T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2283
KARAR NO: 2025/150
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2024
NUMARASI: ... ESAS ... KARAR
DAVACI: ... -...-
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ... -...-
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
YAZIM TARİHİ : 31/01/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, takip dayanağı bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, bononun açığa atılan imzanın kötüye kullanılarak ihdas edilme ihtimalinin bulunduğunu, senet lehtarının ekonomik durumuna göre senette yazılı meblağı borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle senedin bedelsiz olduğunu, davacının senedin düzenlenmesinde rolünün bulunmadığı ileri sürülerek takip konusu 180.000,00 USD tutarlı bono ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca; bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat (bu iki dava türü 01.09.2023 tarihinden itibaren) davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, her iki tarafın sunduğu ... sayılı arabuluculuk başvurusunun incelenmesinden başvurunun davanın ikamesinden sonra 09.09.2024 tarihinde yapıldığının görüldüğünü, dava şartına uyulmadan dava ikame edildiğinden 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi uyarınca davanın usulden reddedildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf talebi ile; 09/09/2024 tarihli Tensip Tutanağı'nda tarafa çıkartılacak davetiyeye arabuluculuk son tutanağını mahkemeye ibraz etmesi için davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verildiğini, davacının sadece 2 gün sonra 13/09/2024 tarihinde mahkemeye bir dilekçe verip “Arabulucuya başvurulmadığı ve başvurulmayacağı” şeklindeki asılsız beyanı ile açtığı davasının usulden reddini talep ettiğini, davacı tensip tutanağının düzenlendiği 09/09/2024 tarihinde arabulucuya başvurduğunu ve 13/09/2024 tarihinde de arabuluculuk son tutanağını arabulucudan teslim aldığını, yani mahkemenin tensip tutanağının düzenlendiği gün arabulucuya başvuran ve henüz mahkemenin kendisine verdiği kesin süre bitmeden arabuluculuk son tutanağı elinde olan davacı üstüne bir de “arabulucuya hiç başvurulmadığı/başvurulmayacağı” şeklindeki beyanıyla mahkemeyi açıkça yanıltmaya çalışıp davasının usulden reddini talep ettiğini, davacının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını ortaya koymak için arabuluculuk son tutanağını 13/09/2024 tarihli dilekçeyle mahkemeye ibraz edildiğini, davacı da yeni bir dilekçe ile 1 haftalık kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağını mahkemeye ibraz etmek zorunda kaldığını, mahkemenin 09/09/2024 tarihli Tensip Tutanağı'nda arabuluculuk son tutanağını mahkemeye ibraz etmesi için davacı tarafa 1(bir) haftalık kesin süre vermesi ve verilen 1 haftalık kesin süre bitmeden davacının arabuluculuk son tutanağını mahkemeye sunmasına rağmen mahkemenin gerekçeli kararının hatalı olduğunu, bu nedenlerle; Usul ve yasaya aykırı olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi”nin ... Esas, ... Karar sayılı 19/09/2024 tarihli iş bu ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava konusu senet altındaki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince zorunlu arabuluculuğa başvuru olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
05 Nisan 2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği, kanunun geçici 1. maddesinde "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı" belirtilmiştir.
Somut olayda, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı dolayısıyla, ticari dava olduğu ve Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, davanın 01/09/2023 tarihinden sonra açıldığı ve dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
İşbu davada, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafındandan 05.09.2024 tarihinde dava açıldığı, mahkemece 09.09.2024 tarihinde arabuluculuk başvuru tutanağının ibrazı için davacı vekiline süre verildiği, davacı tarafın 09.09.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, 13.09.2024 tarihinde arabuluculuk son tutanağının tanzim edildiği anlaşıldığından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartının yerine getirilmediği görülmekle mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- )492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 187,80.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 31/01/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır