T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2138 - 2025/2047
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2138
KARAR NO: 2025/2047
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2024
NUMARASI: 2010/305 ESAS 2024/548 KARAR
DAVACI: ... OTOMOTİV PETROL ÜRÜNLERİ SAN VE TİC LTD ŞTİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVALI: ... DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ-
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2011/387 ESAS 2011/251 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... OTOMOTİV PETROL ÜRÜNLERİ SAN VE TİC LTD ŞTİ
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2011/388 ESAS 2011/252 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... OTOMOTİV PETROL ÜRÜNLERİ SAN VE TİC LTD ŞTİ
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/305 esas 2024/548 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ....Noterliği'nin 23/09/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı kefil olma beyanı ve taahhütname ve komisyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalı ile dava dışı 16 şirket arasında ticari alışveriş yapıldığını, sözleşmede konu edilen alışverişlerde davacı tarafa binde iki buçuk oranında komisyonu fatura karşılığı ödeyeceği belirtildiğini, sözleşme kapsamında alacağın tamamına karşılık müşteri çekleri verildiğini, ancak sözleşme ilişkisi ile ilgili sorun bulunmadığı halde davalının elinde bulunan banka teminat mektuplarını ilgili bankalara ibraz ederek nakde dönüştürdüğünü 450.000,00.TL'yi haksız uhdesine geçirdiğini,... Bankası ... Şubesi'nden verilme 04/06/2008 tarih ve ... numaralı 50.000,00.YTL'lik, 22/08/2008 tarih ve ... numaralı 50.000,00.YTL 'lik olmak üzere toplam 100.000,00.YTL'lik teminat ile ilgili olarak 3 ayrı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve hukuksuz itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40 'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/387 esas 2011/251 karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde, davalı şirket ile dava dışı ... Pet Ürn Ltd Şti'nin de aralarında olduğu 16 şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, şirketler ili davalı arasında yapılan yazılı sözleşmeye göre yapılan alış verişlerde davacı şirkete binde iki buçuk oranında komisyonu fatura kaşlığı ödeneceğinin belirtildiğini, sözleşmeye göre davacı şirketin davalı şirkete ... şubesinde verilm 50.000,00.TL bedelli toplam 5 adet kesin ve süresiz banka teminat mektubu verildiğini, sözleşmede adı geçen şirketler ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticari ilişki nedeniyle alacağın tamamına karşılık müşteri çekleri verildiğini, bu ödemeler yapılırken herhangi bir sorun yokken davalı şirketin teminat mektuplarını bankalara ibraz ederek nakde dönüştürdüğünü, davalının haksız tahsilatının iadesi amacı ile 3 ayrı takip başlattıklarını .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/10173 sayılı dosyasında yapılan takibe davalı şirketin borcunun bulunmadığını belirterek itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bu durumun davacı şirketi mağdur ettiğini belirterek itirazın iptali talep ve dava olunmuştur.
Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/388 esas 2011/252 karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde, davalı şirket ile dava dışı ... Pet Ürn Ltd Şti'nin de aralarında olduğu 16 şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, şirketler ili davalı arasında yapılan yazılı sözleşmeye göre yapılan alış verişlerde davacı şirkete binde iki buçuk oranında komisyonu fatura kaşlığı ödeneceğinin belirtildiğini, sözleşmeye göre davacı şirketin davalı şirkete ... şubesinde verilme 50.000,00.TL bedelli toplam 5 adet kesin ve süresiz banka teminat mektubu verildiğini, sözleşmede adı geçen şirketler ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticari ilişki nedeniyle alacağın tamamına karşılık müşteri çekleri verildiğini, bu ödemeler yapılırken herhangi bir sorun yokken davalı şirketin teminat mektuplarını bankalara ibraz ederek nakde dönüştürdüğünü, davalının haksız tahsilatının iadesi amacı ile 3 ayrı takip başlattıklarını ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/10174 sayılı dosyasında yapılan takibe davalı şirketin borcunun bulunmadığını belirterek itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bu durumun davacı şirketi mağdur ettiğini belirterek itirazın iptali talep ve dava olunmuştur.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, davacı tarafın ....İcra Müdürlüğü'nün 2009/10175 esas sayılı dosyasında başlattığı takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre cari hesap alacağının zamanında ödenmemesi halinde ihtara gereksinim duymaksızın teminat mektuplarının nakde dönüştürülebileceğini, bu nedenle ödenmeyen tutarlar nedeniyle teminat mektuplarının nakde dönüştürüldüğünü, davacı tarafından ileri sürülen düzenli tahsil edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı tarafça davalı taraf aleyhine asıl ve birleşen dosyalar yönünden kefil olma taahhütnamesi ve komisyon sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatıldığı, takiplere yapılan itirazlar akabinde davacı tarafça eldeki davanın açıldığı, mahkememizce tacir olan her iki tarafa incelemeye esas olmak üzere ticari defterlerini sunmaları hususunda defaten süre verildiği, tarafların defter ve belgelerin bulunduğu yer olarak bildirdiği kurumlara müzekkereler yazıldığı, ancak tarafların tüm defter kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, yine taraflarca sunulan birtakım envanter, yevmiye defteri ve kebir defterlerinin incelenmesi yönünden bilirkişi raporunun tanzim edildiği, dosya kapsamında mevcut tüm bilirkişi raporlarının incelenmesinde davacı taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bir kısmının yapılmamış olduğu, tasdikli olanların tasdik edilip edilmediğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir delil yada belge sunulmadığından bir kısmının bu yönden denetiminin mümkün olmadığı, son olarak davacı tarafça defteri kebir sureti olduğu beyan edilen bir kısım belgelerin sunulduğu ancak sunulan belgelerin bilgisayar çıktısı ve dökümleri olup defter sureti olmadıkları ve herhangi bir damga veya tasdik şerhi mevcut olmadığı bu haliyle HMK 222 ve TTK ilgili hükümleri doğrultusunda sunulan kayıtların delil olma niteliğine haiz olmadığı kanaatine varılmakla , davacı tarafça asıl ve birleşen davalar yönünden iddialarını usulünce ispata elverişli başkaca herhangi bir delil veya belge de ibraz edilmediği anlaşılmakla ispatlanamayan asıl ve birleşen davaların reddine" şeklinde karar verilmiştir.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDAKİ DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalı tarafça kullanılan teminat senetleri, ancak ve sadece kefil olma beyanı, taahhütname ve komisyon sözleşmesinde yazılı şirketlerden alacaklı olmak ve alacağın tahsil edememe riskinin varlığı halinde paraya çevrilebilecekken bu koşul gerçekleşmeden haksız olarak teminat mektuplarının paraya çevrilerek 450.000,00.TL'nin müvekkili şirketten tahsil edilmesinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin bir mal ve hizmet almadığından ve davalı tarafça sahte delil yaratıldığından taraflarından imzaya itiraz edildiğini ve davalı bu imzaların müvekkili şirkete aidiyetini kanıtlayamadığını, ATK davalının ıslak imza suretlerini sunmadığından dolayı inceleme yapamadığını, bu konudaki ispat külfetinin davalıya ait olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Asıl ve birleşen davalar, sözleşmeye aykırı olarak nakde çevrilen teminat mektuplarının bedelinin tahsili amacı ile yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından dava ve birleşen davalarda, davalı şirket ile dava dışı ... Pet Ürn Ltd Şti'nin de aralarında olduğu 16 şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı ... Şirketi ile davalı arasında imzalanan ....Noterliği'nin 23/09/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı kefil olma beyanı ve taahhütname ve komisyon sözleşmesinde, kefil olan ve taahhütte bulunan olarak yer aldığı, sözleşmeye göre, yapılan alış verişlerde davacı şirkete binde iki buçuk oranında komisyon ödeneceği, sözleşme kapsamında alacağın tamamına karşılık müşteri çekleri verildiği, ancak sözleşme ilişkisi ile ilgili sorun bulunmadığı halde davalıya verilen banka teminat mektuplarını nakde dönüştürerek 450.000,00.TL'yi haksız uhdesine geçirdiği, bu hususta .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/10173, 2009/10174 ve 2009/10175 E. sayılı dosyaları ile dava hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takiplere yaptığı itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise asıl ve birleşen davalarda, taraflar arasındaki sözleşmeye göre cari hesap alacağının zamanında ödenmemesi halinde ihtara gereksinim duymaksızın teminat mektuplarının nakde dönüştürülebileceğini, sözleşme hükümleri gereği başta davacı şirket olmak üzere toplam 16 adet firmanın yaptıkları alışveriş neticesinde cari hesaba bağlı borcun ödenmemesinden dolayı teminatların haklı olarak nakde çevrildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Teminat mektubu, mevzuatımızda açıkça düzenlenmemiştir. Pozitif bir temele dayanmayan teminat mektubu kurumu, ticari hayatın bir gereği olarak ve sözleşme serbestisi kapsamında vücut bulmuştur. Muhatap, lehtar ve garanti eden olmak üzere bünyesinde üçlü bir ilişki içeren teminat mektubu, (doktrinde tartışmalar mevcut olmakla birlikte) esas olarak üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması nedeniyle bir tür garanti sözleşmesidir. 11.06.1969 Tarih 1969-4 Esas-1969-6 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da teminat mektubunun mahiyeti itibariyle BK'nın 110. Maddesinde (TBK madde 128) sözü edilen üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Yargıtayın yerleşik uygulamasında da teminat mektubunun BK'nın 110. Maddesi (TBK madde 128 ) çerçevesinde bir garanti sözleşmesi olduğu yönü benimsenmiştir. Banka teminat mektubu ile garanti eden banka, kayıtsız ve şartsız bir ödeme yükümlülüğü altına girmemekte, aksine üçüncü kişi durumunda bulunan lehtarın edimini ifa etmemesi ya da sair rizikoların ortaya çıkması halinde muhatabın uğrayacağı zararları teminat altına almayı amaçlamaktadır.
Bankalarca, muhataba hitaben düzenlenen teminat mektupları, herhangi bir mahkeme kararına veya borçlunun rızasına bağlı olmaksızın borçlunun, alacaklıya karşı üstlendiği edimi yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar paranın alacaklının talebi üzerine derhal ve gecikmeksizin ödeme taahhüdünü içeren bankalarca düzenlenen belgedir. Banka tarafından kendisine garanti verilen kişiye muhatap, lehine teminat mektubu verilen müşteriye ise lehtar denilmektedir. Doktrinde teminat mektuplarının hukuki niteliği tartışılmış, garanti sözleşmesi olduğu konusu ağırlık kazanmıştır.
Teminat mektubu, lehtarın talebi üzerine, garanti veren banka tarafından düzenlenmekte ve muhataba karşı garanti vereni tek taraflı borç altına sokmaktadır. Garanti veren banka, teminat mektubu karşılığında, bankacılık işlemi sebebi ile komisyon adı altında bir para talep etmekte ancak bunu lehine teminat mektubu vermeyi üstlendiği kişiden almaktadır. Garanti verenin, garanti alana karşı sorumluluğu bağımsız olup asıl sözleşmenin varlığına ve geçerliliğine veya dava konusu olup olmadığına bağlı değildir. Diğer bir ifade ile, garanti veren, asıl borç ilişkisinden bağımsız şekilde yükümlülük altına girmektedir. Garanti sözleşmesi tek taraflı borç yükleyen bir sözleşmedir.
Banka teminat mektubu, banka tarafından üçüncü kişi konumunda olan lehtarın edimini ifa etmemesi veya teminat mektubunda belirtilen risklerin ortaya çıkması halinde, teminat mektubunda belirtilen zararları karşılamayı muhataba taahhüt etmektedir.
Tüm dosya kapsamından, davalı şirket ile dava dışı ... Pet. Ürn. Ltd. Şti. arasında imzalanan ....Noterliği'nin 23/09/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı kefil olma beyanı ve taahhütname ve komisyon sözleşmesinde, davacı şirketin kefil olan ve taahhütte bulunan olarak yer aldığı, sözleşmede, davacı şirketin, dava dışı ... şirketine bağlı, içinde davacının da bulunduğu 16 şirketle, 01/07/2008 tarihinden sonra akaryakıt, madeni yağ ve araç alım-satımına yönelik cari hesap şeklinde işleyecek ticari ilişki nedeniyle doğacak tüm borçların müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olacağının belirtildiği, dava konusu teminat mektuplarının ise, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesinin garantisi olarak, davacı kefil tarafından davalı şirkete verildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, teminat mektuplarının tazmin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olduğu, davacı tarafından, cari hesaptan kaynaklanan bir borcun bulunmamasına rağmen, teminat mektuplarının davalı tarafından haksız olarak nakde çevrildiğinin, davalı tarafından sunulan faturalardaki malların teslim edilmediğinin, faturaların sahte olarak düzenlendiğinin iddia edildiği, davalının ise, sözleşme hükümleri gereği başta davacı şirket olmak üzere toplam 16 adet firmanın yaptıkları alışveriş neticesinde cari hesaba bağlı borcun ödenmemesinden dolayı teminatların haklı olarak nakde çevrildiğini, satılan malların teslim edildiğinin belirtilerek davanın reddini savunduğu, ilk derece mahkemesince tacir olan taraflara ticari defterlerini sunmaları hususunda defaten süre verildiği, tarafların defter ve belgelerin bulunduğu yer olarak bildirdiği kurumlara müzekkereler yazıldığı, ancak tarafların tüm defter kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, incelenmesi mümkün olan bir kısım defterlerin ise usulüne uygun olarak tutulmadığı, defterlerin denetiminin mümkün olmadığı, davacı tarfından sunulan belgelerin delil olma niteliğini haiz olmadığı gerekçesiyle, davacı tarafından ispatlanamayan asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş ise de, davaya esas teşkil eden teminat mektuplarının, taraflar arasındaki 23/09/2008 tarihli kefil olma sözleşmesine istinaden davalıya verildiği, teminat mektupları banka açısından soyut ve bağımsız bir taahhüt olsa da, lehtar (davacı kefil) ile muhatap (davalı) arasındaki temel borç ilişkisine dayandığı, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen risk (cari hesap borcunun ödenmemesi) gerçekleşmediği halde, davalı muhatabın teminat mektubunu nakde çevirmesinin, davacı lehtar aleyhine haksız zenginleşme teşkil edeceği, teminat mektubu bedelinin, risk gerçekleşmeden haksız yere nakde çevrilmesi nedeniyle açılan iş bu davada, ispat yükünün, teminatı nakde çeviren davalıda olduğu, davalının, teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihte, garanti edilen riskin gerçekleştiğini, davacı lehtarın, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ispat etmek zorunda olduğu, dava konusu teminat mektuplarının Borçlar Kanunu'nun 128 maddesindeki kaydı taşıyan vadeli bir teminat mektubu oldukları, bu nedenle, mahkemece, süreli olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu teminat mektuplarının bankaya ibraz edilerek nakde çevrildiği tarih itibariyle, davalının davacıdan talep edebileceği alacağının bulunup bulunmadığının, varsa miktarının tespiti bakımından, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi ve alacağın varlığı ve miktarı hususunda bilirkişi raporu alınarak, davacının, sözleşmenin kefili olarak, cari hesaptan kaynaklanan bir borcun bulunmamasına rağmen, teminat mektuplarının davalı tarafından haksız olarak nakde çevrilip çevrilmediğinin değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu şeklindeki hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın, yukarıda belirtilen eksik hususların giderilmesinden sonra karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Asıl ve birleşen dava dosyasında davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/305 esas 2024/548 karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)- Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 14/10/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır