T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1845 - 2025/1882
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1845
KARAR NO: 2025/1882
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/05/2025
NUMARASI: 2025/37Esas 2025/381Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... VARLIK YÖNETİM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman
Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarihli 2025/37 Esas-2025/381 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, banka kredi sözleşmesine istinaden .... İcra Müdürlüğüne ait 2017/12665 esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, dosyadan yapılan satıştan sonra alınan rehin açığı belgesine istinaden ... İcra Dairesine ait 2021/12536 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takip dosyasının 10.12.2024 tarihinde haricen tahsil ile infaz edildiğini, aynı krediye istinaden .... Genel İcra Dairesine ait 2017/12654 esas sayılı takip dosyasında başlatılan ilamsız takibe istinaden müvekkilinin maaşından uzunca bir zaman haciz kesintisi yapıldığını, toplam borcun .... İcra Müdürlüğüne ait 2017/12665 esas sayılı dosyası ile kapatıldığını, müvekkilinin kefilliğinden dolayı açılan .... Genel İcra Dairesine ait 2017/12654 esas sayılı dosyasından müvekkilinin borcu kalmadığından mükerrer tahsilat yapıldığını belirterek .... Genel İcra Dairesine ait 2017/12654 esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin maaşından icra dosyasına kesilen toplam 182.100,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi, tensip zaptı, hedef süre ekli tevzi formu ve ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak 22/01/2025 tarihinde tarafına tebliğ olunduğu, taraf teşkilinin sağlandığı, davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denilmekte olup dava şartları mahkemeye ilişkin dava şartları, taraflara ilişkin dava şartları ve dava konusuna ilişkin dava şartları olarak karşımıza çıkmakta olup aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının (kesin hüküm) HMK m.114/1-(i) kapsamında dava şartı olarak düzenlendiği, mahkememize dava açılmazdan evvel .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/151 Esas ve 2020/302 Karar sayılı dava dosyası ile; davacısının temlik eden ... Bankası A.Ş., davalısının dosyamız davacısı ... olduğu, aynı zamanda mahkememizin işbu dava dosyası konusu olan .... Genel İcra Dairesinin 2017/12665 Esas (Adana Kapatılan 9. İcra Dairesinin 2017/12654 Esas) sayılı takip dosyasına yönelik 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali talebiyle dava açıldığı, yargılama neticesinde 12/03/2020 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve hükmün 29/04/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla davanın HMK'nın 114/1-(i) maddesi gereğince kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, daha önceki davalarda henüz icra dosyaları derdestken karar verildiğini, sonradan müvekkilin eşi tüm borcu kapattığını, dolayısıyla önceki kararlar bu dava açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, çünkü taraflar ve konuların farklı olduğunu, müvekkilin maaşından yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunu bu nedenle 182.100 TL'nin ticari faizle birlikte iadesi gerektiğini iddia ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Menfi Tespit ve İstirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesine istinaden alacaklı banka tarafından kredi alacağı sebebiyle ....İcra Dairesi'nin 2017/12665 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, sözkonusu bu takip dosyasından alınan rehin açığı belgesine dayanılarak ... İcra Dairesi'nin 2021/12536 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı ve bu takibin 10.12.2024 tarihinde haricen tahsil ile infaz edildiği, alacaklı tarafından aynı kredi sözleşmesine istinaden başlatılan ....Genel İcra Dairesi'nin 2017/12654 Esas sayılı ilamsız takip dosyasında ise müvekkilinin maaşından uzun zamandır haciz kesintisi yapıldığı, belirtilen takip dosyalarından 2017/12665 Esas ve 2021/12536 Esas sayılı takip dosyalarının kapatıldığı, 2017/12654 Esas sayılı takip dosyasında ise kredi borcunun kapatılması sebebiyle borcu kalmadığı halde mükerrer tahsilat yapıldığı ileri sürülerek ....Genel İcra Dairesi'nin 2017/12654 Esas sayılı takip sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacının maaşından kesilen 182.000,00 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, davanın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/i maddesinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmaması" hususu dava şartı olarak belirtilmiştir. Aynı kanunun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının olup olmadığı mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen araştırılır.
Maddi anlamda kesin hükmün koşulları 6100 sayılı HMK’nın 303/1. maddesinde; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Kesin hükmün ilk koşulu, her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması; ikinci koşulu, müddeabihin aynılığı; üçüncü koşulu ise, dava sebebinin aynı olmasıdır.
Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur. Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziki bakımdan aynı olsa bile, bu şeyler üzerinde talep olunan haklar değişikse, müddeabihler aynı değil demektir.
Kesin hükmün üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebi, hukuki sebep olmayıp, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Öyle ise, her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar (olaylar) aynı ise, diğer iki koşulun da bulunması halinde kesin hükmün bulunduğundan söz edilebilir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davadışı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın yargılaması sonucunda ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.03.2020 Tarih ve 2018/151 Esas- 2020/302 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/12654 Esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin toplam 269.953,29 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği ve kararın 29.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, ....Genel İcra Dairesi'nin 2017/12654 Esas sayılı takip sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacının maaşından kesilen 182.000,00 TL mükerrer tahsilatın istirdatı talep edilmektedir. Davacının menfi tespit talebine konu ....Genel İcra Dairesi'nin 2017/12654 Esas (kapatılan ....İcra Dairesi'nin 2017/12665 Esas) sayılı takip dosyasına konu alacağa ilişkin olarak takibin tarafları olan alacaklı ... Bankası A.Ş. ile borçlu ... arasında eldeki davanın açılmasından önce itirazın iptali davasının görüldüğü ve kesin hükme bağlandığı, bankanın takip sözkonusu takibe konu alacağını daha sonra eldeki davanın davalısı olan ... Varlık Yönetim A.Ş.'ne temlik ettiği, bu suretle uyuşmazlık konusu alacağın mevcudiyeti hakkında taraflar arasında daha önce verilmiş ve maddi anlamda kesinleşmiş hüküm bulunduğu anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davacının menfi tespit davasının kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, davacının istirdat talebi, kredi alacaklısına olan borcu ödeme ile sona erdiği halde maaşından kesinti yapılmak suretiyle fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayandığı, buna göre kesinleşen itirazın iptalinin ilişkin dava ile davacının istirdat davası dayandıkları sebeplerin (vakıaların) birbirinden farklı olduğundan, taraflar arasında görülüp kesinleşen itirazın iptali davasında verilen hükmün eldeki istirdat davası bakımından kesin hüküm teşkil ettiğini kabule imkan yoktur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davacının istirdat talebi yönünden yargılamaya devam olunarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davacının istirdat talebi yönünden davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusun bu sebeple yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarihli 2025/37Esas 2025/381Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarihli 2025/37 Esas 2025/381 Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 615,40-TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince 02/10/2025 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır