T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/681 - 2026/1146
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/681
KARAR NO: 2026/1146
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/01/2026
NUMARASI: 2025/1159 Esas- 2026/135 Karar
DAVACI : ... -
VEKİLİ: Av.
MÜDAHİLLLER : 1-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Konkordato
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ:06/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:06/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2026 tarihli ve 2025/1159 Esas- 2026/135 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çiftçilik ve komisyonculuk işi yaptığını ve halen bu işine devam ettiğini, müvekkilinin tarımda hem üretici hem de satıcı konumunda olduğunu, ancak özellikle 2025 yılında tarım sektöründe yaşanan zirai don, düşük fiyatlar, verim düşüklüğünün, müvekkilinin öncelikle şirketini ve ardından da şahsını olumsuz yönde etkilediğini, 2024'te Türkiye'nin birçok bölgesinde mevsimsel kuraklığın ürün rekoltelerinde ciddi düşüşe neden olduğunu, 2025'te ise ilk aylarda zirai don yaşandığını, bu olayın ürün verimliliğini önemli ölçüde olumsuz etkilediğini, tarım desteklerinin hem yetersiz kaldığını ve hem de üretim sezonu içinde değil, sezon sonuna doğru ödendiğini, bunun da çiftçinin nakit akışını bozduğunu ve girdi alımında zorluklar yaşamasına sebebiyet verdiğini, konkordato talep etmiş oldukları müvekkilinin almış olduğu mühlet içerisinde komiser gözetiminde finansal durumunu düzelteceğini ve borçlarını projede belirlenen süreler dahilinde ödeyeceğini belirterek, davacı hakkında tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İİK'nın 287 ve 294 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, geçici mühlet süresi içerisindeyken İİK'nın 289.maddesi gereğince 1 yıllık kesin süre kararı verilmesine ve gerekli görülmesi durumunda bu sürenin 6 ay daha uzatılmasına, yapılacak yargılama neticesinde İİK'nın 305.maddesi gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini, verilecek geçici mühlet kararıyla birlikte vade konkordatosunun başarıya ulaşması ve nihai konkordato projesinin hazırlanmasına katkı sunmak ve gerçek kişiler ile tüzelkişi borçluların faaliyetlerine nezaret etmek üzere konkordato komiserinin atanmasını, tek borçlu için talepte bulunulması dikkate alınarak usul ekonomisi gereğince tek komiser ataması ile yetinilmesini, 7101 sayılı Yasa ile değişik İİk'nın 288/1.maddesi uyarınca geçiçi mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK'nın 294-295-296-297 maddelerinin uygulanması ile geçici mühlet içinde davacı aleyhinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili hakkında Kanun uyarınca yapılan takiplerde dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil olmak üzere tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yapılmış olan takiplerde muhafaza altına alınan malların yediemin olarak taraflarına teslimine, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde fiili muhafaza tedbirlerinin alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine, müvekkili adına kayıtlı menkuller ile adlarına tescilli veya tescilsiz tüm menkul, gayrimenkul mallar ile taşıtların üçüncü kişilere devir ve temliklerinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca üzerlerine ayni ve şahsi hak tesisinin tedbir yolu ile önlenmesini, Bankalar nezdinde borçlu bulundukları bankaların konkordato sonrası hesaplarına gelen her türlü paranın ayrıca her ne nedenle olursa olsun tahsile verilen kıymetli evrakın Genel Kredi Sözleşmeleri ve Bankacılık sözleşmeleri nedeniyle hapis hakkı veya mahsup işlemi yapılarak borca mahsup edilmesinin tedbir yoluyla önlenmesine, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereğince üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre çeklerinin kanuni ibraz süresi içerisinde ibrazında "karşılıksızdır " şerhi yazılmasının önlenmesine, İİK.'nın konkordatoya ilişkin hükümlerinin Mahkemece uygulanmasına, vade konkordatosunun başarıya ulaşabilmesi ve tüm alacaklıların haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Fer'i müdahillerin vekilleri tarafından, davacının talebinin reddi savunulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Konkordato revize projesinde belirtilen bilirkişi ... tarafından hazırlanan 22/01/2026 günlü olan uzman değerlendirme raporunda "davacının kiraladığı tarlalarda ekili biber ve muz ürününe göre toplamda 44,355 dekarlık örtüaltı yetiştiriciliği yapılan bu alanlardan 2026 yılında toplamda 12.832.470,.00 TL gelir eldesinin mümkün olabileceğinin değerlendirildiği, Taşınmazların 2027 yılı üretim sezonu sonuna kadar kiralandığı dikkate alındığında bu alanlarda 2 yıllık gelir elde etmesinin eldesinin mümkün olabileceği, dolayısıyla herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı durumda iki yıldaki net gelirin 2 Yıl * 12.832.470,00 TL/Yıl= 25.664.940.00 'TL olabileceği sonucuna ulaşıldığı"nın belirtildiği, bu kapsamda davacı gerçek kişinin konkordato revize projesinde yer verilen tek kaynağının değerlendirilmesi açısından konkordato komiserinden değerlendirme için görüş alınmasına ve geçici mühletin 2 ay uzatılmasına gerek bulunmadığı, açılan konkordato davasında "borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklıların ödeme yapabilmesi için göstereceği mali kaynakları net ve sonucu öngörülebilir" olarak ortaya konulması gerektiği, inandırıcı ve gerçekçi olmayan iyi hazırlanmamış proje ve soyut çözüm önerileri ile kesin mühlete geçilebilmesi mümkün olmayıp, hazırlanan rojede yapısal düzelme ve net tedbirlerin belirtilmesinin açıkça belirtilmesi zorunlu olup, aksi takdirde amacın ödemelerin bir süre tatil edilmesi, alacaklıların alacağına kavuşmaması için kurumun kullanılması anlamına geleceği, ayrıca Yukarıda emsal olarak alınan Yargıtay 6. H.D.nin 2021/3467 Esas ve 2022/1994 Karar sayılı 11/04/2022 günlü ilamında"... mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu halde borçlunun konkordato müessesinin sağladığı imkanlardan faydalanmasının mümkün olmadığının gözetilmesi gerekmektedir ..." şeklinde belirtilmiş olup, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu, ticaret sicil kaydı ve davacı tarafından sunulan belgelere göre ... Vergi Dairesi mükellefi olan Davacı ...' un adına şahıs işletmesi mevcut iken 16/10/2025 tarihinde mahkememize konkordato tastik davası açmadan kısa bir süre önce 09/10/2025 tarihinde şahıs işletmesini terkin ettiği, ancak bu şahıs işletmesine ait bilançosunda yer alan aktif malvarlığı ve borçlarına yönelik mahkememize herhangi bir belge sunulmadığı, konkordato komiserinin duruşmada "davacıya ait terkin edilen şahıs işletmesinin banka borçları mevcuttur, bankanın borçlarının bir kısmı terkin edilen ticari işletmenin borçları, bir kısmı da gerçek kişinin şahsi borçlarıdır, terkin edilen şahıs işletmesinin defterlerini inceleyemedim. ancak listelerden banka borçlarının bir kısmının terkin edilen şahıs işletmesinin borçları olduğu anlaşılıyor, ben davacının taşınmaz satışına ilişkin birşey tespit etmedim, 31/07/2025 tarihli borç ve alacak listelerinde böyle bir mali durum yoktur, varlık listelerinde de gayrimenkul gözükmüyor" şeklinde beyanda bulunduğu, terkin edilen şahıs işletmesinin pasifinde yer alan borçlarının davacının projesinde yer almakla birlikte aktif malvarlığının açıklanmamış olduğurun görüldüğü, UYAP kayıtlarına göre davacının malvarlığının pasif taşınmaz kaydında yer alan taşınmazın tapu kaydı dosya içerisine celp edilmiş olup, ... Tapu Müdürlüğünün 28/01/2026 günlü yazı cevabının incelenmesinde "... ili ... ilçesi ... mahallesi 7510 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına kayıtlı iken 01/08/2025 tarihinde ...'na satış yapılarak, alıcı ... tarafından 25/12/2025 tarihinde ise ...' a devir edildiği, taşınmaz üzerinde davacı ... tarafından ... Bankası lehine 50.000.000,00 TL bedelle 18/04/2025 tarihinde 1.Derece ipotek tesis edilmiş olduğu", 16/10/2025 tarihinde mahkememize dava açılmadan kısa bir süre önce 01/08/2025 tarihinde üzerinde davacının kendisinin ... Bankası lehine tesis ettiği 50.000.000,00 TL limitli ipotek mevcut olan borç ödemede kullanılabilecek önemli bir kaynağı olan taşınmazını üçüncü kişiye devrettiği, komiser beyanında belirtildiği üzere borç ve alacak listesinde taşınmaz satışına rastlanılmadığını beyan ettiği, davacının dava tarihinden kısa bir süre önce borçları revize projesinde yer verilen sahıs işletmesinin terkin etmesi, şahıs işletmesinin aktiflerinin belirtilmeksizin sadece borçlarına yer verilmesi, davacının taşınmazının satışı karşılığında davacı veya taşınmazı tapuda satın alan alıcı tarafından ipotekli taşınmaza ilişkin bir ödeme belgesinin davacı tarafından mahkememize sunulmadığı gözönüne alınarak, bu satışın kötüniyetli olarak kabul edilmesi ve davacı borçlunun konkordato müessesesinden yararlanması mümkün olmadığı ve kesin mühlet verilmesi koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından yaklaşık ispat oluşmaması nedeniyle davacı sahıs işletmesi yönünden İİK'nun 305.maddesinde öngörülen konkordato tasdik şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından yaklaşık ispat oluşmaması nedeniyle İİK'nun 305.maddesinde öngörülen konkordato tasdik şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının konkordato tasdik davasının, geçici mühlet uzatma ve kesin mühlet talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin kesin mühlet aşamasında yanlış ispat standardı uyguladığını, kötüniyet tespiti somut delile dayanmadığını, varsayıma göre karar verildiğini, resen araştırma ilkesinin ihlal edildiğini, banka kayıtları satış bedeli bilirkişi incelemesi yapılmadığını, gelir borcu karşılandığını iddia ederken başarı olmadığı dendiğini, işletmenin terki hukuken red sebebi olmayacağını yanlış değerlendirme yapıldığını, konkordatonun amacına aykırı olduğunu, takdir hakkının keyfi kullanılmış somut teknik gerekçe olmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir.
Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.
2004 sayılı İİK.'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
İİK.'nın 286/1-a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185'de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1.fıkranın (a) bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.
Somut olayda, davacı tarafın konkordato ön projesinde, davacının toplam 17.229.307,32 TL tutarındaki borcunun, davacının kiraladığı taşınmazlarda muz ve biber üretimi yapılmak suretiyle 2 yılda elde edilecek 21.470.200,00 TL gelir kaynak gösterilmek suretiyle tenzilat yapılmaksızın 24 ay vadede rüçhanlı alacaklar için T.C. Merkez Bankası'nın reeskont işlemlerinde uyguladığı avans faizi (%44,25) ve adi alacaklar için avans faizi (%24) ile birlikte olmak üzere konkordatonun tasdikinden itibaren her ayın 25'i ile 31'i arasında ödemeyi taahhüt ettiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada 30.10.2025 tarihli Tensip Tutanağı'ndaki 7 no'lu ara kararla 3 ay süre ile geçici mühlet verilerek aynı tutanaktaki 7 no'lu ara kararla geçici konkordato komiseri görevlendirildiği, geçici konkordato komiserinden 08.12.2025 ve 17.12.2025 ve 26.01.2026 tarihli raporların alındığı, davacı tarafın geçici mühlet içinde sunduğu revize ön projede ise rüçhanlı alacaklar toplamı 3.331.528,00 TL, kamu alacakları toplamı 8.381,32 TL, diğer (adi) alacaklar toplamı 13.889.398,00 TL ve faiz ödemeleri 4.307.326,83 TL'den ibaret toplam borcun konkordato projesinin tasdikinden sonraki 24 aylık süreçte ön projenin ilk halinde olduğu gibi davacının kiraladığı taşınmazlarda muz ve biber üretimi yapılmak suretiyle 2 yılda elde edilecek 21.470.200,00 TL gelir kaynak gösterilmek suretiyle tenzilat yapılmaksızın 24 ay vadede %25 faiziyle birlikte eşit taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı ...'un, ticari işletmesi sebebiyle ... Vergi Dairesi nezdinde kayıtlı iken 09.10.2025 tarihinde işletmesini terkin ettirdiği, bilahare 16.10.2025 tarihinde verdiği dilekçeyle konkordato talebinde bulunduğu, davacının ön projesinde ve daha sonra verdiği revize ön projesinde anılan ticari işletmesine ait bilançoda yer alan aktifler hakkında herhangi bir bilgiye verilmediği gibi ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında da bu hususta herhangi bir belge sunmadığı, buna rağmen terkin edilen sözkonusu şahıs işletmesinin pasiflerine projede yer verildiği, konkordato komiserinin duruşmada tutanağa geçirilen beyanlarında "... davacıya ait terkin edilen şahıs işletmesinin banka borçları mevcuttur, bankanın borçlarının bir kısmı terkin edilen ticari işletmenin borçları, bir kısmı da gerçek kişinin şahsi borçlarıdır, terkin edilen şahıs işletmesinin defterlerini inceleyemedim ancak listelerden banka borçlarının bir kısmının terkin edilen şahıs işletmesinin borçları olduğu anlaşılıyor, ben davacının taşınmaz satışına ilişkin birşey tespit etmedim,31/07/2025 tarihli borç ve alacak listelerinde böyle bir mali durum yoktur, varlık listelerinde de gayrimenkul gözükmüyor" şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece dosya arasına getirtilen tapu kayıtlarına göre ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 7510 Ada, 1 Parsel sayılı anataşınmazda A Blok, 5.Kat, 9 Bağımsız Bölüm no'lu taşınmazın davacı ... adına kayıtlı iken taşınmaz üzerinde 18.04.2025 tarihinde davacı ...'un borcu sebebiyle müdahil ... Bankası A.Ş. lehine 1.dereceden %60 faizli ve 50.000.000,00 tutarlı ve fekki bildirilinceye kadar geçerli olmak üzere ipotek tesis edildiği, taşınmazın davacı tarafından konkordato talebinde bulunulmasından kısa süre önce üzerindeki ipotek yüküyle birlikte 01.08.2025 tarihinde davadışı ...'na satılarak devredildiği ve bilahare adıgeçen yeni malik tarafından da eldeki davada verilen geçici mühlet süresi içinde yineüzerindeki ipotek yüküyle birlikte 011.08.2025 tarihinde davadışı ...'a satılıp devredildiği anlaşılmakta olup, az yukarıda da açıklandığı üzere konkondatonun, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessese olduğu, davacının konkordato talebinden kısa süre önce ticari işletmesini terkin ettirdiği, bu şekilde terkin edilen ticari işletmesinin aktifleri ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı halde konkordato projesince işletmesinin sadece pasiflerine yer verdiği, yine adına kayıtlı taşınmazı konkordato talebinden kısa süre önce üçüncü kişiye satıp devrettiği ve bu taşınmazın satış bedeli konusunda herhangi bir belgenin sunulmadığı nazara alındığında, davacının konkordato talebinde bulunan dürüst bir borçludan beklenmeyen eylemlerde bulunduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davacının geçici mühletin uzatılması ve kesin mühlete karar verilmesi ile konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 2004 sayılı İİKnın 293/2.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır