T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/721 - 2026/1087
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/721
KARAR NO: 2026/1087
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2026(Ara Karar Tarihi)
NUMARASI: 2026/238 Esas
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
YAZIM TARİHİ : 30/04/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2026 tarih ve 2026/238 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin, Antalya ve Mersin illerinde taşınmaz alımı ve satımı sektöründe faaliyet göstermekte olup, davalı şirketin müteahhit olarak yürüttüğü ve ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 78 ada 6 parselde bulunan projeden iki adet (6. Kat no: 36 ve 39 numaralı bağımsız bölümler) 1+1 daire satın alınması hususunda 21/09/2022 tarihinde anlaşma sağlandığını, davalı şirketin hazırladığı sözleşmenin taraflarca imza altına alındığını, sözleşmeye göre; 2 adet 1+1 daire mülkiyeti alıcıya devredileceğini, 2 adet daire için toplam 110.400 USD ödeme 21/09/2022'de peşin olarak ödendiğini, taşınmazların en geç 31/01/2024 tarihinde teslim edileceğini, müvekkil şirketin, sözleşme metninden ve ekte bulunan 21/09/2022 tarihli tahsilat makbuzundan anlaşılacağı üzere üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve 110.400,00 USD ödemeyi tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete ödediğini, tahsilat makbuzunun açıklama kısmında "... Daire 36 ve 39 için alınan" ibaresi yer almakta olup, 110.400 USD ödemenin yapıldığı hususunda davalı şirketin kaşe ve imzası da yer aldığını, bu nedenle müvekkili şirketin edimini tamamladığı hususunun sabit olduğunu, takip eden süreçte davalı şirketin yürüttüğü inşaatta kısmi ilerleme görülse de bir süre sonra inşaat faaliyetinin tamamen durduğunu, davalı şirket yetkilileri, inşaatın yeniden başlayacağını sözlü olarak taahhüt etse de bu vaat gerçekleşmediğini, gelinen aşama itibariyle inşaat çok uzun süredir atıl vaziyette olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin tüm iyiniyetli girişimleri sonuçsuz kaldığını, deyim yerindeyse çalınan her kapı müvekkili şirket yetkililerinin yüzüne kapatıldığını, inşaatın tamamlanamayacağını anlayan müvekkili şirket yetkililerinin, ödenen bedelin iadesini talep etmişse de bu talep de sonuçsuz kaldığını, uzun süre boyunca davalı şirket yetkilileri, müvekkili şirket yetkililerinin oyaladığını, müvekkili şirketin ticari ve ekonomik açıdan büyük problemler yaşamasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle; telafisi imkansız zararların önlenmesi bakımından öncelikle takdiren teminatsız ancak kabul edilmezse mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminat karşılığında davalı şirketin taşınır-taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz şerhi işlenmesine, davanın kabulü ile müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 21/09/2022 tarihli sözleşmenin şekil şartını taşımaması nedeniyle geçersizliğinin kabulü, bu talebi kabul edilmezse sözleşmeden dönme talebinin kabulü ile davalı şirkete ödenen 110.400,00 USD'nin sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2026 tarih ve 2026/238 Esas sayılı ara kararı ile; taşınmaz alım-satımdan kaynaklanan ihtilafın niteliği ve ibraz edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin geçersiz olup olmadığı tarafların sorumlulukları, iddialar ile alacağın varlığının ve miktarının değerlendirilmesi esaslı yargılamayı gerektirdiğinden ve bu safhada yaklaşık ispat koşulları da oluşmadığından davacı vekilinin talebinin reddine kararı verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; müvekkil şirketin, Antalya ve Mersin illerinde taşınmaz alımı ve satımı sektöründe faaliyet göstermekte olup, davalı şirketin müteahhit olarak yürüttüğü ve ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 78 ada 6 parselde bulunan projeden iki adet (6. Kat no: 36 ve 39 numaralı bağımsız bölümler) 1+1 daire satın alınması hususunda 21/09/2022 tarihinde anlaşma sağlandığını, davalı şirketin hazırladığı sözleşmenin taraflarca imza altına alındığını, sözleşmeye göre; 2 adet 1+1 daire mülkiyeti alıcıya devredileceğini, 2 adet daire için toplam 110.400 USD ödeme 21/09/2022'de peşin olarak ödendiğini, taşınmazların en geç 31/01/2024 tarihinde teslim edileceğini, müvekkil şirketin, sözleşme metninden ve ekte bulunan 21/09/2022 tarihli tahsilat makbuzundan anlaşılacağı üzere üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve 110.400,00 USD ödemeyi tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete ödediğini, tahsilat makbuzunun açıklama kısmında "... Daire 36 ve 39 için alınan" ibaresi yer almakta olup, 110.400 USD ödemenin yapıldığı hususunda davalı şirketin kaşe ve imzası da yer aldığını, bu nedenle müvekkili şirketin edimini tamamladığı hususunun sabit olduğunu, takip eden süreçte davalı şirketin yürüttüğü inşaatta kısmi ilerleme görülse de bir süre sonra inşaat faaliyetinin tamamen durduğunu, davalı şirket yetkilileri, inşaatın yeniden başlayacağını sözlü olarak taahhüt etse de bu vaat gerçekleşmediğini, gelinen aşama itibariyle inşaat çok uzun süredir atıl vaziyette olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin tüm iyiniyetli girişimleri sonuçsuz kaldığını, deyim yerindeyse çalınan her kapı müvekkili şirket yetkililerinin yüzüne kapatıldığını, inşaatın tamamlanamayacağını anlayan müvekkili şirket yetkililerinin, ödenen bedelin iadesini talep etmişse de bu talep de sonuçsuz kaldığını, uzun süre boyunca davalı şirket yetkilileri, müvekkili şirket yetkililerinin oyaladığını, müvekkili şirketin ticari ve ekonomik açıdan büyük problemler yaşamasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/238 Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz ret kararının kaldırılarak takdiren teminatsız ancak kabul edilmezse mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminat karşılığında davalı şirketin taşınır-taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz şerhi işlenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/238 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibariyle "ticari satım sözleşmesinin geçersizliği, geçerli olması durumunda sözleşmeden dönmeden kaynaklanan tazminat davası"na ilişkindir. Uyuşmazlık iş bu dava kapsamında verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile iki adet taşınmazın satımı konusunda adi yazılı sözleşme imzaladıkları, 21.02.2022 tarihinde davalıya 110.400,000USD ödeyerek kendi edimini ifa ettiğini, buna karşılık davalının taşınmazları en geç 31.01.2024 tarihinde teslim edeceğini taahhüt etmesine rağmen inşaatın hala atıl olduğu ve iki seneyi aşkın bir süredir inşaatta bir ilerleme olmadığı, sözleşmenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğu, geçerli kabul edilse dahi sözleşmeden dönme hakkının doğduğu ve sözleşmeden dönerek ödediği bedelin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, davalının ödemeleri iade etmemesi, inşaatın ilerlememesi ve haricen öğrenildiği üzere mal kaçırma ihtimalinin olmasından bahisle davalı şirketin taşınır, taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; taşınmaz alım satımından kaynaklanan ihtilafın niteliği ve ibraz edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin ayakta olup olmadığı, tarafların sorumlulukları, iddialar ile alacağın varlığı ve miktarının değerlendirilmesi esas bakımından yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İş bu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup İİK'nın 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyati haciz istenebileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; ihtiyati hacze konu edilen alacağın kaynağı, varlığı ve miktarının belirlenmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince bütün delillerin dosya arasına alındıktan sonra bu hususta karar verilebileceği, borcun vadesinin belirlemesinin henüz yapılmamış olduğu, borçlunun ikinci fıkradaki hallerden birini gerçekleştirdiğinin yaklaşık olarak ispatlanamadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)- .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2026 tarih ve 2026/238 Esas sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/04/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır