T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1336
KARAR NO: 2026/1583
KARAR TARİHİ: 10/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/02/2023
NUMARASI: 2021/186 ESAS 2023/123 KARAR
DAVACI: ... -...- ...
VEKİLİ: Av. ...-
DAVALI: ... -...- ...
VASİ: ... -...- ...
DAVANIN KONUSU: ALACAK
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/186 esas 2023/123 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müstahsillik yapmakta olduğunu, sebze ekim ve satım işiyle uğraştığını, müvekkilinin, davalıyı, ... halinde kabzımal olarak çalışmakta olduğundan 1991 yılından bu yana tanıdığını, ektiği ve topladığı sebzeleri ise davalı ...'e ait ... vasıtasıyla yaklaşık 5-6 yıldır satmakta olduğunu, davacı ile davalının alım ve satım komiyonculuğu ilişkisinin mevcut olduğunu, davacının bilfiil davalının komisyon evi ile çalıştığını, davacının yıllardır topladığı ürünleri davalı yana vermesine rağmen mahsullerinin karşılığını alamadığını, alacak miktarını tam ve net belirleyemedikleri için HMK'nin 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası açtıklarını, komisyoncu olan davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, davalının elindeki boş senedi davacıya karşı tehdit unsuru olarak kullandığını, davalının tefecilik suçundan yargılandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile HMK'nin 107. maddesi uyarınca belirsiz olan alacaklarının şimdilik 20.000,00.TL'lik kısmını malların teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilip davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap beyanında bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı taraf 2010-2015 arasında 247.523,00.TL tutarında ürün teslim ettiği iddiasına dayanak olarak müstahsil makbuzlarını dosyaya sunmuş ise de bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere davalının Vergi dairesine beyan ettiği muhtasar beyannamelerde toplam 65.246,93.TL lik ürün teslim edilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğu, bu meblağın üzerinde ürün teslim edildiğine ilişkin beyanname mevcut olmaması davacının bu meblağ üzerindeki ürün teslim iddiasını ispata yarar ticari defter ve yazılı delil sunmaması karşısında davacının davalı tarafından beyan edilen 65.246,93.TL' lik ürünü teslim ettiğinin kabulünün gerektiği, fazlaya ilişkin iddianın ispat edilemediği, davalıya çıkarılan meşruhatlı davetiyeye rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi ve 65.246,93.TL' lik ürünün bedelini ödediğini ispata yarar delil sunmaması göz önüne alındığında davacının davalıdan 65.246,93.TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 65.246,93.TL alacağın 20.000,00.TL'si için dava tarihinden, bakiyesi için 27/08/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine
" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin alacaklı olduğu ve iş bu alacağın miktarı müstahsil makbuzları ile ispat edildiğini, davalının beyanı ile düzenlenen muhtasar beyannamelerinin alacak miktarının hesabında hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, muhtasar beyannamelerinde ... adına sunulan beyannamelerin de hesaplamada dikkate alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müstahsil olduğunu ve ürettiği sebzeleri davalı komisyoncuya sattığını, son 5-6 yıldır bu şekilde yapmış olduğu satış bedellerinin ödenmediğini, alacağın müstahsil makbuzları ile sabit olduğunu belirterek müvekkilinin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise davaya cevap vermemiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Müstahsil makbuzu" başlıklı 235. maddesinde "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.
Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer.
Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur: 1. Makbuzun tarihi; 2. (Değişik: 30/12/1980-2365/38 md.) Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi; 3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi; 4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli. Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir. (Ek: 30/12/1980-2365/38 md.) Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir" şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, mahkemece alınan ve Dairemizce de benimsenen bilirkişi raporunda davalı tarafından muhtasar beyanname ile vergi dairesine beyan edilen müstahsil makbuzlarındaki miktarların esas alınması ve işbu değer üzerinden davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır