T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1554 - 2024/2219
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1554
KARAR NO: 2024/2219
KARAR TARİHİ: 20/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/05/2024
NUMARASI: ... ESAS
DAVACI: ... CAM PLASTİK ALÜMİNYUM SANAYİ TAŞIMACILIK SPOR TESİSLERİ İŞLETMECİLİĞİ İNŞAAT TAAHHÜT ÇELİK KAPI MOBİLYA İMALATI DEKARASYON TURİZM VE OTELCİLİK İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... İNŞAAT TAAHHÜT TESİSAT MADENCİLİK KUYUMCULUK OTOMOTİV TAŞIMACILIK TURİZM BESİCİLİK EMLAKÇILIK TEMİZLİK PETROL ÜRÜNLERİ GIDA MADDELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/12/2024
YAZIM TARİHİ : 20/12/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin pencere-cam üretim ve satım işleriyle, davalı şirketin de inşaat işiyle uğraşan birer limited şirket olduğunu, karşılıklı alım satım yapan taraflar arasında bir ticari iş ilişkisi olduğunu, davalı taraf inşa ettiği binalar için davacıdan 12/10/2022 ve 13/10/2022 tarihlerinde iki ayrı mal siparişi verdiğini, davacım şirket tarafından davalı adına 2 adet fatura düzenlendiğini davalı tarafın bu faturalara karşı itirazı olmadığını, davacı tarafın anılan malları davalıya teslim ederek bu ticari alım satım sözleşmesinden doğan borcunu eksiksiz yerine getirse de, davalı taraf faturalara konu bu malların bedelini ödemeyerek kendi borcunu yerine getirmediğini iddia ederek icra dosyası içeriği ve dava dilekçesi ekindeki fatura ve muavin defterleri incelenirse, yaklaşık ispat koşulları gerçekleştiğini bu nedenle davalılara ait taşınır taşınmaz malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, mezkur icra dosyası kapsamında ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği anlaşılmakla;
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; Somut olayda dosyaya sunulan deliller ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olduğunu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, İİK 257. maddesi gereği şartlar oluşmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin kusurları sebebiyle zarara uğrattığını, müvekkil şirketin, ticari hayatlarında meydana gelecek telafisi güç veya imkansız sakıncaları ortadan kaldırmak ve zararı engellemek için, fatura ve muavin defterleri incelendiğinde yaklaşık ispat koşulunun sağlandığından borçlunun malvarlıklarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, aksi takdirde İİK'da belirtilen ihtiyati haczin amacının tehlikeye düşeceğini, yerel mahkemenin verdiği ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
Davacı vekili dilekçesinde, davalının satım bedelini tam olarak ödemediğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine kararı verildiği, iş bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK.'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," " 258. Maddesinde; "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı yan, davalı tarafın inşa ettiği binalar için davacıdan 12/10/2022 ve 13/10/2022 tarihlerinde iki ayrı mal siparişi verdiğini, davacı şirket tarafından davalı adına 2 adet fatura düzenlendiğini davalı tarafın bu faturalara karşı itirazı olmadığını, davacı tarafın anılan malları davalıya teslim ederek bu ticari alım satım sözleşmesinden doğan borcunu eksiksiz yerine getirse de, davalı taraf faturalara konu bu malların bedelini ödemeyerek kendi borcunu yerine getirmediğini belirtilerek ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, tüm dosya kapsamı itibarı ile davacı alacağın var olup olmadığı, varsa miktarının ve taraf iddialarının yargılamayı gerektirdiği, davacı açısından 2004 Sayılı İİK'nun 257. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartını yerine getirilmediği dolayısıyla ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ihtiyati haciz talep eden vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 md. gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır