T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1380 - 2026/1903
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1380
KARAR NO: 2026/1903
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/03/2026
NUMARASI: 2026/361 ESAS 2026/312 KARAR
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/361 esas 2026/312 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, 06.02.2023 tarihinde .../Hatay'da meydana gelen deprem ve akabinde başlayan yangın esnasında, müvekkilinin şirketine "..., ..." numaralı Emtia Sigorta Poliçeleri (Abonman, Nakliye vb) ile sigortalı ekli liste sigortalılarının mallarının (..., ..., ... numaralı konteynerlar), ... Limanında hasar gördüğünü, sigortalılar ve müvekkilinin şirketi arasında mün’akit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu’nun amir hükümlerine göre müvekkilinin şirketinin hasar bedelini ödedikten sonra sigortalılarının haklarına halef olmakta olduğunu, oluşan hasar bedellerinin dava dışı sigortalılara ödenmiş ve bunun neticesinde meydana gelen hasarda kusuru bulunan davalılara dava yöneltebilmek için Zorunlu Arabuluculuk uygulamaları kapsamında arabulucuya başvurulmuş olduğunu, TBK.m .572/1 gereği depolama hizmetini özenle ifa etmekle yükümlü olduğunu ve hatta konumu ve verdiği hizmet gereği depolama hizmetinin uzmanı olması gereken liman işletmelerinin, ardiye sözleşmelerinin kapsamından çok daha ağır ve geniş bir özen yükümlülüğü altında olduğunu, TBK.m. 575 kapsamında da ardiye sözleşmelerinde ardiyeci, sakladığı taşınırı aldığı zamandaki durumuyla geri vermekle yükümlü olup depolama hizmetini ifa ederken ardiyeci sıfatında olan liman işletmelerinin bu yükümlüğü gereği gibi yerine getiremediği takdirde TBK’nın 112 vd. maddeleri uyarınca, liman müşterisinin bu nedenle uğramış olduğu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, MK'nın 107. madde gereğince sonradan artırılmak üzere şimdilik 1.000,00.TL ve 100,00.-USD'sinin sigortalılarına ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek (TL olarak yapılan ödemeler için TCMB’nin uyguladığı avans faizi, döviz kısmına ise devlet bankalarınca bu döviz cinsine uygulanan en yüksek oranda) faizi ile birlikte ödenen sigorta hasar tazminatlarının belirlenerek davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, 6 Şubat 2023 günü saat 04:17 ve 13:24'de merkez üssü Pazarcık (Kahramanmaraş) ve Elbistan (Kahramanmaraş) olan Mw 7.7 ve Mw 7.6 büyüklüğünde yıkıcı iki büyük depremin meydana geldiğini, depremden en fazla etkilenen illerden birisi olan Hatay'da bulunan ve bir diğer davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketi tarafından işletilen ... Limanında deprem ve sonrasında çıkan yangında limanda bulunan birçok konteyner ve konteyner muhteviyatı yükte hasar ve ziya olduğunu, davacı tarafından deprem ve sonrasında çıkan yangın akabinde sigortalıların emtialarında meydana geldiği iddia edilen hasar sebebiyle, dava dışı sigortalısının uğradığı zararları tazmin ettiği iddiasıyla hukuken sigortalısının haklarına halef olduğundan bahisle huzurda görülen işbu davanın ikame edildiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde ..., ... numaralı Emtia Sigorta Poliçeleri ile ..., ..., ... numaralı konteynerlerin hasarlandığı iddia edilerek hasar bedelini dava dışı sigorta şirketine ödediği iddiası ile işbu davayı ikame ettiğini, tüm bu hataların yanı sıra dilekçesinde husumet yönelttiği ve dilekçesinde taşıyan firma olduğunu belirttiği şirket "...'ya izafeten ... A.Ş." iken taraf kısmında Müvekkil'i belirtmiş olup Davacının husumeti kime yönelteceği hususta dahi net olmadığının ortada olduğunu, Müvekkilinin ...'ya husumet yönetilmeye çalışılmış olup konu konişmento incelendiğinde de konşimentonun genel hükümler kısmında 27. maddesindeki kloz ile uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku, yetkili mahkemenin de İngiliz Mahkemeleri olduğunu belirttiği anlaşılmış olduğunu, davaya konu ihtilaf hakkında Türk Mahkemelerinin yetkisiz olduğunun açık olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile;"dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkememizin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, mahkememizin yetkili olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğu, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalının acente sıfatıyla hareket ettiğini, ve taşımaya aracılık etmesi nedeniyle pasif husumet ehliyetinin davalı acentenin yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması nedeniyle Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, TTK m. 105 ve TMK m. 2 uyarınca ilk derece mahkemesince yargılaması devam eden uyuşmazlıkta Türk Mahkemeleri yetkili olup taraflar arasında yapılmış olan taşıyana yöneltilecek talepler bakımından "İngiltere Adalet Yüksek Mahkemesi"ni yetkili kılan yetki şartının geçersiz olduğunu, davalı ... ... A.Ş. vekilinin İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğuna ve yetkisiz olduğuna yönelik itirazları yerinde olmadığını, söz konusu uyuşmazlıkta Türk Mahkemeleri yetkili olduğundan davalı vekilinin yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmekteyken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından taşıma esnasında meydana gelebilecek rizikolara karşı sigortalanan dava dışı sigortalıya ait metal tel emtiasının konteyner içerisinde gemiye yüklenmek üzere ... Limanı'nda beklemekteyken meydana gelen 06/02/2023 depremi ve sonrasında çıkan yangın sonucu emtianın tamamen zayi olduğunu, zarar gören sigortalıya ödeme yapıldığını ve işbu tazminatın zarara sebep olan davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise müvekkili şirket açısından konşimentodaki yetki şartı sebebiyle mahkemenin yetkili olmadığını, İngiliz Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile MÖHUK 47. maddesi ve konşimentodaki yetki şartı uyarınca yetkili mahkemenin Çin Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda; 6102 sayılı TTK'nın 105/2. maddesindeki yetki düzenlemesinin Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmadığı ve yabancı tacirin Türkiyedeki acentesiyle işlem yapan Türk tacire seçimlik bir hak sağladığına dair bu tespitin doğal bir sonucu olarak yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan ve yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğu, TTK'nın 105/2. maddesinin taşıyıcıya izafeten acente tarafından veya acente aleyhine açılacak davalarda uygulanacak olmasına ve milletlerarası tahkim merciince acente aleyhine doğrudan hüküm kurulması halinde bu kararın tenfizi yönünde dava açılması aşamasında acente bakımından tenfiz şartlarının ayrıca değerlendirilecek bulunmasına göre(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1544 Esas, 2025/6907 Karar sayılı kararı), inceleme konusu kararın doğru olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak kararın gerekçesinde her ne kadar konşimentodaki yetki şartında Çin Halk Cumhuriyeti Şangay Deniz Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle red kararı verilmiş ise de, yapılan incelemede ibraz edilen konşimentonun 27. maddesinde uyuşmazlık halinde İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve İngiltere Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olacağının düzenlendiği, mahkemece çeviri hatasında dolayı sehven Çin Halk Cumhuriyeti Şangay Deniz Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekcesine dayanıldığı anlaşılmakla, hükmün gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin bu gerekçe ile kabulü ile istinafa konu kaldırılmasına ve Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun GEREKÇE YÖNÜNDEN KABULÜNE,
2)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/361 esas 2026/312 karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a)-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
b)-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
ç)-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
d)-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya İADESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL maktu karar ve ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafça yapılan 470,00.TL istinafa dosya gönderme ücreti, 60,00.TL tebligat masrafı, 2.002,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.532,00.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın HMK.333 maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır