T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/977
KARAR NO : 2025/1569
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2022
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ... ZİRAİ İLAÇ GÜBRE GIDA TEKSTİL İNŞ. EĞİTİM VE YURT HİZM. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
VEKİLLERİ : Av. ... T
DAVALILAR : 1- ... ... SANAYİ LTD ŞTİ
: 2- ... ... ....
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/03/2022 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket dava dilekçisinde belirtilen il ve ilçelerde toptan ve perakende tarım ilacı satışıla iştigal ettiğini, davalı şirket ise Türkiye genelinde toptan tarım ilacı satışıyla iştigal ettiğini, davacı firmanın 3 adet ilacı dava dışı ...'den faturalı olarak bedelini banka aracılığıyla ödeyerek satın aldığını, davalı firma Adana CBS'ye verdiği dilekçeyle davacının satışını yaptığı ilaçların sahte olduğu iddiasıyla şikayetçi olduğunu, savcılık tarafından ilaçlara el konulduğunu, davacıdan ilaç alan birçok firma dava konusu ilaçları iade ettiğini, Adana CBS tarafından yaptırılan tahlil sonucunda dava konusu ... ve ... isimli ilaçların sahte olmadığını, bu nedenle bu ilaç nedeniyle 707.037,00.TL maddi ve mahrum kalınan kâr için şimdilik 50.000,00.TL tazminat talep edildiğini, 1.056.000,00.TL maddi ve mahrum kalınan kâr için şimdilik 100.000,00.TL tazminat, davacı şirketin ticari itibarının şiddetle zedelendiği ileri sürülerek 750.000,00.TL manevi tazminatın yasal faizi, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 1.913.037,00.TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte müteselsil olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi özetle: davanın reddini savunarak, davacı şirket in davalı şirkete ait zirai ilaçların sahtelerini piyasaya arz ettiğini, adın CBS tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığı Gıda ve Kontrol l Genel Müdürlüğü eliyle yaptırılan analizde 2 ilaç numunesinin uygun olduğu belirtildiğini, bu rapordaki diğer 2 ilaca yönelik görüşün şüpheli olduğunu, bunun üzerine bu iki ilaç numuneleri üzerinde TUBİTAK ve TSE'den yaptırılan analizde bu 2 ilacın da sahte olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine .... ACM 'de kamu davacı açıldığını, davacı tarafın davalı şirketin propaganda yaptığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... davaya temel oluşturan ve davacının işletmesinde el konulan ... ... ve ... ... marka ilaçların tamamı iade sonrası davacı şirket tarafından satış/iade yapıldığından bu ilaçlar üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi/analiz yaptırmak mümkün olmamıştır. Adana C. Başsavcılığı tarafından yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda ... ..., ... ... marka ilaçların orijinal, ... ... ... marka ilacın sahte olduğu belirtilmiştir. Bu rapor, bir mahkeme hükmü sonrası kesin delil niteliğini almamıştır (... ... ve ... ... marka ilaçlar için dava açılmadığından). Davalı ... tarafından sunulan raporlara esas teşkil eden numunelerin tamamı ...’ın yokluğunda alınmıştır. Bu numuneler noter veya mahkeme gözetimi haricinde alındığından ve davacı şirket tarafından piyasaya arz edildiği konusunda bir illiyet bağı kurulamadığından delil olma vasfı taşımamaktadır. Bu nedenlerle bu analiz raporları delil olarak kabul edilmemiştir. Davacı şirket tarafından satışı yapılan bu iki marka ilacın sahte olduğunu ispat yükü davalı ... şirketlerine düşmektedir. Şu halde davacı şirket tarafından satışı yapılan bu iki marka ilacın sahte olduğu iddiasının mevcut delillere göre bilimsel yolla ispat imkanı kalmamıştır. TTK 18. Maddesi uyarınca tacirlerin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlüğü bulunmaktadır. Mahkememiz aşağıdaki nedenlerle ... hakkında yapılan şikayetin haksız sayılmayacağı ve yasal sınırlar içerisinde kaldığı sonucuna varmıştır. Davanın reddine. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'in bu ifadeleri yüzünden piyasada güven kaybı yaşadığını, ilaç satışlarının düştüğünü ve tedarikçilerin zarar gördüğünü, ... firmasının resmi kurum raporlarına rağmen iddialarını sürdürmesinin kötü niyetli olduğunu ve ticari itibar suikastı olarak değerlendirilmesi gerektiğini bilirkişi raporunda ... ... İlacının sahte olmadığını ve davacının 364.942,56 TL maddi zarara uğradığını ortaya koyduğunu, iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin belirli illerde toptan ve perakende tarım ilacı satışıyla iştigal ettiği, davalı şirketin ise Türkiye genelinde toptan tarım ilacı satışı yaptığı, müvekkilinin davaya konu ... ... 200cc, ... ... 0,6 kg ve ... ... ... 800 gr marka ilaçları davadışı ...'den faturalı olarak satın aldığı, davalının Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçeyle müvekkilinin satışını yaptığı sözkonusu ilaçların sahte olduğu iddiasıyla şikayetçi olduğu, bu nedenle cumhuriyet savcılığınca ilaçlara el konulduğu ve müvekkilinden ilaç satın alan birçok firmanın satın aldığı belirtilen markalara ait ilaçları iade ettiği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yaptırılan tahlil sonucunda davaya konu ilaçlardan ... ... 200cc ve ... ... 0,6 kg markalı ilaçların sahte olmadığının ve ... ... ... 800 gr marka ilacın sahte olduğunun tespit edildiği, davalının haksız propagandası nedeniyle sahte olmayan ilaçların satışının mümkün olmadığı, müvekkilinin sahte olmayan ilaçlardan satışı yapılamayan ilaçların satın alma bedeli ve mahrum kalınan kar kaybı nedeniyle maddi zarara ve haksız propaganda sonucu ticari itibari zedelenmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı ileri sürülerek maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından özetle, davacının, müvekkili şirkete ait zirai ilaçların sahtelerini piyasaya arz ettiği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü eliyle yaptırılan analizde ... ... ... marka ilacın sahte çıktığı, diğer 2 ilaç numunesinin spesifikasyonlarının uygun olduğunun belirtildiği, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından diğer 2 ilaç numunelerine ilişkin TÜBİTAK ve TSE'de yaptırılan analizde bu 2 ilacın da sahte olduğunun tespit edildiği, bu sebeple ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kamu davasının açıldığı, müvekkili şirketin propaganda yapıldığına ilişkin iddiaların asılsız olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davaya konu ilaçların üretim ve Türkiye'deki satışının davalı tarafça yapıldığı, davacının ise bu ilaçları davadışı ...'den satın alınarak satışa sunduğu, davalı tarafça davacının piyasaya sahte ilaç sunduğu ileri sürülerek şikayetçi olunması sebebiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada alınan numuneler üzerinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nde yaptırılan analizde ... ... ... marka ilacın sahte olduğunun ve diğer 2 ilacın sahte olmadığının tespit edilmesi üzerine ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının açıldığı, davalı tarafça bahsekonu diğer 2 ilacın da sahte olduğu iddiasıyla TÜBİTAK ve TSE'de yaptırılan analizde bu 2 ilacın da sahte olduğunun tespit edildiği, ceza soruşturmasında sahteliği tespit edilmekle ceza davasına konu edilen ilaç hakkında ceza yargılaması devam etmekle birlikte, davalı tarafça sahteliği iddia olunan diğer 2 ilaç üzerinde yaptırılan harici analize esas numunelerin davacının yokluğunda ve ayrıca noter gözetimi ve mahkeme tespiti dışında alınan numuneler üzerinde yaptırıldığı sözkonusu analiz sonuçlarının delil niteliği bulunmadığı, ... ... 200cc ve ... ... 0,6 kg marka ilaçların sahteliğini ispat yükü davalı tarafa ait olmakla birlikte davacının davalı tarafın bayi ağından bu markalara ilişkin hiçbir ilaç alımının bulunmadığı ve davalı tarafın yıllık üretim miktarına göre davacının mevcudundaki bu 2 ilaç miktarının şüpheli olduğu, kaldı ki davacının uyuşmazlığa konu ilaçları davadışı ...'den satın aldığını savunduğu ve tanık beyanlarına göre piyasa fiyatının altında satışa sunduğu, davacı taraf hakkında ... ... ... marka ilacın sahtesini satışa sunduğu iddiasıyla ceza dava açılmış olması da gözönüne alındığında davalı tarafın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı şikayetin davacının şüpheli eylemlerinden kaynaklanmakta olup yasal bir hakkında kullanılması mahiyetinde olduğu, davalı tarafın şikayeti üzerine el konulan davacıya ait ... ... 200cc ve ... ... 0,6 kg marka ilaçların raf ömürlerinin dolduğu 2018 yılı Haziran ayından önceki tarihte olmak üzere 02.02.2017 tarihinde davacıya iade edilmiş olduğu, 22.12.2017 tarihi itibariyle davacının stoğunda ... ... 200cc marka ilaç kalmadığı, ... ... 0,6 kg marka ilacın ise önemli ölçüde satılmış olup davacı tarafından üretici firmaya iade edildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacının normalde bu ilaçların satışını piyasa fiyatlarının altında yapmasına göre düşük fiyattan satışının davalı tarafın haksız propagandasından kaynaklandığını ispatlaması gerektiği, bu konuda davacının dosyada mevcut deliller dışında başkaca delil sunulmadığı, bu haliyle davacının iddialarını kanıtlayamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmuş, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiyep davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/07/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır