T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2084
KARAR NO : 2025/2247
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2021
NUMARASI : 2019/761 Esas, 2021/1116 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın iptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
YAZIM TARİHİ : 31/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/761 esas ve 2021/1116 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ile yapmış olduğu ticari iş nedeniyle fatura bedeline dayalı alacakları ödenmediğinden davalı aleyhine .... İcra Dairesi’nin 2018/12040 esas sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takibine başlandığını, davalı borçlunun memur muamelesini şikayeti üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/809 Esas ve 2019/199 Karar saylı kararı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının yapmış olduğu itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/12040 esas sayılı dosya ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili aleyhine açılan bu icra takibine itiraz ettiklerini, müvekkilinin bu itirazı sonucu icra takibinin durdurulduğunu ve davacı tarafından iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacı taraf ile hiç bir ticari ilişkisinin olmadığını, söz konusu faturalara ilişkin malların da davacı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini, dava konusu faturalara konu mallara ilişkin irsaliyelerin ve mal teslim tutanaklarının da bulunmadığını, davacı tarafın bir ticari ilişkinin varlığını ve bu ticari ilişkiden kaynaklı alacağı olduğunu iddia ediyorsa, bunu yazılı belgelerle ispatlamakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının davalı tarafından inkar edildiği, faturalara konu mal ve hizmetin teslim ve ifa edildiğini davacının ispatlaması gerektiği, davalının davaya konu faturaların bildirimini vergi dairesine yapmadığı, davaya konu sevk irsaliyelerinde teslim alan olarak adı geçen şahıs ...'ın teslim tarihinde davalı çalışanı olduğunun SGK kayıtları ile belirlendiği, fakat uyuşmazlık konusu sevk irsaliyelerindeki imzaya inkarı nedeniyle imza incelemesi yapıldığı, imzanın dava dışı çalışan ...'a ait olmadığı, faturaya konu malların tesliminin ispatlanamadığı, bu konuda yazılı bir delil gösterilmediği, yemin deliline dayanılmadığı, davacının kendi defterlerindeki tek taraflı alacak kaydının davalıdan takip konusu fatura ve cari hesaptan doğan alacağının bulunduğunu kanıtlamaya yetmeyeceği, faturaların davalı şirket adına düzenlenmiş olduğu bu nedenle dava dışı ... ...'in defterlerinin dosya kapsamında incelenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ın aynı imzayı kullanarak hem davalı şirket adına düzenlenen irsaliye faturaları imzaladığını, hem de ... ... adına düzenlenen irsaliye faturalarını imzaladığını, bu durum bile her iki davalı arasında organik bağ ve ilişki olduğunu gösterdiğini, ...'ın, ... ... adına düzenlenmiş irsaliye faturalardaki imzasına itiraz etmemesi, ancak Mahkemedeki davada irsaliye faturalardaki imzasına itiraz etmesinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacı şirket defterlerinin incelenmesinden; dava konusu irsaliye faturaların kök raporumda da belirtildiği davacı şirket defterlerinde yer aldığının görüldüğünü, davalı şirket ortağı ... ... adına da düzenlenmiş faturalar olduğunu, 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı şirketin ... Mühendislik Mek. Uyg. Alt Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'den 148.335,44.TL asıl alacağı, davalı şirketin ortağı ... ...'ten de 148.499,99.TL asıl alacağının olduğunun görüldüğünü, dosyaya gönderilen davalı şirkete ait 2018 yılı Mart ayı dönemine ait KDV beyannamesi ile davalı şirketin sehven kayıtlara alınmayan alış ve satış faturalarından dolayı düzeltme beyanında bulunduğunun anlaşıldığını, davalı şirket düzeltme beyanı ile, ... İnşaat Tur. San. Ve Tic. A.Ş. adına 2018 yılı Mart ayında düzenlendiği anlaşılan KDV hariç 119.174,00.TL matrah beyanında bulunduğunu, bir işletmenin envanterine girişi yapılmamış mal ve hizmetin çıkış faturasının düzenlenemeyeceğinin açık olduğunu, davalı şirketin, ... İnşaat firmasına düzenlediği faturayı davacı şirketten aldığı malzemelere ait faturalara dayanarak düzenlediğini, bunun olağan duruma uygun başka açıklamasının bulunmadığını, ayrıca ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün dosyaya gönderdiği 05.11.2020 tarih ve ... sayılı cevabi yazısında malların davalı şirkete teslimini gösterir belgeler ile mükellefi adına düzenlenen faturaların KDV indiriminde kullanıp kullanmadığının kapsamlı bir inceleme neticesinde anlaşılacağının ifade edildiğini, dava konusunu oluşturan faturaların dava şirketin defterlerinde kayıtlı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya malzeme satışı yapıldığını, ancak işbu satış nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini ve müvekkilinin davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1255 Esas, 2023/6772 Karar sayılı kararı)
Somut olayda; davacı tarafından 5 adet irsaliyeli faturaya dayalı olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, faturaların icra dosyasına sunulduğu, faturalar incelendiğinde teslim alan kısmında ...'ın imzalarının bulunduğu, mahkemece celbedilen SGK kayıtlarına göre adı geçen şahsın fatura tarihlerinde davalı şirket çalışanı olduğunun ispatlandığı, buna rağmen davalı tarafından gerek ödeme emrine itiraz dilekçesinde, gerekse davaya cevap dilekçesinde adı geçen şirket çalışanının fatura altındaki imzalarına itiraz edilmediği, 20/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde imza itirazında bulunulduğu, davacı vekilinin işbu beyan dilekçesine karşı sunmuş olduğu 27/09/2020 tarihli beyan dilekçesi içeriğine göre süresinden sonra ileri sürülen işbu iddianın kabul edilmediği, bu haliyle davalı şirketin imza itirazının süresinde ileri sürülmediği ve davacı tarafından dava ve takip konusu fatura içeriklerindeki emtianın davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı, ne var ki davalı vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline de dayandığı, bu sebeple davalı vekiline yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile belirtilen eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/761 esas ve 2021/1116 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/761 esas ve 2021/1116 karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 31/10/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır