T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/467
KARAR NO: 2025/700
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: ... Esas
DAVACI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/04/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2025 tarihli ... Esas numaralı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, fırıncılık işi ile uğraştığını, davalının ortağı olduğunu beyan ettiği ... İlçesi ... mahallesindeki fırında yaklaşık bir hafta çalıştıktan sonra Fırın'ın diğer ortağı ... ve ... fırının yarısını 1.100.000 TL karşılığı müvekkiline satmayı teklif ettiklerini, müvekkili bu durumu kabul ettiğini, ödemenin 200.000-TL'sini peşin, bakiye 900.000 TL için 1 Aralık 2024 tarihinde ödeme konusunda anlaştıklarını, tarafların arasındaki anlaşmada 200.000 TL gönderildikten ve 900.000 TL 'lik senet imzalandıktan sonra notere gidip sözleşme yapılacağı konusunda mutabakata varıldığını, müvekkili, 11/10/2024 tarihinde 200.000 TL ödemeyi anlaşıldığı gibi ...'in hesabına peşin olarak gönderdiğini, 900.000 TL'lik senedi imzaladığını, Müvekkil kendine ait hissenin devrinin yapılması için taraflara talepte bulunmuşsa da taraflar bir türlü sözleşme imzalamaya yanaşmadığını, senedin vadesi olan 01/12/2024 günü geldiğinde ... müvekkilini arayarak 900.000-TL 'yi istemiş müvekkilide notere gidip resmi prosedür tamamlanmadan bu parayı ödemeyeceğini, notere gidip devri yapmak istediğini söylediğini, diğer ortak ... müvekkili fırından kovduğunu, müvekkili ortaklık için 200.000 TL nakit, 900.000 TL senet verdiğini, senedin günü geldiğinde alacaklı gelerek karşılığı olmayan alacağı talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili dolandırıldığını düşünerek ... Cumhuriyet Başsavcılığına davalı ve ortağı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, buna ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numarası ile soruşturma devam ettiğini, soruşturma aşamasındaki beyanlarında da davalı bütün olayı kabul ettiğini, müvekkilinin fırından çıkarılmasını kendinin istediğini, müvekkili ortak etmedikleri gibi senedi avukata verdiğini de açıkça ikrar ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah olunan nedenlerle ve resen nazara alınacak hususlarla davanın kabulü ile; ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine dayanak bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının ihtiyati tedbiren yargılama sonuna dek durdurulmasına, davalı aleyhine alacağın %20'si tutarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; ""... İİK'nun 72. Maddesi uyarınca; "... İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." yasal düzenleme dikkate alınarak, tedbir talep eden tarafından icra takibinden sonra talepte bulunulduğu anlaşıldığından, İİK'nun 72/3. Maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacının icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar...." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6325 sayılı kanunun 18/a maddelerinin 16. Fıkrasına dayanılarak ara buluculuk başvurunun takipten önce yapıldığı davanın da ara buluculuk son tutanağının düzenlenmesinden sonra 2 hafta içinde açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit istemine, istinafa konu uyuşmazlık ise dava konusu bonoya dayalı icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında davalıya ait fırın ortaklığının müvekkiline satışı sebebiyle aralarındaki anlaşma doğrultusunda davalıya peşin ödeme yapıldığı ve bakiye bedel için de senet düzenlenip verildiği, ancak fırın ortaklığının devredilmediği ileri sürülerek müvekkilinin davalıya verilen verilen 900.000,00 TL bedelli bono sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafından sözkonusu bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen 08.01.2025 tarihli ara kararla, İİK'nın 72/3.maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/2 maddesinde "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." hükmü mevcuttur.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 16.fıkrasında "Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı tarafından davacı aleyhine 02.01.2025 tarihinde verilen takip talebiyle dava konusu bonoya dayanılarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmış ve davacının eldeki menfi davası 07.01.2025 tarihinde açılmış ise de, dosyadaki arabuluculuk son tutanağından davacı tarafından davalının icra takibinin başlatıldığı tarihten önce olmak üzere 16.12.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuk sürecinin 27.12.2024 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, buna göre davacının eldeki menfi tespit davasının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde açıldığı anlaşılmakta olup, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 16.fıkrası uyarınca davacının talep ettiği de gözetilerek 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinin 2.fıkrası hükmünün uygulanması imkanının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 390/3.maddesinde belirtilen ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli davacının davasında haklılığı konusunda yaklaşık ispat koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının menfi davasının icra takibinden sonra açıldığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.
Yukarıda belirtilen sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davacı vekili tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2025 tarihli ... Esas numaralı ara kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2025 tarihli ... Esas numaralı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 415,40TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesince KESİN olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸