T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1647
KARAR NO: 2024/1806
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/05/2024
NUMARASI: ... ESAS
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
DAVACILAR: 1- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ....
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve ... Esas sayılı tensip kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacıların murisi ... hakkında davalı ... tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... esasında 17.06.2021 tanzim ve 25.06.2021 ödeme tarihli, 1.000.000,00.TL kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esasında hukuki işlem yapma yeteneğinin bulunmaması, borca ve imzaya itiraz dava açılır iken diğer yandan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na “nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik “ suçlarından takip alacaklısı ... ile birlikte oğlu ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve bu başvuru üzerine yapılan soruşturma sonrasında ... ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasında “Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik” suçlarından dava açıldığını, davalının, ... ... Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılama sırasında, ...’dan bir çok yetki ile birlikte tüm malvarlığını satabilecek kadar geniş yetkiler içeren vekaletname ile aynı tarihte yüksek miktarlı borç senedi almış olması ile ilgili olarak yaptığı savunmada ...’dan alacaklı olduğunu, buna ilişkin belgeleri bulunduğunu, bu nedenle kendi el yazısı ile hazırladığı senedin alındığını söylemesi üzerine mahkemece alacağına ilişkin bilgi ve belgeleri mahkemeye sunması için süre verildiğini ancak davalının senedin dayanağı olan alacak belgelerini sunamadığını, mahkemeye sunulan ve bilirkişi tarafından çözümü yapılan ses kaydında ise kendisinin ...’dan bir alacağı olmadığını, vekaletin azil edilmesi nedeniyle KKİS düzenlenecek kişilerin zararı olduğunu söylemek sureti ile farklı bir borç sebebi açıklamaya çalıştığını, senedin nerede imzalandığı sorusuna ise her seferinde farklı bir cevap verdiğini, davalının alacaklı göründüğü suça konu kambiyo senedinde ki 1.000.00,00.TL'lik alacağın oluşumuna ilişkin yaptığı açıklamalar hayatın olağan akışına, ticari ilişkilere, akla ve mantığa aykırı olmakla birlikte çelişkili olduğunu, her ne kadar ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esasında açtıkları hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunmaması, sahtecilik nedeniyle borca ve imzaya itiraz davası sonucunda davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen bu kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu nedenle taraflarınca istinaf edildiğini, ... Devlet Hastanesi'nin 17.06.2021 tarihli raporunda " ..yapılan psikiyatrik muayene, psikometrik test sonucuna göre mevcut haliyle bilumum noterlik işlemlerini yapmaya hukuki ehliyetinin bulunduğu" denilmiş olup, dava dosyasında raporda belirtilen psikiyatrik muayene ile psikometrik test sonuçlarına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığını, dosyada yapıldığı söylenen psikometrik muayeneye ilişkin bilgiler ve analiz raporu bulunmadığını, yapıldığı söylenen psikiyatrik muayene ve psikometrik testlerin dosya arasına alınması bunların muhakeme ve bilişsel fonksiyonları değerlendirmede ne kadar yeterli ve kapsamlı olduğunun incelenmesi gerekmekte iken bu eksiklik giderilmediğini, bu durum karşısında; ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin iptaline ve takibe dayanak olan 17.06.2021 tanzim ve 25.06.2021 ödeme tarihli, 1.000.000,00.TL bedelli senet nedeniyle senet nedeniyle davacıların murisi ...’ın (ve ölümü nedeniyle mirasçılarının) borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemi ile yasal başvurunun gerekli olduğunu, ancak yapılan yasal değişikli ile menfi tespit davaları için arabuluculuk dava şartı olduğundan, taraflarınca arabulucuğa başvuruda bulunulduğunu ve ... esas sayılı arabuluculuk dosyasında anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile; ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin iptali ilee takibe dayanak olan ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine dayanak olan 17.06.2021 tanzim ve 25.06.2021 ödeme tarihli, 1.000.000,00.TL bedelli senet nedeniyle davacıların murisi ...’ın (ve ölümü nedeniyle mirasçılarının) borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, dava sonuna değin icra takibinin durdurulması için teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, masraf ve avukatlık ücretinin davalı yan üzeride bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve ... Esas sayılı tensip kararı ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin; davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası oluşu, İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilememesi sebebiyle reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf talebi ile; delil olarak dayanılan ... ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasına ilişkin kararda açıklanan nedenlerle; icra takibine ve menfi tespit davasına konu senet nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik yolu ile oluşturulan bir senet olup, davacıların murisinin icra takibinden önce böyle bir borç senedinin bulunduğunu bilmediğini ve bu nedenle icra takibinden önce menfi tespit davası açma şansının bulunmadığını, kişinin varlığını bilmediği bir borç için menfi tespit davası açmasının mümkün olmayacağı gerçeği karşısında mahkemenin icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceğine ilişkin değerlendirmesinin isabetli olmadığını, Ceza Mahkemesi yargılaması sırasında alacağın sebebini açıklayamayan,vekaletname ile aynı güne ilişkin tanzim tarihi taşıyan, aralarında böyle bir borç ilişkisini gerektirecek hiç bir neden bulunmayan davacıların murisinin, borçlu olmadığı bir senet nedeni ile icra takibine maruz bırakıldığını ve bu senetten icra takibinden sonra bankanın gönderdiği mesaj ile haberdar olunduğunun Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile sabit iken, takipten önce menfi tespit davası açılmadığı gerekçesi ile verilen red kararının isabetsiz olduğunu, tedbir talebinin değerlendirilmesine ilişkin işlemlerin ara karar şeklinde karara bağlanması gerekir iken tensip tutanağı ile red edilmiş olmasınında usule aykırı olduğunu, bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup, talep, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince verilen 10/05/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez, ancak alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığı icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesi tedbiren durdurulabilir.
Öte yandan takibe konu kambiyo senedinin soyut iddialarla sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak kambiyo senedinin hiç bir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirse; İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir.
Kambiyo senedine dayanan ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemeyecek ise de; takibe konu senedin kanuna aykırı olarak suç teşkil eden fiile nedeniyle elde edilmiş olduğunun ceza mahkemesi ile ortaya çıkması halinde, davacının artık soyut bir iddiasından bahsetmek mümkün olmayacağından, 6100 sayılı HMK.'nın 389. maddesi nazara alınarak takibin durdurulmasına karar verilebilecektir. Davacının iddiası soyut bir iddia olmaktan çıkıp somut bir hal aldığında, mahkemenin açılan davayı sadece 2004 sayılı İİK.'nın 72. maddesine göre açılmış bir dava olması nedeniyle bu maddede öngörülen tedbirler dışındaki tedbirleri uygulamaması, davacının bu senede dayalı başlatılan takip nedeniyle ileride telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasına yol açabilecektir. Bu nedenle mahkemenin 6100 sayılı HMK.'nın 389 maddesi gereğince bir karar vermesi gerekecektir.
Somut olayda; ... İcra Müdürlüğü'nün ait ... sayılı dosyası ile davalı tarafından, davacıların murisi ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, davacılar tarafından, takibin dayanağı olan bononun hukuka aykırı olarak elde edildiği iddiası ile menfi tespit davası açıldığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile sanık olarak yargılanan davalı ... hakkında davaya esas teşkil eden bono nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davaya konu bononun, kanuna aykırı olarak suç teşkil eden fiil nedeniyle elde edilmiş olduğunun ceza mahkemesi kararı ile ortaya çıkması halinde, davacıların artık soyut bir iddiasından bahsetmek mümkün olmayacağından, 6100 sayılı HMK.'nın 389. maddesi dikkate alınarak takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davacıların takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereği davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi'nin ... Esas ve 10/05/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve davacıların ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; davacılar tarafından, dava değerinin (1.0000.000,00.TL) % 15' i tutarında (150.000,00.TL) teminat yatırıldığında, ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1)-Davacılar vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve ... Esas sayılı tensip ara kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
3-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜNE,
a-İhtiyati tedbir isteyen borçlu ileride haksız çıktığı taktirde alacaklının ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.nun 394 vd. maddeleri gereğince dairemizce takdir edilen dava konusu alacağın 1.000.000,00.TL'nin %15'i olan 150.000,00.TL'nin ihtiyati tedbir isteyenlar tarafından nakit veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkeme veznesine sunulduğu veya yatırıldığı takdirde;
b-... İcra Müdürlüğü'ne ait ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibin DURDURULMASINA,
c-İhtiyati Tedbir kararının uygulanmasının ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar harcı 427,60.TL'nin kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacılara İADESİNE,
2)-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının kararın kesinleşmesi ile İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
3)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1-2 maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince oy birliğiyle kesin olarak 30/10/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır