T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2162 - 2025/1812
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2162
KARAR NO: 2025/1812
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/05/2025
NUMARASI: 2025/128 ESAS 2025/417 KARAR
DAVACI: ... İNŞAAT MALZEMELERİ ODUN KÖMÜR NAKLİYAT SANAYİ VE TİC. LTD.ŞTİ.
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
İLİŞKİLİ KİŞİ: 1 -...
VEKİLİ: Av.
ASLİ MÜDAHİL: 1 -(İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE ... YAPI İNŞAAT MADENCİLİK TURİZM NAKLİYAT YAYINCILIK TEMİZLİK YEMEKHANE MÜHENDİSLİK SERVİS ÖZEL EĞİTİM VE SAĞLIK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
İFLAS İDARE MEMURU: 1 -...
DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
YAZIM TARİHİ : 25/09/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2025 tarih, 2025/128 Esas, 2025/417 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/764, 2015/765, 2015/766, 2015/767, 2015/768, 2015/772, 2015/773, 2015/774 ve 2019/727 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının iş bu takipler nedeniyle aradan geçen uzun zamana rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, icra takiplerinde yapılan işlemler sonucunda da müvekkilinin davalıdan olan alacaklarını tahsil etmesinin mümkün olmadığını, davalının müvekkili tarafından yapılan icrai işlemlere sürekli itirazda bulunarak takiplerin sonuçsuz kalmasını sağlamaya çalıştığını, müvekkili dışında pek çok alacaklı tarafından da davalı aleyhine icra takibi açıldığını, bu alacaklıların da davalıdan olan alacaklarını alamadığını, davalının "... ili ... ilçesi ... Mah./köyü" sınırları içerisinde bir adet hidroelektrik santrali inşası için müvekkiline ve diğer alacaklılara borçlandığını, bu hidroelektrik santralinin halen çalıştığını, bu santralin kurulumu için davalının ... Bankası'ndan kredi çektiğini ve bu kredi için baraj sahasındaki menkulleri ipotek verdiği gibi özellikle bu barajdan ürettiği elektriği sattığı ...'daki hak edişlerini de ... Bankası'na temlik ettiğini, bu nedenle davalının hak edişlerinin tamamının ... Bankası ... Şubesi'ne geldiğini, bu hak edişlerin bankaya olan taksit borçlarına yetmemesi üzerine banka tarafından takibe geçildiğini, davalı şirketin ...'tan gelen hak edişi dışında başka bir malvarlığı olmadığını, İİK'nun 179.maddesi kapsamında davalı borçlunun aktifleri ve mal varlığının borçlarını karşılamaya yetmediğini belirterek, davalı ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elektrik üretimi ile iştigal eden bir firma olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takiplerine itiraz ettiklerini, davacının alacaklarını tahsil etme gayesiyle davranmadığını, müvekkilinin hidroelektrik santralinde üretimi durdurarak müvekkiline zarar verme çabasıyla kötü niyetli olarak hareket ettiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün icra takip dosyalarından müvekkilinin adına kayıtlı elektrik üretim santralinde haciz, muhafaza ve satış yapılması yönünde karar alındığını, iş bu karara istinaden hacizlere gidildiğini ve muhafaza işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu icrai işlemlerin yasaya ve usule aykırılık teşkil etmesi nedeniyle iş bu işlemlerin iptalinin istendiğini, takibi sonuçsuz bırakma niyetlerinin olmadığını, iş bu davanın ikame edilebilmesi için öncelikli koşulun borçlunun borca batık olma şartının gerçekleşmesi olduğunu, müvekkilinin borca batık olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, davalı şirket hakkında birçok icra takibinin bulunduğu, davalının bu takiplerden sadece ... Bankası A.Ş.'nin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/15701 Esas sayılı takip dosyasına 367.660.677,00.TL borcu olmasına rağmen, sadece 370.233,55.TL ödeme yaptığı diğer icra takip dosyalarından hiçbirine ödeme yapılmadığını, davalı şirketin aktifinin pasifini karşılama oranının %58 olması nedeniyle borca batık olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 179. maddesi uyarınca davalı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemenin kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 06.02.2024 tarihli dilekçe ile talep edilen bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, yerel mahkemece ek rapor talebi hariç hiçbir talepleri hakkında ara karar verilmeden hüküm kurulduğunu, kredi sözleşmesi kapsamında müvekkils şirketin, kredileri süresinde ödemeyip geciktirdiği iddiası ile şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadan alacağı tahsil etmek amacıyla mükerrer icra takibi başlattığını, işbu takibin iptali için dava açtıklarını, ancak yerel mahkemece işbu dosyanın bekletici mesele yapılmadığını, rayiç bedelli hesaplanan hidroelektrik santralinin tek başına şirketin pasiflerini karşılayabilcek durumda olduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu hatalı düzenlendiğini, yapılan itirazların mahkeme tarafından kabul edilmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının ödemelerini tatil ettiğine karine teşkil edecek herhangi bir ibare bulunmadığını, kredi borcu her ay düzenli olarak ödediğini, dava dışı şirketlere ait borçların işbu davanın konusu olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava "Doğrudan Doğruya İflas (İİK 177/2 md.)" talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ve hakkında icra takibi başlattığını, davalının borcunu ödemediğini, başka alacaklılarca da davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ve davalının borcunu ödemediğini, davalının ödemelerini tatil ettiğini, İİK'nun 177/2 maddesi uyarınca davalının doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verildiği, iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Türk hukukunda iflas yolları takipli iflas ve doğrudan doğruya iflas olarak ikiye ayrılmaktadır. Doğrudan iflas sebepleri İcra ve İflas Kanunu'nun 177, 178 ve 179'uncu maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre borçlunun bilinen bir yerleşim yerinin olmaması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli işlemler yapması ya da bunlara teşebbüs etmesi veya haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklaması ve ödemelerin tatili (İİK m.177) doğrudan iflas sebebi olduğu gibi aciz hali de böyledir (İİK m.178). Sermaye şirketleri için borca batıklık da bir doğrudan iflas sebebi olarak gösterilmiştir (İİK m.179).
Somut olayda; davalı şirket hakkında birçok icra takibinin bulunduğu, davalının bu takiplerden sadece . ... Bankası A.Ş.'nin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/15701 Esas sayılı takip dosyasına 367.660.677,00.TL borcu olmasına rağmen, sadece 370.233,55.TL ödeme yaptığı diğer icra takip dosyalarından hiçbirine ödeme yapılmadığı, davalı şirketin aktifinin pasifini karşılama oranının %58 olması nedeniyle borca batık olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince; iflas talebinin ilan edildiği, doğrudan doğruya iflas davası bakımından kesinleşmiş takip zorunluluğu bulunmadığı, depo emri tebliğine gerek bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve bu hususta itirazlara karşında denetime ve karar için yol gösterici bir bilirkişi raporunun alındığı, davalı temsilcinin duruşmaya usulüne uygun olarak davet edildiği ancak mazeretsiz olarak çağrılan duruşmaya gelmediği, tüm bu durumlar karşısında, davalının borca batık olduğu ve doğrudan doğruya iflas şartlarının bulunduğu anlaşılarak ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davalıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır