T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1843
KARAR NO: 2025/1867
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2025
NUMARASI: 2024/1214Esas 2025/134Karar
DAVACI: ...
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2025 tarihli 2024/1214 Esas ve 2025/134 Karar sayılı kararı aleyhine davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacının dava dilekçesinde özetle; 31.07.2022 tarihinde re'sen terk verilen şirket ... vergi numaralı, ... Elektronik dayanıklı tüketim malları Tarım Ürünleri Kuyumculuk Turizm Sanayi Ticaret Limited şirketi ... Mahallesi ... Bulvarı No 61/A ... adresinde bulunan şirktin yetkilisi ve sahibi olduğunu, şirketin karar defterinin muhafaza etmesine rağmen kaybolduğunu, kayıp olan şirkete ait karar defteri zayi olduğunu, ... Ticaret ve Sanayi odasında olan kaydının halen aktif olduğunu, Vergi Dairesi tarafından kapatılan 31.07.2022 tarihinde pasif ve kapalı olması ancak Ticaret ve Sanayi Odası Sicilinde aktif olması şirketin olan sicilini kapatılması için Ticaret Ve Sanayi Odası şirketin karar defterinin istediğini, ancak karar defterinin kaybolduğunu, karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda; davacı öncelikli olarak dava dilekçesinde karar defterinin kaybolduğunu gerekçe göstermek suretiyle zayi belgesi talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 82. maddesinde belgelerin saklanması ve saklama süresi başlığı altında düzenleme yapılmış bu kapsamda her tacirin ticari defterlerini sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. TTK'nun 82. maddenin 7. fıkrasında ticari defterlerin bir afet, hırsızlık gibi nedenlerle kanuni saklama süresi içinde zayi olması halinde bu konuda mahkemeden belge verilmesinin istenebileceği düzenlenmiş olup davacı tarafça, zayi olduğu bildirilen deftere yönelik olarak olağanüstü hal, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık iddiasında bulunulmamış, gerekçe olarak kaybolma hali gösterilmiştir. Ancak davacı şirket tacir olup tacir olmanın hüküm ve sonuçları kapsamında basiretli davranma yükümlülüğü altındadır. Bu hali ile davaya konu edilen defterin kasaya alınması, özenle korunması ve saklanması asıldır. Davacı şirketin bu yönden gerekli özeni göstermediği anlaşılmakla Yargıtay 11. HD nin 2016/7928 E. 2018/1952 K. Sayılı ilamı, 2016/8622 E. 2017/6627 K. Sayılı ilamı ve benzer nitelikteki ilamları nazara alınarak davacının bu beyanlarına itibar edilmemiştir. Dava dilekçesi, beyan dilekçesi ile davacı şirket temsilcisinin duruşmalardaki ve yazılı beyanları değerlendirildiğinde Yasal düzenlemeye göre davanın, ziyaın öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. 03/02/2025 tarihli beyan dilekçesinde de açıkca anlaşıldığı gibi, davacı ticari defter ve kayıtların şirketin vekalet işlemlerini yürüten abisi ...'in 06/01/2019 yılında yaşanan aşırı yağışın iş yerinde oluşan su baskını ve iş yerinin geniş çaplı hasar oluştuğunu defterlerin zayi olduğunu belirtmiştir. Davacının defterlerin zayi olduğunu 06/01/2019 tarihinde öğrenmiştir. Davacının ticari defterlerinin korunması ve saklanması konusunda bir tacir olarak gerekli özen ve dikkati göstermediği gibi defterlerin zayi olduğunu öğrenildiği tarih olan 06/01/2019 tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre işlemeye başlar. Bu nedenle bu sebebin de hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediği görülmekle ispatlanamayan davanın reddi gerektiği ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacının istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 06/01/2019 tarihinde ...taki şirket adresinde aşırı yağış ve su baskını yaşandığını şirketin bodrum katındaki evrakların zarar gördüğünü karar defterinin kaybolduğunu, su basımına ilişkin olayın 112 ve itfaiye tarafından raporlandığını, şirketin karar defteri bulunmadı için tasfiye işlemleri yapılmadığını, vergi dairesi 31/12/2022 tarihinde şirketi resen kapandığını, şirketin fiilen gayri faal durumda olduğunu ancak ticaret sicilinde hala aktif göründüğünü iddia ederek su baskını nedeniyle kaybolan şirket karar defterinin zayi olduğunun tespiti ve buna ilişkin zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince davacının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın (7417 sayılı kanunla değişik) 82/7.maddesinde "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından, davacı şirketin "... Mahallesi. ... Bulvarı. No:61 .../..." adresinde bulunan merkezinin 06.01.2019 tarihinde yaşanan aşırı yağıştan zarar gördüğü, işyerinin giriş ve bodrum katlarına su dolduğu, bunun sonucunda bodrum katında bulunan depodaki eşyalarla birlikte şirketin karar defterinin zayi olduğu, ancak su baskını yaşanan tarihte lazım olmadığı için sözkonusu defterin zayi olduğunun farkına varılmadığı ileri sürülerek şirket karar defteri hakkında zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nun 82/7. Maddesinde, zayi nedeniyle açılacak davalarda 30 günlük hak düşürücü sürenin ziyanın öğrenildiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, eldeki davanın 20.12.2024 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu ve davanın süresi içerisinde açılmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesi'nce davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacının İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-ç maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸