , 2019 5. bası sh. 701)
Somut olayda dava; TTK'nın 812. maddesinde gösterilen sahte çekin muhatabı tarafından ödenmesi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğundan dolayı rücu talebine ilişkin olup, bu madde gereğince muhatap banka kusurlu olsun olmasın sahte çeki ödemekten dolayı sorumlu sayılmıştır. Bu sorumluluk, kusursuz sorumluluktur. Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin yerleşik kararları gereğince, çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşması yapan bir bankanın, gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde keşideciden tahkik edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım gelir. Davacının kusursuz sorumlu olduğu kabul edilerek, bunun yanında davalıya da atfı kabil bir kusurun bulunup bulunmadığının dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 12/05/2015 tarih ve 2015/432 E. - 6736 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.) Yerel mahkemce, Findeks aracılığı ile dava konusu çekin sorgulama yapılması davacı bankanın sahte çek nedeniyle ödeme yaptığı davalıya rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı ve olup davalının bu iddiaları ancak sorumluluk isnadında bulunduğu kişilere karşı kendi iç rücu ilişkisinde değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ... CBS ... sayılı resmi belgede sahtecilik soruşturma dosyası kapsamında davalı ... hakkında suç bulgusuna rastlanılmadığından KYOK kararı verildiği ve karar kesinleştiğinden, davalıya atfedilecek bir kusurun yada sahte çeki davalının oluşturduğuna dair bir delilin bu kapsamda dosya kapsamında da bulunmadığı, bu hususu kanıtlaması gereken bankanın TMK md. 6 dahilinde lehine olan bu durumu ispat edemediği, çeki elinde bulunduran hamilin, çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga TTK'nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve tahrif edilmiş olduğunu biliyor veya hamil kötüniyetli ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, iyiniyetli hamile ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazminini isteyebileceği, (Tekil Müge, Çekte Muhatap Bankanın Hukuki Sorumluluğu, 1997, s.86,93,94; Eriş Gönen, Türk Ticaret Kanunu, 2010, C.4, s.4361, Öztan Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası 1997, s. 1112; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 10/09/2013 tarih ve 2012/17465 E. - 2013/15363 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. ) dikkate alınarak sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Ancak, kararda hata edilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davacı yanın açmış olduğu davasının yukarıda açıklanan nedenlerle sübut bulmadığında reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3)- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
4)-Davanın sübut bulunmadığından REDDİNE,
5)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 922,57.TL başvuruma harcı harcının mahsubu ile 307,17.TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar, ... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, harç tahsil edilmiş ise talep halinde İADESİNE,
7)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
8)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9)-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan peşin alınan 59,30.TL maktu, 1.245,19.TL nispi istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
2-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvuru harcı, 64,60.TL dosya gönderme ücreti, 5,50.TL e-tebliğ ücreti toplamı 232,20.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 544.470,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 13/01/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır