T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1057 - 2025/1204
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1057
KARAR NO: 2025/1204
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2025
NUMARASI: 2024/391Esas 2024/391Karar
İHTİYATİ HACİZ
İSTEYEN: ...
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 11/06/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2025 tarihli 2024/391 D. İş sayılı karar aleyhine borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
İhtiyati Haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çek nedeni ile toplam 990.730,00-TL alacaklı olduğunu, vadesinde borçlunun borcunu ödemediğini, yapılan ihtarlara rağmen borçlu borcunu ödemediğinden, 2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince borçlunun borcuna ve masraflarına yeter miktarda menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 27/01/2025 TARİHLİ ARA KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi "...Tüm dosya kapsamından; itiraz edenin itiraz sebepleri ile ilgili olarak yeterli delil sunmadığı, ihtiyati haciz talep edenin muaccel alacağının varlığı konusunda yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar vermek gerekmiş.... " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
BORÇLU-İTİRAZ EDEN TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Borçlu-itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklının doğrudan ihtiyati hacze başvurmak yerine önce icra takibi başlatması gerektiğini, ihtiyati haciz talebinin kötü niyetli olarak alındığı bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin mallarını kaçırma veya alacaklıyı zarara uğratma yönünde bir davranışta bulunmadığını, aksine borçlu olduğu bedeli ödediğini, ticari faaliyetlerine dürüstçe devam ettiğini, bu karar nedeniyle müvekkilinin bankalar nezdindeki sicilinin bozulduğunu, finansal itibarının zedelendiğini, ticari ilişkilerinin sekteye uğradığını, teminat bulunmakta zorlandığını ifade ederek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, hukuki niteliği itibarıyla ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz karına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.
İhtiyati haciz talep eden vekilince çeke dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verildiği, itiraz edenler vekilinin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı itiraz eden borçlu vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," "258. Maddesinde; "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
İİK'nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK'nın 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep edence çeke dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispatın mevcut olduğu, itiraz eden vekilince ihtiyati haciz kararına konu alacağın gerçekte mevcut olmadığı ve borcun ödendiği ileri sürülerek ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş ise de, itiraz eden tarafından borcun ödendiğine ilişkin olarak karşı tarafça imzası ikrar edilen herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, alacağın gerçekte mevcut olup olmadığının ise ileride açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğu ve bu aşamada bu itiraz sebeplerinin incelenmesinin mümkün olmadığından anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu itiraz eden vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak 11/06/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip