T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2156
KARAR NO: 2024/2203
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/02/2024
NUMARASI: ... ESAS ... KARAR
DAVACI: ... - -...- ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : HASIMSIZ
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
YAZIM TARİHİ : 19/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... Vergi Dairesi'ne bağlı olarak ... vergi kimlik numarası ile 2017 yılından 2021 yılının Nisan ayına dek alüminyum profil alanında faaliyet gösterdiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı, ... Denetim Daire Başkanlığı 15/11/2023 tarihli yazısı ile yapmakta olduğu inceleme dolayısıyla, müvekkilinden 2020 yılına ait ticari defter ve belgelerini ibraz etmesini istediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından söz konusu ticari defter ve belgeler arandığını ancak deprem sonrasında zayi olduğunun fark edildiğini, bu durumu fark etmesinin hemen ardından müvekkilinin ilk iş olarak derhal gazete ilanı verdiğini, müvekkili davacının gerekli özen ve dikkati göstermesine rağmen oluşan afetin yarattığı kaos neticesinde müvekkiline ait ticari defter ve belgeler zıyaa uğradığını, açıklanan nedenlerle, müvekkili davacının ... Vergi Dairesine bağlı olarak ... vergi numarası ile faaliyet yürütmüş olduğu iş yerine ait 46951'den 47200'e dek olan faturalarına, 8851'den 9100'a kadar sevk irsaliyelerine ilişkin belgelerine ve 2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defter ve belgelerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini ve bu hususun tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; Zayi belgesi talebi için gereken koşullardan defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamın gösterilmediğini, ziya uğramanın da davacının iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana geldiği belirlenememekte olduğunu, ileri sürülen sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmekte olduğunu, Tacirin saklamak ile yükümlü olduğu defter ve kayıtları özenle muhafaza etme yükümlüğünün bulunduğunu, davacının defterin kaybolduğunu TTK’nın 82/7 maddesinde belirtilen veya benzeri sebeplerle ispat edemediğini, somut delil ileri sürmediğini, zayi belgesinin verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından söz konusu ticari defter ve belgelerin arandığını, ancak deprem sonrasında zayi olduğunun fark edildiğini, bu durumu fark etmesinin hemen ardından müvekkilinin ilk iş olarak derhal gazete ilanı verdiğini, nitekim müvekkili davacı tarafından fatura, defter ve belgelerinin hükümsüz olduğu yönünde verilen 24/11/2023 tarihli gazete ilanının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiklerini, müvekkili davacının gerekli özen ve dikkati göstermesine rağmen oluşan afetin yarattığı kaos neticesinde müvekkiline ait ticari defter ve belgeler zıyaa uğradığını beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla "Zayi Belgesi Verilmesi" talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıdan 2020 yılına ait ticari defter ve belgelerini ibraz etmesini istediğini, bunun üzerine davacı tarafından söz konusu ticari defter ve belgeler arandığını ancak deprem sonrasında zayi olduğu fark edildiğini, faaliyet yürütmüş olduğu iş yerine ait 46951'den 47200'e dek olan faturalarına, 8851'den 9100'a kadar sevk irsaliyelerine ilişkin belgelerine ve 2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defter ve belgelere dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nın 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yine TTK’nun 18/2. maddesinde tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda; 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem sonrası defterlerin zayi olduğu belirtilmiş ise de; davacı vekiline talebi açıklatılmış olup, deprem sebebi ile yıkım olmadığının, eşyaların taşınması esnasında defterlerin kaybedildiğinin beyan edilmesi karşısında, Zayi belgesi talebi için gereken koşullardan defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamın gösterilmediği, davacının defter ve belgelerin korunması için gerekli tedbirlerin alması gerektiği ancak dava konusu defter ve belgeleri saklamasının özenli bir davranış olmadığı(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/6248 Esas, 2014/11141 Karar sayılı kararı aynı yöndedir), bu haliyle dava konusu defter ve belgelerin zayi olmasına gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının kayıtların saklanması hususunda basiretli tacirden beklenen özeni göstermediği, dolayısıyla zayi belgesi verilme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır