T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1603 - 2024/1822
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1603
KARAR NO: 2024/1822
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: ... Esas
DAVACILAR: 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI YAYINCILIK VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
YAZIM TARİHİ: 31/10/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı ara kararına aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların %55 oranında çoğunluk pay sahibi olduklarını, davalı şirketin müdürlerinin ... ve ... olduğunu, ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı tahliye istemli icra takip dosyasında Alacaklı ... Akaryakıt İnş. Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd.Şti.'nin Müdürlerinin ilişkili taraf konumunda olduğu, icra takibine itiraz etmeyerek şirketin tahliyesine mahal verme amacı güttüğü ve davalı şirketle davalı şirketin müdürleri arasında menfaat çatışması oluştuğundan; öncelikle icra takip dosyasına itirazın tedbiren davalı şirketin ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı tahliye dosyasına itiraz dilekçesi sunabilmesi için ve TTK.m.1'in atfıyla TMK.m. 426/2 kapsamında temsil kayyımı atanmasını, akabinde neticeten gerekli yasal sürecin takibi için davalı şirkete bir avukat ya da bir mali müşavirden oluşan temsil kayyımı atanması talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki süreçin kronolojik olarak incelendiği, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacılar şirkete yönelik sorumluluklarını ifa etmekten imtina etmiş olup gelinen sürecin müsebbibi olduğunu, müvekkil şirketin müdürleri davacılar tarafından seçildiğini, sunulan itirazlar hakikate aykırı ve çelişkili olduğunu, neticeten taraflar arasında yaşanan süreç evren ertem grubunun müvekkil şirketi şahsi menfaatleri için kullandığı tespit edilip işbu sömürü engellenince söz konusu grubun saldırıda bulunmasından ibaret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ARA KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi 09/07/2024 tarihli ara kararında özetle; ilk derece mahkemesince .... Davacı vekili tarafından şirkete tedbiren kayyım atanması talep edilmiş ise de; Mahkememize açılan davanın müdür azil davası olmayıp, sadece şirkete karşı açılan TMK 426/1 maddesi kapsamında temsil kayyımı atanması davası olduğu, şirkete tedbiren kayyum atanması talebinin ileri sürülüş şekli, mevcut bu talebin dayandırıldığı vakıalarla delillerin somutlaştırılma şekli, TMK'nın 426 maddesi dikkate alınarak şirkette organ boşluğu bulunmadığı, davacıların icra takibinin tarafı bulunmadığı, organ boşluğu bulunmayan davalı şirkete tedbiren temsil kayyumu atanmasını gerektiren hallerin oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verdiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen ara kararın hatalı olduğunu iddia ederek temsil kayyumu atanması talebinin reddine şeklinde verilen kararın hatalı olduğunu, gerekli tüm girişimleri yapabilmesi adına temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, limited şirkete temsil kayyımı atanması niteliğinde olup, istinaf konusu uyuşmazlık davacıların, davalı şirkete temsil kayyımı atanması isteminin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir.
İlk Derece Mahkemesi'nce 09.07.2014 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Geçici hukuki koruma türlerinden olan ihtiyati tedbir, HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389.maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390.maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391.maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393.maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması,394.maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK'nın 389.maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3.maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyım atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerektiği, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında, HMK'nun 389.maddesi anlamında davalı şirkete kayyum atanmasını gerektirir bir durumun mevcut olduğunun HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, davacıların, iddialarına konu icra takibinin tarafı olmadığı, buna göre şartları oluşmayan tedbir talebinin reddine dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacılar vekili istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 31/10/2024 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır