T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2060 - 2025/2245
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2060
KARAR NO : 2025/2245
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2022
NUMARASI : 2018/400 Esas, 2022/319 Karar
DAVACI : ... -TCK NO:
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... PEYZAJ MİMARLIĞI SERA İNŞAAT BİLGİSAYAR NAKLİYE PETROL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
YAZIM TARİHİ : 31/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/400 esas ve 2022/319 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Peyzaj Mim. Sera İnş. Bilgi Nak. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı ... şantiyesi ile ... şantiyesinden çıkan hafriyat, taş ve kayaların nakliyesinin gerçekleştirilmesi hususunda aralarında nakliye sözleşmesi imzalayarak anlaştıklarını, taraflar arasında yapılan bu sözleşmeye istinaden davacı kamyonları ile davalı şirket tarafından adresi verilen şantiye sahalarından çıkan hafriyatın nakliyesini gerçekleştireceğini, bunun karşılığında nakliye sözleşmesinin 9/1 maddesindeki birim fiyatlar üzerinden hak edişlerini alacaklarını, davacı ile davalı şirketin aralarında akdettikleri sözleşmeye istinaden davalı şirketin adresini vergi şantiyelerde taşıma işlerini yaptığını, taşımış olduğu maddenin niteliğine göre nakliye sözleşmesinin 9/1 - A ve C maddeleri uyarınca yapmış olduğu işin bedeli olarak fatura tanzim ederek söz konusu faturayı iadeli taahhütlü olarak davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketçe söz konusu faturanın 27/07/2017 tarihinde teslim alınmasına rağmen süresinde faturaya ve fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmaksızın faturaların tekrardan anlamsız bir şekilde davacıya gönderildiğini, davacının, aradaki sözleşmeye istinaden üzerine düşen ve davalı tarafından verilen işleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirmesine hatta sözleşmeden belirlenen birim fiyatlarından da indirim yapılmış olmasına karşın davalı şirket tarafından yapılan işin karşılığı olan fatura bedelinin davacıya ödenmediğini, ödeme hususunda davacı sair defalarca talepte bulunmasına, şirket yetkilisi ile görüşmesine, SMS yolu ile dahi görüşme sağlamasına karşın davacıya fatura bedelleri ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacı ile 14.08.2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/11845 esas sayılı dosyası kapsamında fatura dayanak belge yapılacak takibine seçildiğini, takibin 18/08/2017 tarihinde davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde durdurulduğunu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının reddi gerektiğini, davalıya yöneltilen borcun belirli ve likit olduğunu, davalının fatura içeriğini kabul etmesine karşın icra takibine yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu sebepler ile davalının mal kaçırmak sureti ile haklarını elde etmesinin engellenmesi ve hak kayıplarının önlenmesi ve mağduriyetinin giderilmesi amacı ile davalı taraf adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile davalı şirketin DSİ'den olan hak ve alacaklarına ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, borçlu tarafından alacağın gerçek miktarının bütün unsurlarının bilindiğini, bu nedenle haksız itiraz ile takibi durduran borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayanak yaptığı sözleşmeye ilişkin davalı şirket tarafından hiçbir çalışma yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan 10/06/2017 tarihli nakliye sözleşmesinin konusu ... şantiyesinde yapılan inşaat işleri neticesinde çıkan hafriyat taş ve kayaların davacı tarafından kaldırılarak taşınması işlemi olduğunu, ancak davalı şirketin çeşitli nedenlerden ötürü ... şantiyesinde hiçbir çalışma yapmadığını, öyle ki işe başlanması için birçok uyarı yazısı gönderildiğini, bahse konu şantiyelerde hiçbir çalışma hak ediş raporu da düzenlenmediğini, hal böyle olmakla birlikte davacı tarafın, bahse konu nakliye sözleşmesine istinaden "sözleşmeye istinaden davalı şirketin idaresini verdiği şantiyelerde taşıma işini yaptığı" iddia ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin ilgili şantiyelerde herhangi bir çalışma yapmadığını, davaya konu fatura, davalı şirket tarafından hak ediş raporu düzenlenmeksizin tanzim edilmiş olduğunu, işbu faturayı 27/07/2018 tarihinde sehven tebliğ alan davalının ertesi gün 28/07/2018 tarihinde 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde bu faturayı kabul etmeyerek derhal faturayı itirazla iade ettiğini, davaya konu nakliye sözleşmesinin yürürlük tarihi olan 10/06/2017 tarihi olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturanın 13/07/2017 tarihli olduğunu, henüz çalışmaya dahi başlanmamış olan şantiye işlerine yönelik taşıma işleri yaptığını iddia eden davacının, sözleşme imzalandıktan hemen bir ay sonra hak ediş dahi yapılmadan fatura düzenleyip davalı şirkete gönderdiğini, ancak sözleşmeye yönelik hiçbir çalışma yapılmamış olmasının, dolayısıyla davalı şirketin davacıya iş bu sözleşmeye istinaden hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle 27/07/2017 tarihinde bilgi alındıktan sonra ertesi gün 28/07/2017 tarihinde faturaya tümden itirazla iade eden davalı şirketin, davaya konu sözleşmeye istinaden bir hizmette bulunmayan davacıya borcu bulunmadığını, davacının bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının faturaya dayanak yaptığı sözleşmeye istinaden davalı şirkete bir hizmette bulunmadığından davalı şirketten bir alacağı olduğunu, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi raporunda, taraflardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı ... DSİ.Bölge Müdürlüğü ile ... Peyzaj Mim.Sera İnş.Bilg.Nak.Petr.Ür.San.ve Tic.Ltd,Şti. arasında 02.02.2015 tarihinde “... ve Sulama İşi Sözleşmesi” imzalandığının 08.11.2016 tarihli 9 nolu hak ediş incelemesinde işin 1.801.882,73.TL/3.840.000.00.TL=%47 oranında tamamlandığının tespit edildiği, taraflar arasında yapılan nakliye sözleşmesi içeriğine ait dolgu nakliyesi işlerinin söz konusu hak edişte ödeme yapıldığı BG-03 46,387.031L ve BG-04 19.366,405,00.TL tutarında ve davalı tarafından alındığı, taraflar arasında ... Şantiyesi ve dahil olan işletmeleri 23.09.2016 tarihinde “Nakliye Sözleşmesi” imzalanarak sözleşmede yapacağı nakliye işlerinin içeriği ve tutarları belirlendiği, taraflardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ .Bölge Müdürlüğü ile ...+... İnş.Müh.ve Müt.(Pilot ortak) ... Peyzaj Mim.Sera İnş.Bilg.Nak,Petr. ve Tic.Ltd.Şti.Cözel ortak) arasında 26.02.2015 tarih ve ... yevmiye nolu “...” Noter sözleşmesi imzalandığı, 31.07.2017 tarih ve 10 nolu hakediş raporu hak ediş incelemesinde işin 1.824,155,00.TL 4.540.000,00.TL=%40 oranında tamamlandığı, taraflar arasında yapılan nakliye sözleşmesi içeriğine ait dolgu nakliyesi işlerinin söz konusu hak edişte ödeme yapıldığı, YCG- 07 Ocaktan Temin Edilen Kaya Malzeme İle Kaya Dolgu Zonu (Ku Ve 4 Nolu Zonlar)dolgusu yapılması birim fiyatında 10 nolu hak edişe kadar yapılan toplam imalat miktarının 68.580,405.TL tutarında ve davalı tarafından alındığının tespit edildiği, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı raporlanmış, 16/02/2022 tarihli ek rapor özetinde; davacı tarafın vermiş oldugu hizmet karşılığında davalı taraftan 18.903.60.TLalacaklı olduğunun raporlandığı, davacı tarafça davalı tarafından gerçekleştirilen 12.000,00.TL tutarındaki ödemeye ilişkin fatura suretinin dosyaya sunulduğu, yine davacı tarafça bildirilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/389 esas sayılı dosyasında, davacının ... şantiyesi ile ... şantiyesinden çıkan harfiyat, taş ve kayaların nakliyesinin gerçekleştirilmesine ilişkin sözleşme uyarınca alacağına dayalı olarak gerçekleştirdiği, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/11844 esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verildiği, taraflar arasında nakliye işine ilişkin sözleşme yapıldığı, DSİ Genel Müdürlüğü'nün yazı cevaplarına göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ... DSİ.Bölge Müdürlüğü ile ... Peyzaj Mim.Sera İnş.Bilg.Nak.Petr.Ür.San.ve Tic.Ltd,Şti. arasında 02.02.2015 tarihinde “... ve Sulama İşi Sözleşmesi" imzalandığı, işin bitim tarihinin 17/02/2018 tarihi olduğu, işin %47 oranında tamamlandığı, davalı ve taraflar arasındaki nakliye sözleşme tarihinin 10/06/2017 tarihi olduğu ve bu tarih aralığının iş ortaklığın ihale işinin yaptığı tarih içerisinde olduğu ve işin belli bir seviye yapılması, davalı iş ortaklığın hak edişe hak kazanması göz önüne alınarak davacının da bu süreç içerisinde nakliye sözleşmesinin gereğini edimini yerine getirdiği gerekçesi ile alınan bilirkişi raporu ve ek raporu hükme esas alınarak, takibin asıl alacak üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça, fatura içeriğinde belirtilen alacak tutarındaki işin yapılıp yapılmadığının, taşıma yapıldığının kabul edilmesi durumunda ise kaç araçla, hangi sürede ve ne kadarlık taşıma yapıldığı hususlarının ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın icra takibine dayanak yaptığı 13.07.2017 tarih ve 18.903,60.TL bedelli faturanın, müvekkili şirket tarafından süresi içerisinde iade edildiğini, bu nedenle bu faturaya dayalı olarak müvekkilinden alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar mahkemece Mali Müşavir bilirkişisi ... ve İnşaat Mühendisi ...'in 23/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ve 16/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporu oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle hükme esas alınmış ise de; bilirkişilerin, hiçbir somut tespit, değerlendirme ve hesaplama içermeyen, faturanın oluşa uygun olarak düzenlendiği ve davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 18.903,60.TL alacaklı olduğu şeklindeki değerlendirmelerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, raporun, hükme esas alınmaya elverişli nitelikte olmadığını, müvekkili şirkete ait defterlerin incelenmesinde davaya konu edilen 13.07.2017 gün ve ... numaralı nakliye bedeli açıklamalı faturanın kaydına rastlanılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafın , ticari defter ve belgelerini ibraz edemediğini, bu nedenle, dava konusu faturanın davacı tarafın ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediği hususunun da tespit edilmediğini, davacı ve müvekkili arasındaki nakliye sözleşmesinin 10.06.2017 tarihinde imzalanması ve “... ve Sulama İşi Sözleşmesi" kapsamında müvekkili şirkete son hakediş ödemesinin 08.11.2016 tarihinde yapılması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ... Şantiyesi ve dahil olan işletmelerde hafriyat taşıma işini gerçekleştirmediği, davaya konu fatura içeriğinin gerçeği yansıtmadığı ve mahkemece yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına aykırı olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki “... Şantiyesi Nakliye Sözleşmesi" ise 10/06/2017 tarihinde imzalandığını, taraflar arasındaki sözlemede nakliyecinin istihdam edeceği tüm personelin SSK kapsamında olacağı belirtilmesine rağmen davacı tarafın, çalıştırdığı işçilere ait isim listesini, sigorta hizmet listesini, sigorta tahakkuklarını, ücret bordolarını ve ücret hesap pusulalarını ibraz edemediğini, bu durumun da davacı tarafça taşıma işi yapılmadığını ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan nakliye sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından davalıya nakliye hizmeti verildiğini, ancak işbu hizmet nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise faturada belirtilen hizmetin davacı tarafından yerine getirilmediğini ve müvekkilinin davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1255 Esas, 2023/6772 Karar sayılı kararı)
Somut olayda; faturaya dayalı itirazın iptaline ilişkin eldeki dava dosyasında ispat yükü davacıda olup, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya düzenlenen ve takibin dayanağını oluşturan faturaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, faturaya konu hizmetin verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu gözetilip, tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesine yazı yazılıp, takibe konu faturanın taraflarca Vergi Dairesi'ne beyan edilip edilmediğinin (BA/BS formu) sorulup, beyan edildiğinin bildirilmesi halinde faturaya konu mal ve hizmetin verildiğinin karine olarak kabul edilmesi, faturanın davalı tarafça Vergi Dairesine beyan edilmemiş olması halinde mevcut haliyle davacının dayandığı delillerle alacaklı olduğunu ispat edemediği nazara alınarak ve dava dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığından davacı vekiline, davalı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/400 esas ve 2022/319 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/400 esas ve 2022/319 karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 309,16.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 31/10/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır