T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/174 - 2025/619
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/174
KARAR NO: 2025/619
KARAR TARİHİ: 11/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/11/2024
NUMARASI: 2024/851 ESAS 2024/1109 KARAR
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1-...
2-...
3-...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/04/2025
YAZIM TARİHİ : 11/04/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarih, 2024/851 Esas, 2024/1109 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan kefillikten ötürü başlatılan takine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı; banka ile dava dışı şirket arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalıların bu sözleşmelere kefil olarak katıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürmüş, davalılar ise; borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının açıklanmadığını, borcun kaynağı olan sözleşmenin ve bu sözleşmeye kefil olan borçluların ve kefalet miktarlarının tespit edilmesi gerektiğini, kefalet sözleşmelerinin hukuka aykırı düzenlendiğini, tüm bunlar sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlar, yerel mahkemece işbu davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı borçluların ödeme emrine itirazlarının süresinde olmadığı, davalılar hakkındaki takibin durdurulmasına sehven karar verildiği, icra müdürlüğünce bu karardan dönülmesi ve takibe de devam edilmesi, aksi takdirde icra mahkemesine şikayet yoluna gidilmesi gerektiği, İİK 62.maddesinde düzenlenen yedi günlük süre geçtikten sonra, davalıların ödeme emrine itiraz etmeleri nedeniyle, süreden sonra yapılan itirazlar takibi durdurmayacağından icra takibinin davalılar yönünden kesinleştiği, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığından davanın usulden reddine dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip