T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1737 - 2025/1860
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1737
KARAR NO: 2025/1860
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/03/2025
NUMARASI: 2024/751 Esas 2025/217 Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI: TARIM SİGORTALARI HAVUZ İŞLETMESİ ANONİM
ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:02/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2025 tarih 2024/751 Esas-2025/217 Kararı aleyhine davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kiraladığı ... ilçesi ... Köyü ... mevkii 233 ada 128 parsel ve 194 ada 73 parselde bulunan taşınmazlarına davalı şirketten sigorta yaptırdığını, kiraz ağaçlarının don olayı nedeniyle hasar gördüğünü, davalının sigorta kapsamında müvekkiline ödeme yapmadığını, davalı aleyhinde maddi zarar tespiti yapıldığını ve hesaplanan maddi zarar miktarına davalının itirazının olmadığını, tespit miktarının davalı yönünden kesinleştiğini, ... Sulh hukuk Mahkemesi'nin 2021/2 Değişik İş sayılı dosyasıyla müvekkilinin uğradığı zararın tespitinin yapıldığını, davalının sigorta kapsamında yapması gereken ödeme sebebiyle .... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/144458 Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve davalı tarafından 24.01.2024 tarihinde takibe borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketin kötü niyetli itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.05.2021 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin olarak davacı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/557 Esas sayılı dosyası ile aynı olay ve aynı taleplere istinaden müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını, derdestlik itirazlarının olduğunu, söz konusu alacağın zamanaşıma uğradığını, davanın reddi ile dava masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda; öncelikle zamanaşımı defi yönünden değerlendirilme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca poliçe ile ilgili alacak taleplerinin en erken hasat tarihinde muaccel olduğu kabul edilmiş, Genel Şartlar'ın B.7 maddesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesine göre Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta poliçesinden doğan alacakların hasat tarihinden itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükümleri düzenlenmiştir. Davaya konu ... nolu Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesinde hasat tarihi 30/07/2021 tarihi olarak düzenlendiği görülmüştür. Zamanaşımı süresinin 30/07/2021 tarihinde başlayacağı dikkate alındığında dava açılma tarihi olan 23/10/2024 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımını süresinin dolduğu anlaşıldığından davacının alacak talebine ilişkin davasının zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra müdürlüğünün takibi durdurma kararı kesinleşmeden ve tarafına tebliğ edilmeden itirazın iptali davasının açıldığını, davanın süresinde açılmış olup zaman aşımını söz konusu olduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından davacı lehine zarar tespiti yapılmış ve miktar belirtildiğini, davalı kısmi ödeme yaparak davacının alacağını zımnen kabul ettiğini, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, düşük ortam ısısı nedeniyle ağaçlarda meyve gelişimi gerçekleşmediğini ve zararın oluştuğunun sabit olduğunu, davacının uğradığı zararın davalının ödediği miktardan çok daha fazla olduğunu, davacının kira sözleşmesi nedeniyle ayrıca zararı arttığını iddia ederek asıl alacağın en az %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali (Bitkisel Ürün Sigortasından Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin kiraladığı taşınmazlardaki kiraz ağaçlarının don olayı sebebiyle hasar gördüğü, davalının sigorta kapsamında müvekkiline ödeme yapmadığı, zararın davalıdan tahsili için başlatılan hakkında başlattıkları ....Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/144458 Esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, davacının aynı olay ve aynı taleplere istinaden müvekkiline karşı açtığı ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/557 Esas sayılı davası mevcut olduğundan derdestlik itirazlarının bulunduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı, davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davacının alacak talebine ilişkin davasının zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 118. ve devamı hükümlerine göre yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar, davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ve hükümdür.
Yazılı yargılama usulünde ön inceleme aşamasında, HMK'nın 137.maddesi uyarınca, öncelikle HMK'nın 114.ve 115.maddelerindeki dava şartları ve aynı Kanunun 114.ve 115.maddelerindeki ilk itirazlar incelenir. Dava şartları mevcutsa ve ilk itirazlar yerinde değilse iddia ve savunma içinden tarafların uyuşmazlık noktalarının neler olduğu belirlenir. Taraflar ön inceleme duruşmasında sulhe teşvik edilir. Ön inceleme duruşmasından sonra ise, HMK'nın 142.maddesi uyarınca mahkemece hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkındaki itiraz ve defiler incelenerek karara bağlanır.
6100 Sayılı HMK'nın basit yargılaması usulünde ön inceleme ve tahkikatı düzenleyen 320.maddesinin birinci fıkrasına göre; mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir, ikinci fıkrasına göre ise, daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.
6100 sayılı HMK`nın 114/1-ı bendinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re`sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir. Bir davanın derdestlik nedeniyle usulden reddedilebilmesi için her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin (vakıalarının) aynı olması gerekir.
Zamanaşımı ise, tarafın aslında borçlu olduğu bir edimi özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren bir hak olup alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme yahut icra takibine konu edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu eksik borç hâline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme yahut icra edilebilme niteliğini ortadan kaldırır. Zamanaşımı müessesesinin bu yapısının (borcu değil, sadece onun alacaklı tarafından talep edilmesi olanağını ortadan kaldırmasının ve yine sadece borçlu tarafından ileri sürülebilecek bir olgu olmasının) doğal sonucu olarak, borçlu tarafından yasal süre içerisinde böyle bir def’ide bulunulmadığı takdirde, hâkim tarafından kendiliğinden gözetilemez.
Somut olayda, davacı tarafından Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesinden kaynaklı tazminat davası açılmış, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının aynı olay ve aynı taleplere istinaden müvekkiline karşı açtığı ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/557 Esas sayılı davası mevcut olduğundan bahisle derdestlik iddiası ile zamanaşımı def'inin ileri sürülmüştür. Mahkemece basit yargılama usulüne tabi olduğu kabul edilen davada, 6100 sayılı HMK'nın 320. ve 142.maddesi gereğince dava şartlarından olan derdestlik iddiasının zamanaşımı def'inden önce incelenmesi ile derdestliğin sözkonusu olduğunun tespiti halinde davalının zamanaşımı def'i incelenmeksizin aynı Kanunun 115/2.maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince öncelikle davalının derdestlik iddiası üzerinde durularak, bu iddiaya konu ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/557 Esas sayılı dava dosyasının getirtilmesi ve davalının derdestlik iddiasının değerlendirilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.03.2025 tarihli 2024/751 Esas ve2025/217 Karar sayılı kararı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.03.2025 tarihli 2024/751 Esas ve 2025/217 Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi''ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 615,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince 02/10/2025 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır