T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1680 - 2024/2039
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1680
KARAR NO: 2024/2039
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/07/2024
NUMARASI: ... Esas, Ara Karar
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
YAZIM TARİHİ : 05/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten satın aldığı ve kendisine teslim edilen ham pamuk karşılığında müvekkili şirkete borçlu olduğu bedelin bir kısmını ödemediğini, müvekkili şirketin ise bakiye borcun tahsili amacıyla iki ayrı takip başlatıldığını, davalının icra takiplerine itiraz ettiğini, davalının müvekkili şirkete karşı faturaya dayalı borçlu olduğunu, bu borcun rehinle teminat altına alınmamış olduğunu, davalının bu borcu ödemekte temerrüte düştüğü nazara alınarak davalının borcunu karşılayacak nispette mal varlığı üzerinden teminatsız bir şekilde ihtiyati hacze hükmedilmesi gerektiğini, davalının itirazlarının iptaline, davalının itirazının haksız olması nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi'nin 23/07/2024 tarihli ara kararında özetle; alacağın varlığı yokluğu meblağı ve muacceliyeti hususunun mahkemedeki yargılama sonunda tespit edilebilecek olması nazara alınarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, ihtiyati tedbirin yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında uygulanabileceği, davalının mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı nazara alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağının muaccel olduğunu, rehinle temin edilmediğini, mahkeme gerekçesinin aksine alacağın yargılamaya tabi olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dışı ... ... Ltd. Şirketi tarafından davalıya pamuk satışı yapıldığını ve iş bu satış sebebiyle düzenlenen 6 adet faturadan kaynaklı bakiye bedellerin ödenmediğini, adı geçen şirket tarafından iş bu alacağın müvekkiline temlik edildiğini, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe de itiraz edildiği belirtilerek, davalı şirket adına kayıtlı mallara ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece iş bu taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz hukuki himaye tedbirinin işlerlik kazanabilmesi için ortada bir para borcu bulunmalı, buna ek olarak yasada belirlenen diğer koşullar gerçekleşmelidir.
Bir başka hukuki himaye tedbiri olan ihtiyati tedbir ise genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” genel tanımına yer verilmiştir.
Her iki tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kurumu para alacaklarına, ihtiyati tedbir kurumu ise dava konusuna ilişkin olarak güvence sağlamaktadır.
1-İhtiyati Haciz Talebi yönünden; 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterli olduğu gibi, borçlunun gerçek kişi veya tüzel kişi olması şeklinde bir ayrım da söz konusu değildir.
Somut olayda davacı tarafça davalı şirkete pamuk satışı yapıldığı ancak iş bu satıştan kaynaklı bakiye borcun ödenmediğinin iddia edildiği, bu kapsamda sunulan belgelerin İİK'nun 258.md. kapsamında alacak ve ihtiyati haciz sebepleri bakımından kanaat verici olmayıp, alacağın varlığının, miktarının ve istenebilirliğinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
2-İhtiyati Tedbir Talebi yönünden; İhtiyati tedbir kurumu genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” genel tanımına yer verilmiş olup, eldeki davanın konusunu davalı şirkete satılan pamuk emtiası ve bu kapsamda düzenlenen faturalar oluşturmaktadır. İhtiyati tedbir yolu ile devrinin önlenmesi talep edilen, şirkete ait menkul, gayrimenkul ve araçlar dava konusu değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebi yönünden verdiği ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.05/12/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır