T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/813 - 2025/358
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/813
KARAR NO: 2025/358
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2024
NUMARASI: 2022/... ESAS 2024/... KARAR
DAVACI: ...-... MÜNSTER/ALMANYA
VEKİLLERİ: Av. ...-
Üsküdar/İSTANBUL
: Av. ...-Üsküdar/İSTANBUL
: Av. ...-
DAVALILAR: 1 -... ŞİRKETİ ... TOROSLAR/ MERSİN-
VEKİLİ: Av. ...-Akdeniz/MERSİN
: 2 -... ŞİRKETİ ...UETS
VEKİLİ: Av. ...-... Üsküdar/İSTANBUL
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
YAZIM TARİHİ : 25/02/2025
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılar ile müvekkili arasındaki uyuşmazlığın ... numaralı CMR taşıma senedine ilişkin sigorta sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat bedeline ilişkin olduğunu, davalılar ile arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmişse de davalı taraflarla anlaşma sağlanamadığını, esasa ilişkin olarak; müvekkili şirketin sigorta şirketi olup, satıcısının ..., alıcısı ... olan emtiayı taşıma sözleşmesi ile taşıma işini üstlencn ve akdi taşıyıcı olan ... talebi ile CMR hükümleri doğrultusunda ... numaralı poliçe ile sigorta kapsamına aldığını, akdi taşıyıcı olan dava dışı ... ... numaralı CMR taşıma senedi ile taşıma işini üstlendiğini ve CMR taşıma senedi ile fiili taşıma işinin davalılardan ... Şti. tarafından üstlenildiğini ve yine senette açıkça ve tam olarak belirtilen çekici ve römork plakalarından da anlaşılacağı üzere taşıt maliki olan davalı ... Şti'nin fiili taşıma işini gerçekleştirdiğini, davalılar tarafından ... numaralı CMR taşıma senedi ile satıcısı ..., alıcısı ... olan ve -18 derecede taşınma talimatı ile taşımaya alınan; 23.07.2021 tarihinde yüklenen ve ... plakalı araçla taşınan yükün, şoför ...'ın beyanında açıkça belirttiği üzere eti taze et sandığını, donmuş ürün olduğunu bilmediğini o yüzden soğutucuya dikkat etmediğini ve yine ... Ltd.'nin 09.08.2021'de taşıma şirketine yazılı olarak bildirdiği üzere, "Soğutucuda bir sorun olmadığının, sürücünün sıcaklığı yanlış ayarladığının, bunun sürücüler arasında yaygın bir uygulama hatası olduğunun" belirtmesi ile davalılar tarafından açıkça ikrar edilen taşıma süreci sonunda taşıyıcı davalıların pervasızca ve zarar meydana gelme bilinci içinde ağır kusurlu davranışları sonucu römork sıcaklık ayarının -18 Santigrat Derece ayarlanmaması nedeniyle davalıların sorumluluğunda tamamen zarar gördüğünü, insani tüketim için uygun olmaması nedeni ile imha edilmek zorunda kalındığını, açıkça -18 Santigrat derecede yük taşıma talimatı kayıtlı olan ... numaralı CMR uluslararası taşıma senedi incelendiğinde yükün doğru sıcaklıkta taşınmamasından dolayı yükün bozulduğunu, ilk görünüşte zayiatın gözlendiği alıcı tarafından 28.07.2021 tarihli ihtirazi kayıt ile zaiyat ve ürünlerin belirtilen sıcaklıkta taşınmadıklarının tespit edildiğini, sözleşme ilişkisi sorumluluk değerlendirmesi yapıldığında davalıların oluşan zarardan asli sorumlu olduklarını belirterek, haklı davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından ilgililere ödenen 29.142,69 EURO emtia bedeli, 10.297,76 EURO tutarında imha masrafın ve 2.600 EURO taşıma bedeli olmak üzere toplam 42.040,45 EURO'nun arabuluculuk görüşmesinin bitiş tarihi olan 10.08.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte pervasızca ve zarar meydana gelme bilinci içinde zarara sebebiyet verdiği ortada olan davalılardan rücuen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğramış olması sebebi ile de reddi gerektiğini, bahsi geçen taşıma işinin 23.07.2021 tarihli olduğunu, bu davanın ise 22.09.2022 tarihinde ikame edildiğini, dava konusu taşımanın, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince yapılmış uluslararası bir taşıma olup, davada uygulanacak hukuk CMR Konvansiyonu olduğunu, CMR Konvansiyonu 32. maddeye göre CMR sözleşmesi gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içinde açılması gerektiğini, ancak dava zaman aşımı geçtikten sonra açıldığını, davacının davasını; emtianın yükün doğru sıcaklıkta taşınmamasından dolayı, taşıma sırasında tam ziyaya uğradığı ve meydana gelen bu zarardan müvekkilinin sorumlu olduğu gerekçesine dayandırdığını, dilekçesinde emtia bedelinin 29.142,69 EURO, imha bedelinin 10.297,76 EURO navlun bedelinin de 2.600 EURO olduğunu, davalıların bundan sorumlu olduklarını, bu bedelin rücuen kendilerine ödenmesi gerektiğini belirttiğini, ancak davaya konu, söz konusu ödemelerin davacı tarafça gerçekleştirildiği soyut bir iddia olup davacı, tarafından ispatlanamadığını, ilgili ödemelerin gerçek değerinin dava dilekçesinde bildirildiği gibi 29.142,69-EURO emtia ve 10.297,76 EURO imha bedeli olduğunun da şaibeli olduğunu, malın ne kadarının imha edildiği ve imha bedelinin neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, belirtilen imha bedeli ve emtia bedelinin fahiş olduğunu, 2.600 EURO olan navlun bedelinin ise hiçbir şekilde müvekkiline ödenmediğini, ayrıca sovtaj bedelinin hesaplanmadığını ve emtiadan elde edilebilecek olası gelir ihtimalleri üzerinde durulmadığını, davacının ne belge ile ne de başkaca bir delil ile zararını ispat edemediği durumda davanın kabulünün mümkün olmayacağını, müvekkili şirketin ... ile yapmış olduğu anlaşma sonucu akdi taşıyıcı olup yükün fiili taşımasını üstlendiğini, daha sonra fiili taşımayı yapmak üzere ... şirketiyle anlaştığını, CMR Konvansiyonuna göre, taşıyıcının sorumluluğuna gidilebilmesi için, taşıyıcının taşımayı gerçekleştirirken kullandığı araçların elverişsizliğinden, aracı kiraladığı kişinin veya temsilcisinin ya da çalıştırdığı kişilerin hukuka aykırı davranışlarından yahut ihmallerinden dolayı hasarın meydana gelmiş olması gerektiğini, ancak bu tip taşımalarda şoför yükleme alanına dahi sokulmadan yükleme yapıldığını, taşımayı yapan şoföründe, yükleme yerine kendisinin alınmadığını, araç içinde beklediğini ve görevlinin dereceyi ayarladığını, ardından dorse kapaklarını kapatıp yüklemenin tamamlandığını bildirdiğini ifade ettiğini, bu sebeple yükün yanlış derecede taşınmasından dolayı hasarlanmasının sorumluluğunun müvekkiline yüklenip kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu taşımada taşıtanın da birçok sorumluluğunun mevcut olduğunu, taşıtanın öncelikle malının iyi kalitede olduğunun ispatlaması gerektiğini, malın kalitesi düşük ise taşıyıcının müdahale edebileceği bir durumun kalmadığını, aynı şekilde bu malın taşımaya uygun şekilde ambalajlanması ve taşımaya uygun şekilde istiflenmesi gerektiğini, meydana gelen hasarda malın ambalajlanma ve istiflenme şeklinin etkisi varsa davalılara kusur izafe edilmesinin mümkün olmayacağını, emtianın cinsi dondurulmuş domuz eti olup bu tür hassas taşımalarda malın ön soğutmasının yapılması ve taşımaya hazırlanması gerektiğini, davacının hem malın ön soğutmasının yapıldığını hem de malın taşımaya uygun ambalajlandığını ve istiflendiğini ispata mecbur olduğunu, taşıyıcı şoförün mal yüklenirken yükleme alanına alınmadığını, bu sebeple yüklenen emtianın yükleme esnasındaki kalitesinin bilinmediğini, davacının buna ilişkin bir belge sunmadığını, emtianın yüklenme esnasındaki kalitesinin de bozulma ihtimaline ilişkin önemli unsurlardan biri olduğunu, gerçek mal bedeli ile davacı tarafın talep ettiği bedel arasında yüksek fark olduğunu, davacı tarafından iddia edilen hasar miktarının ispat gerektireceğini, ayrıca tüm kusurun davalılara yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, akdi taşımacı ve yükleyici mal sahibinin de kusuru olduğunu belirterek, zaman aşımı itirazlarının kabulüne, aksi takdirde haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın 23.07.2021 yükleme tarihli olduğunu, davanın 22.09.2022 tarihinde zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ayrıca dava konusu taşımanın, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince yapılmış uluslararası bir taşıma olup, davada uygulanacak hukuk CMR Konvansiyonu olduğunu, CMR Konvansiyonu 32. maddeye göre zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, ödeme belgeleri dosyaya sunulmadığını, hasarın davacı yanca ödenmediğini, hasarın yanlış kişiye ödendiğini, esasa ilişkin olarak da; dondurulmuş domuz eti gibi hassas bir yük için öncelikle malın ön soğutmasının yapılmış olmasının gerektiğini, davacının ön soğutma yapıldığını belgeleri ile ispatlaması gerektiğini, eğer ön soğutma yapılmadı ise frigo aracın düzenli çalışmasına rağmen hasarın meydana geleceğini, taşıma talimatının ... tarafından ...'a verildiğini, şoförün beyanı incelendiğinde oluşan hasarda müvekkilinden ziyade akdi taşıyıcı ve aradaki diğer taşıyıcının açık kusurunun olduğunu, tek başına bütün sorumluluğun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, aracın yüke-yola elverişli seferini tamamlamış herhangi bir kaza geçirmediğini, ayrıca kötü ambalaj, yükleme ve istif hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, taşımayı yapan aracın yola çıkmadan bakımının yapıldığını, herhangi bir arızasının olmadığını belirterek, zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın reddine, husumet itirazlarının kabulü ile davanın reddine, haksız, yasal dayanağı olmayan ve müvekkilinin kusuru bulunmayan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı ile; CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a maddesi uyarınca, kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, zaman aşımı süresinin teslim tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, aynı Konvansiyon'un 32/2. maddesine göre yazılı istemin, taşımacının bu istemi geri çevirmesine kadar zaman limitini erteleyeceğini, davacı sigorta şirketi tarafından davalılara CMR Konvansiyonu'nun 32/2 maddesi uyarınca yazılı talep gönderdiğine veya sigortalısının bu süre içerisinde davalıların her ikisinede talepte bulunduğuna ilişkin bir iddiasının bulunmadığını, davacı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde "28.07.2022 tarihinde taşıma senedine ziya hakkında ihrazi kayıt düşülmüş olup, davalı ...'e karşı bu durumun 29.07.2022 tarihli ihtarname ile de ... tarafından bildirildiğini, 20.09.2021 tarihinde ... tarafından akdi taşıyıcı sigortalı ...'a zarar tazmini talepli ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine müvekkili sigorta firması tarafından ... adına zarar gören ...'e ilgili ödemeler zarara uğrayana 26.11.2021 tarihinde ödeme yapılmıştır." şeklinde beyanda bulunulduğunu, 20.09.2021 tarihinde ... tarafından akdi taşıyıcı sigortalı ...'a yapılan ihtarın davalılara yapılmış bir ihtar sayılamayacağını, davalı ...'e gönderildiği belirtilen 29.07.2022 tarihli ihtarnamenin ise yasada belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra gönderildiğini, diğer davalı Tranaktaş şirketine ise hiç ihtar gönderilmediğini, uyuşmazlıkta da taşımanın 23/07/2021 tarihinde gerçekleştiğini, CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a maddesi uyarınca, 1 yıllık zamanaşımı süresinin 23/07/2022 tarihinde dolduğunu, davacı tarafından zamanaşıma süresi dolmadan zorunlu arabuluculuğa ilişkin olarak 19/07/2022 tarihinde başvuruda bulunularak 10/08/2022 tarihinde son tutanağın düzenlendiğini, Arabuluculuk Kanunu m.18/A-15 düzenlemesi "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez", şeklinde olduğunu, son tutanak düzenlendikten sonra iki hafta içerisinde dava açılması gerektiğini, bu durumda arabuluculukta geçen 19/07/2022- 10/08/2022 tarihleri arasında kalan süreninde dikkate alınması sonucunda davanın 22/09/2022 tarihinde ve zaman aşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, olayda TBK.'nın 153 veya 154. maddeleri uyarınca başkaca bir zaman aşımı süresinin durması veya kesilmesi durumunun bulunmadığını, somut uyuşmazlığa TTK hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; Mahkeme müvekkili şirketin akdi taşıyıcının halefi olması sebebiyle CMR Konvansiyonu madde 32/1,4 ve 39/4 hükmü uyarınca zamanaşımını incelemesi gerekirken usul ve Konvansiyona aykırı olarak taleplerin zamanaşımına uğradığına hükmettiğini, fiili taşımacıların sözleşmeye açıkça aykırı hareketleri ile imha edilmek durumunda kalınan yüke dair pervasızca hareketleri sebebiyle zamanaşımının 3 yıl olarak değerlendirilmesi gerekirken (CMR Konvansiyonu madde 32/1) zamanaşımının 1 yıl olduğu kanaatine itiraz edildiğini, Tahkikat aşamasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkilin alacak talep hakkının 42.040,45 EURO olduğunu, davalıların zarardan sorumlu olduklarının sabit hale geldiğini, bu sebeplerle İstinaf talebinin CMR Konvansiyonu madde 32/1, 4 ve 39/4 hükümleri uyarınca kabulüne, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas 2024/... Karar 23.02.2024 tarihli kararının kaldırılmasına ve müvekkilinin davalılardan 42.040,45 EURO alacaklı olduğuna, ve tüm talepler yönünden davanın kabulüne, mahkeme aksi kanaate ise yerel mahkeme ilamınınkaldırılarak dosyanın mahkemeye iadesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, taşıyıcı nakliye sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafından,davacı sigorta şirketi ile satıcısı ..., alıcısı ... olan emtiayı taşıma sözleşmesi ile taşıma işini üstlencn ve akdi taşıyıcı olan ... talebi ile CMR hükümleri doğrultusunda ... numaralı poliçe ile sigorta kapsamına aldığı, akdi taşıyıcı olan dava dışı ... ... numaralı CMR taşıma senedi ile taşıma işini üstlendiği ve CMR taşıma senedi ile fiili taşıma işinin davalılardan ... Şti. tarafından üstlenildiği, çekici ve römork plakalarından da anlaşılacağı üzere taşıt maliki olan davalı ... Şti'nin fiili taşıma işini gerçekleştirdiği, davalılar tarafından ... numaralı CMR taşıma senedi ile satıcısı ..., alıcısı ... olan ve -18 derecede taşınma talimatı ile taşımaya alınan 23.07.2021 tarihinde yüklenen ve ... plakalı araçla taşınan yükün hasarlandığı belirtilerek sigortalıya ödenen 42.040,00 Euro'nun zarar sorumlusu bulunan davalılardan rücuen tazmini istemiş, davalılar zaman aşımı ve esasa ilişkin savunmada bulunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın zaman aşımından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya konu taşıma Hollanda_Romanya arası gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
CMR'nin 17. maddesi gereğince taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür. CMR'nin 32/2 maddesine göre ise; bu konudaki yazılı bir istem, taşıyıcı bunu yazılı olarak geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir.
Diğer taraftan CMRnin 39/4 maddesi uyarınca taşımacılar arasındaki davalarda zamanaşımının ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa, ödeme tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı taraf halefiyet gereği sigortalısı olan akdi taşıyıcı ... yerine geçerek fiili taşıyıcı olan davalılara işbu davayı ikame etmiş olduğundan bu davada CMR'nin 39/4 maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin ödeme tarihi olan 26.11.2021 tarihinde başlayacağı, ödeme tarihi göz önüne alındığında dava tarihi ve arabuluculuk tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı ve davanın süresi içinde açıldığı görülmektedir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken davanın zaman aşımından reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince davanın esasına ilişkin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının istinaf eden davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 25/02/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır