T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2168
KARAR NO : 2025/2685
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2022
NUMARASI : 2017/... ESAS 2022/... KARAR
DAVACI : ... - ...- ...
VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ... - ...- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
YAZIM TARİHİ : 15/12/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih, 2017/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın Rehabilitasyon merkezi açmak için yer arayışları içerisinde olduğu bir dönemde, internet üzerinde araştırma yaparken ... Özel Eğitim Kursu isimli işyerinin devredileceğini gördüğünü, bunun üzerine işyeri ile 18 Ocak 2017 tarih itibariyle bağlantı kurduğunu ve iş yeri işleteni ... ile tanıştıklarını, görüşmeler neticesinde, taraflar arasında eğitim kurumunun ruhsatı ile birlikte içindeki tüm eşyalarla devri konusunda 85.000,00.TL'ye anlaştıklarını, bu arada davalı devredeceği işyerinin kira süresinin Haziran 2017'de yenileceğini, yeni kira dönemi için kendisinin mülk sahipleri ile görüşüp halledeceğini, bu konuda hiçbir sorun çıkmayacağını belirttiğini, devir konusunda anlaşma sağlandıktan sonra davacının davalıya toplamda 50.000,00.TL ödeme yaptığını, bakiye kalan 35.000,00.TL için senet imzaladığını, ancak aradan geçen süreye rağmen devir işlemininin davalının yerine getirmediğini, bu nedenle ilgili senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekillinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı kendisinin de beyan ettiği üzere davalı ... Özel Eğitim Kursunu içindeki eşyalarıyla beraber satın aldığını, Özel Eğitim Kursu ruhsatı alabilmenin zor olduğunu, davalının ise 81 kontejanlı öğrenci izinli kurs yeri açtığını, bu bile işyerinin değeri açısından son derece önemli olduğunu, satış üzerine davalının kendi ruhsatını iptal ettirdiğini, ruhsat davacının şirketi üzerine yapılarak devir sağlandığını, davacının da söz konusu işyerini halen işletmekte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; taraflar arasındaki sözleşme şartlarının gerçekleşmediğini, tarafların bononun içeriğini talil ettiğini, taraflar arasındaki temel ilişkinin gerçekleşmediğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda; Davacının Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4518 Esas sayılı dosyasına konu 07/04/2017 vade tarihli, 40.000,00.TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Davacının iş yerini devraldığı hususunda taraflar arasında bir çekişme olmadığını, davacı banka kanalıyla 20.000,00.TL ödediğini geri kalan 40.000,00.TL için senet imzalayarak verdiğini, davanın ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, müvekkilinin edinimlerini yerine getirdiğini, işyerini devre hazır şekilde davacıya teslim ettiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının internet üzerinde araştırma yaparken ... Özel Eğitim Kursu isimli işyerinin devredileceğini gördüğü, bunun üzerine işyeri ile 18 Ocak 2017 tarih itibariyle bağlantı kurduğu ve iş yeri işleteni ... ile tanıştıklarını, taraflar arasında eğitim kurumunun ruhsatı ile birlikte içindeki tüm eşyalarla devri konusunda 85.000,00.TL ye anlaşma sağlandığı, bu arada davalı devredeceği işyerinin kira süresinin Haziran 2017 de yenileceğini,Yeni kira dönemi için kendisinin mülk sahipleri ile görüşüp halledeceğini, bu konuda hiçbir sorun çıkmayacağını belirttiği, devir konusunda anlaşma sağlandıktan sonra davacının davalıya toplamda 50.000,00.TL ödeme yaptığı, bakiye kalan 35.000,00.TL için senet imzaladığı, ancak aradan geçen süreye rağmen devir işlemini davalının yerine getirmediği, bu nedenle ilgili senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise; davacı kendisinin de beyan ettiği üzere davalı ... Özel Eğitim Kursunu içindeki eşyalarıyla beraber satın aldığı, Özel eğitim kursu ruhsatı alabilmenin zor olduğu, davalının ise 81 kontejanlı öğrenci izinli kurs yeri açtığı, bu bile işyerinin değeri açısından son derece önemli olduğu, satış üzerine davalının kendi ruhsatını iptal ettirdiği, ruhsat davacının şirketi üzerine yapılarak devir sağlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.
Ne var ki, menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmakla beraber, alacak bir senede bağlanmış ise, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Başka bir ifade ile bu durumda senet nedeniyle borçlu olmadığını idida eden davacı, iddiasını ispat etmek zorunluluğundadır.
Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; davacının iddiası kapsamında ödemelere yapılmasına rağmen devir işlemi bir türlü gerçekleşmediği, mülk sahipleri ile davacı yeni sözleşme yaparak sözleşmeyi davacıya teslim edeceklerini ileterek ceza mahkemesine konu 20/01/2017 tarihli kira sözleşmesini tanzim ederek davacıya verdikleri, davacının bu kira sözleşmesine dayanarak Umut Emre Özel Eğitim Özel Sağlık Hizmetleri ve Rehabilitasyon Merkezi Ltd Şti'ni kurduğu, davalı tarafından davacıya 20/01/2017, 20/01/2018 dönemini kapsayan bir kira sözleşmesi sunup, sözleşmenin altındaki Tülün Acar adına atılı imzanın, bu şahsın eli ürünü olmadığı Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/... Esas, 2021/... karar sayılı dosyasında anlaşılmış olup, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/... Esas, 2021/... karar sayılı dosya kapsamı dinlenen işyeri sahibinin beyanları ve taraf beyanları dikkate alındığında senedin davalı tarafından talil edilmesine karşın, davalının illi hale getirdiği senedin temelini oluşturan taraflar arasındaki sözleşme şartlarının gerçekleşmediği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.732,40.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 684,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 2.048,40.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 544.470,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 15/12/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır